Bu partimi ülkeyi iktidara taşıyacak? Bu partimi halka umut dağıtacak? Peki bu partimi Atatürk ilkelerini yerine getirecek? Daha parti içi birlik ve beraberliği sağlayamayan bir genel başkan, daha doğrusu Atatürk’ün koltuğu diye sımsıkı sarıldığı o koltuğu dolduramayan bir genel başkan Özgür Özel. İşte Ankara kulislerinde konuşulanlar bunlar.
Bütün bunlar halkın ve partililerin dillerinden düşmeyen sözcükler. Gerçekten seçmen şöyle 9-10 ay geriye gittiği zaman, “ne güzel parti gençleşiyor, milletin yüzüne bir umut, ışık geldi” diye umutlanmıştı. Başta CHP’liler olmak üzere, dahada ileriye giderek söylemeliyim ki, partiye küskün ve tarafsız kalan vatandaşlarda da bir umut doğmuştu.
Şimdi sorarım size? CHP’de bir umut, bir ışık görebiliyor musunuz? Bence hayır, çünkü zaman su gibi akıp gidiyor. Madem, 22 yıllık AK Parti iktidarından şikayetler diz boyu uzayıp gidiyor, bu kadar büyük şikâyet var öyleyse AK Parti neden her seçim iktidarı alıp götürtüyor? Muhalefet bunun tahlillerini hiç yapmıyor mu? Hiç suçu üzerlerine alıyorlar mı hayır. Onlar koltuklarını muhafaza etmek, paylaştıkları bir masa ortakları olarak birbirlerini suçlamakla vakitlerini geçiriyor. Bunların hiçbirisinin iktidar olmak gibi bir derdi yok.
Arkalarından gelen iki şak şak oldu mu bitti. İşte bunların siyaset anlayışı bu. Nerede vatandaşın yüzünü güldürecek lider ve projeleri? Evet anladık bu seçimler yerel seçim, adaylar kendi bölgeleri için yatırımlardan bahsederler, ama öyle mi oluyor? Bir aday çıkıyor seçmenin yumuşak karnına dokunmak için “size but dağıtacağım” diyor, öbürü çıkıyor “öğrencilere bedava bir öğün yemek vereceğim” diyor. Daha neler neler. Bu mu halkı gelecekte umutlandıran projeler?
Bakar mısınız hiçbir aday kendi bölgesinde ki işsizlere iş, evsizlere ev, gençlere iş imkânı yaratacağız diye vaatlerde bulunuyorlar mı? Varsa yoksa vatandaşın anlık ihtiyaçlarını karşılamak üzerine kampanya yürütmeye çalışıyorlar. Peki şimdi sorarım size iktidar alternatifi olarak gözüken CHP’de neler oluyor? Bu parti şu görünümü ile halka umut olabildi mi şu ana kadar? Bence hayır. Aradan neredeyse 9 ay geçti hala parti içi savaşlar devam ediyor, her kafadan bir ses çıkıyor.
Parti üçe bölünmüş durumda, genel başkan başka telden çalıyor, bir belediye başkanı çıkıp genel başkandan habersiz asarız keseriz diyebiliyor, hele bir grup başkan vekili ve belediye başkan adayı var ki, sanki genel başkan, atıp tutuyor. Bu nasıl bir ana muhalefet partisi? 2028’de Özgür Özel iktidarı kazanamazsa genel başkanlığı bırakacakmış Özgür Özel. Madem tam olarak güvenmiyorsun niye soyundun bu işlere de kafaları karıştırıyorsun. Sen önce 5 dönem hemen yanı başında oturduğun ve seni yaratan Genel başkanına bir gece yarısı yaptığın darbe ile düşürdüğün insana vefa borcunu öde.
Olmadı sayın Özgür Özel, önce partine sahip çık ve her kafadan bir ses çıkmasını önle, sonra 2028’de genel başkanlığı bırakacağını söylersin. Dost acı söyler. Bu nasıl genel başkanlık ki, bir Grup Başkan vekilin ve belediye başkan adayın senin önünde DEM partisi ile ilgili ağza alınmayacak sözler söylüyor.
Yetmedi, senin emrinin altında ki İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Ekrem İmamoğlu, kendisini de aşan ve partinin de üstünde bir edayla, senide hiçe sayarak kürsüden kükrüyor ve o adaya karşı “ya istifa edersin, yada partiden gidersin” diyebiliyor.
Olmadı sayın Özgür Özel, Afyon adayın ve TBMM grup başkan vekilin hatasını telafi etmek ister gibi sana dikte ettirerek hatasını düzeltmeni istiyor. Böyle şey olabilir mi? Nerede kaldı senin umut dağıttığın, partiyi toparlayacağın ve iktidara geleceğin sözün nerede kaldı? Sevgili okuyucular CHP’de sanki bir tiyatro oynanıyor ve vatandaşta bunu seyrediyor. 100 yıllık Atatürk’ün partisinin ve kurumsal bir partinin içine düştüğü hale bakın. İnanın partili, partisiz herkes Ankara kulislerinde bunları konuşuyor. Bu olup bitenlere acı acı gülümsüyor, bu partimi bizi AK Parti iktidarından kurtaracak diyor.
Bütün bu sancıların altında 14 Mayıs seçimlerinde partinin lokomotifi sayılan isimlerinin tasviyesi yatıyor. Neden bu isimler tasviye oldu hala anlamış değilim, ama muhtemelen Kılıçdaroğlu’nun etrafında yer aldıkları için olsa gerek. Düşünün 27 dönemin Parlamentoda en çalışkan Milletvekilleri bugün neden dışarıda ve neden yeniden aday yapılmadılar. Bunların bazılarının TBMM’de ki çalışmalarına ben şahitim, mesela Ankara Milletvekilleri Dr. Servet Ünsal, yine Ankara Milletvekili eğitim uzmanı Yıldırım Kaya, İzmir’in en başarılı vekili Bedri Serter, bir başkası İstanbul’un altını üstüne getiren ve bölgesinde en çalışkan vekil olarak tanınan Gürsel Tekin.
Bunlara daha çok isim ilave edilebilir, işte Özgür Özel ve eş başkan diye adlandırılan İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Ekrem İmamoğlu’nun ortak kararları ile bu isimler dışarda kaldı, iddia bu. Neymiş efendin parti gençleşecek ve yenilenecekmiş.Şimdi ise yaşları 25 ile 30 arasında olan, daha yeni rüştünü ispat etmeye çalışan gençlere bel bağlandı. Bu mu sizin gençleşme anlayışınız? Bu gençleşme belediye başkan adaylarınızla mı olacak? Umarım büyük bel bağladığınız bu gençler sizi hüsrana uğratmaz. Bu arada sakın zannedilmesin ki biz gençliğe karşıyız hayır.
Sonsöz, CHP hemen hem de hiç vakit kaybetmeden fabrika ayarlarına dönmelidir. Bu iki, üç başlılıktan hemen kurtulmalıdır. Genel Başkan Özgür Özel vakit geçirmeden ipleri eline almalı ve bu çok başlılıktan bir an önce partiyi kurtarmalıdır.