Mehmet Turan Sapaz

Son yıllarda beyin göçü kavramı önemli bir dönüşüm geçirdi. Eskiden gençler, daha iyi ekonomik ve sosyal koşullar için fiziksel olarak başka ülkelere taşınırken, artık internetin sunduğu imkanlar sayesinde birçok kişi Türkiye’de yaşamaya devam ederken yurtdışındaki şirketlere çalışıyor. Özellikle pandemi sonrası artan uzaktan çalışma alışkanlıkları ve freelance iş modelleri, bu yeni nesil göçün temelini oluşturuyor.

Tarsus Doğa Parkı'nı Ramazan Bayramı'nda 17 bin kişi ziyaret etti Tarsus Doğa Parkı'nı Ramazan Bayramı'nda 17 bin kişi ziyaret etti

Dijital Göçün Sebepleri

Türkiye’deki ekonomik dalgalanmalar, ücretlerin yetersiz bulunması ve kur farklarının getirdiği avantajlar, gençleri yurtdışına açılmaya teşvik eden başlıca faktörler arasında. Çalışma şartlarını ve kazançlarını yetersiz bulan birçok nitelikli çalışan, fiziksel olarak ülkeyi terk etmeden yabancı işverenler için çalışarak gelir elde etmeyi tercih ediyor.

Özellikle yazılım, grafik tasarım, içerik üretimi, dijital pazarlama gibi sektörlerde çalışanlar, küresel pazarda daha yüksek maaşlarla iş bulabiliyor. Türkiye’de kazanılan dövizin TL karşısındaki değeri düşünüldüğünde, bu model birçok kişi için cazip hale geliyor.

Ekonomik Avantajlar ve Riskler

Freelance çalışma modeliyle yurtdışından gelir elde edenler, kazançlarını döviz bazlı hesaplayarak Türkiye’de daha konforlu bir yaşam sürebiliyor. Ancak bu durumun olumsuz bir yanı da var: Türkiye, yetişmiş insan gücünü ve yetenekli gençlerini dolaylı yoldan kaybediyor. Yatırımcılar ve işverenler nitelikli çalışanları elinde tutamazken, genç yetenekler yabancı şirketlerin gelişimine katkı sağlıyor.

Dijitalleşen dünya ile birlikte artık beyin göçü sadece fiziki olarak değil, ekonomik anlamda da gerçekleşiyor. Türkiye’de yaşayan ancak emeğini yurtdışına satan bu yeni nesil çalışanlar, global ekonominin bir parçası haline geliyor. Ancak bu durumun uzun vadede ülke ekonomisi ve iş gücü açısından nasıl bir tablo oluşturacağı ise merak konusu.

Muhabir: Haber Merkezi