20. yüzyılın en büyük fizikçisi, İzafiyet Teorisi’nin mimarı Albert Einstein’ın 1933 yılında doğup büyüdüğü Almanya’yı terk ederek Amerika Birleşik Devletleri’ne sığınması; sadece bir bilim insanının bireysel kurtuluş öyküsü değil, bilim ve dünya siyaset tarihinin en büyük kırılma noktalarından biridir.
Adolf Hitler’in iktidara gelişiyle tırmanan antisemitizm, Yahudi bilim insanlarına yönelik tasfiyeler ve Einstein’ın açık bir hedef haline getirilmesi, onun Berlin’deki saygın akademisyenlik görevini ve vatani bağlarını geride bırakmasına yol açtı. Einstein’ın Princeton’a uzanan bu tarihi göçü, Nazi Almanya’sının bilimsel çöküşünü hızlandırırken ABD’yi nükleer çağın ve küresel bilimin yeni başkenti haline getirdi.
İşte 1930’ların başında patlak veren bu dramatik kaçışın arka planı, nedenleri, sonuçları ve tarihin tozlu raflarında gizli kalan ilginç ayrıntılar.
PROFESÖRLER YASASI
1921 yılında Nobel Fizik Ödülü’nü kazanan Albert Einstein, 1920’li yıllar boyunca Almanya’da hem bilimsel hem de toplumsal alanda dünya çapında bir efsaneydi. Ancak Weimar Cumhuriyeti’nin son yıllarında yükselen Naşonal Sosyalizm (Nazizm), Pasifist ve Yahudi kimliğiyle öne çıkan Einstein’ı doğrudan hedef aldı.
-
Hitler’in İktidara Gelişi (30 Ocak 1933): Adolf Hitler’in şansölye olmasıyla birlikte Almanya’da Yahudilere ve muhalif aydınlara yönelik cadı avı başladı.
-
"Yahudi Fiziği" Saldırıları: Nobel ödüllü Nazi sempatizanı fizikçiler Philipp Lenard ve Johannes Stark, İzafiyet Teorisi’ni "Yahudi Fizik Devrimi" (Jüdische Physik) diyerek aşağıladı ve geriye dogmatik "Alman Fizik" anlayışını yerleştirmeye çalıştı.
-
Professörler Yasası ve Tasfiyeler (Nisan 1933): Professional Civil Service Act (Mesleki Memuriyetin Yeniden Düzenlenmesi Kanunu) çıkarılarak tüm Yahudi akademisyenlerin, bilim insanlarının ve memurların üniversitelerdeki görevlerine son verildi.
-
Doğrudan Hayat Tehdidi ve Kitap Yakma Eylemleri: Mayıs 1933’te Berlin’de Naziler tarafından yakılan binlerce "sakıncalı" kitabın başında Einstein’ın eserleri geliyordu. Üstelik Alman gazetelerinde başı için para ödülü konduğuna dair haberler yayılmaya başlamıştı.
ABD VE PRİNCETON YILLARI
Einstein, Hitler iktidara geldiğinde tesadüfen ABD’de, California Institute of Technology’de (Caltech) konuk profesör olarak bulunuyordu. Almanya’daki gelişmeleri yakından takip eden dâhi, Mart 1933’te Avrupa’ya döndüğünde doğrudan Belçika’ya gitti.

-
Alman Vatandaşlığından Çıkış: Belçika’nın Anvers kentindeki Alman Konsolosluğu’na giderek pasaportunu masaya bıraktı ve Alman vatandaşlığından resmi olarak feragat etti.
-
Kraliyet Sığınması: İngiltere ve Belçika’da kısa bir süre koruma altında yaşadı. İngiliz Parlamentosu üyesi Oliver Locker-Lampson, onu Norfolk’taki gizli bir kulübede silahlı korumalarla sakladı.
-
Princeton İleri Araştırmalar Enstitüsü (IAS): İngiltere, Fransa ve Madrid üniversitelerinden gelen çok sayıda teklife rağmen Einstein, Abraham Flexner tarafından henüz yeni kurulmuş olan New Jersey’deki Princeton Advanced Study (IAS) bünyesine katılmayı kabul etti. 17 Ekim 1933’te ABD’ye ayak bastı ve ömrünün sonuna kadar (1955) burada yaşadı.
DÜNYA TARİHİ İÇİN ÖNEMİ
| Alan | Almanya Açısından | ABD ve Batı Dünyası Açısından |
| Bilimsel Beyin Göçü | Max Born, Leo Szilard, Edward Teller ve Hans Bethe gibi dev isimler Almanya'yı terk etti; Alman bilimi onlarca yıl geriledi. | ABD, teorik fizik ve temel bilimlerde dünyanın tartışmasız yeni merkezi haline geldi. |
| Nükleer Çağın Doğuşu | Almanya atom bombasını geliştirecek beyin takımını kendi eliyle sürgün etti. | Einstein'ın 1939'da Başkan Roosevelt'e yazdığı mektup, Manhattan Projesi'nin kurulmasını sağladı. |
| Mülteci Siyaseti | Rejim, aydınları imha ve sürgün politikasını sistematik hale getirdi. | Uluslararası alanda "akademik özgürlük" ve "sığınmacı bilim insanları" kavramı güçlendi. |

AZ BİLİNENLER
1. FBI ve J. Edgar Hoover’ın Einstein Takıntısı
Einstein ABD’ye ulaştığında FBI Başkanı J. Edgar Hoover onu "tehlikeli bir komünist sempatizanı ve radikal pasifist" olarak gördü. FBI, Einstein’ın telefonlarını dinledi, mektuplarını açtı ve öldüğü 1955 yılına kadar 1.427 sayfalık gizli bir dosya tuttu. Hoover, onun ABD vatandaşlığı almasını engellemek için defalarca uğraştı.
2. Kafa Parası ve "Henüz Asılmadım" Espirisi
Alman propaganda gazetelerinden birinde Einstein’ın fotoğrafının altına "Henüz Asılmadı" (Not Yet Hanged) notu düşülmüş ve başına 5.000 Dolar (yakından 50.000 Reichsmark) ödül konmuştu. Einstein bu haberi okuduğunda yakın bir dostuna esprili bir dille, "Kafamın bu kadar para edeceğini bilseydim daha önce satardım!" demiştir.
3. Atatürk’ün Türkiye’ye Davet Mektubu ve Einstein Connection
1933 yılında Yahudi Nüfusu Koruma Grupları Birliği Başkanı olarak Einstein, Yasa gereği Almanya’dan atılan Yahudi bilim insanlarının ve doktorların Türkiye’ye kabul edilmesi için Başbakan İsmet İnönü’ye mektup yazdı. Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonuyla aralarında Philipp Schwartz, Fritz Neumark ve Erich Auerbach gibi isimlerin bulunduğu 100’den fazla dev bilim insanı Türkiye’ye davet edildi ve İstanbul Üniversitesi Reformu’nun temelleri atıldı.
4. Princeton’a Vardığında İlk İsteği: "Bir Keman ve Dondurma"
Einstein 17 Ekim 1933’te Princeton’a ulaştığında gazeteciler ve bürokratlar büyük bir karşılama töreni hazırlamıştı. Ancak Einstein törenleri sevmediği için gemiden gizlice inip bir dondurmacıya gitti. Princeton’daki ilk gününde yetkililerden tek bir isteği oldu: "Yazılarımı yazacak basit bir çalışma masası, kağıt-kalem ve çaldığım keman için sessiz bir oda."




