Modern Ortadoğu tarihinin en etkili, en tartışmalı ve şüphesiz en karizmatik liderlerinden biri olan Cemal Abdünnasır’ın siyasi mirası, vefatının üzerinden yarım asırdan fazla zaman geçmesine rağmen etkisini sürdürüyor.
Bir posta memurunun oğluyken Mısır’ın kaderini değiştiren, kralları devirip süper güçlere kafa tutan Nasır; Pan-Arabizm’in babası ve "Arap Sokakları"nın ebedi kahramanı olarak hafızalardaki yerini koruyor.
POSTA MEMURUNUN OĞLU
Cemal Abdünnasır, 1918 yılında İskenderiye’de dünyaya geldi. Mütevazı bir ailenin çocuğuydu; babası bir posta memuruydu. Nasır’ın çocukluğu, İngiliz işgali altındaki Mısır’da, sömürge karşıtı protestoların gölgesinde geçti.

- Askeri Kariyer: 1937’de Askeri Akademi’ye girdi. Burada hayat boyu yol arkadaşı olacak Enver Sedat ile tanıştı.
- Savaş Tecrübesi: 1948 Arap-İsrail Savaşı’nda bizzat cephede yer aldı. Bu savaşta yaşanan lojistik başarısızlıklar ve Mısır Krallığı’nın yolsuzlukları, onun zihninde "Hür Subaylar" fikrinin filizlenmesine neden oldu.
DEVRİM VE YÜKSELİŞ
Nasır, ordu içinde gizlice örgütlenen Hür Subaylar Hareketini kurdu. Hedef; İngiliz güdümündeki Kral Faruk’u devirmek ve tam bağımsız bir Mısır inşa etmekti.
- Kansız Darbe: 23 Temmuz 1952’de gerçekleşen darbe neredeyse hiç kan dökülmeden başarıya ulaştı. Kral Faruk sürgüne gönderildi.
- Gölgedeki Adamdan Liderliğe: Başlangıçta hareketin vitrin ismi olarak General Muhammed Necib öne çıkarıldı. Ancak Nasır, kısa sürede Necib ile görüş ayrılığına düştü ve 1954’te onu tasfiye ederek devletin dizginlerini tamamen eline aldı.
SÜVEYŞ KANALI VE PAN-ARABİZM
Nasır dönemi, Mısır ve Arap dünyası için bir "altın çağ" ve "krizler silsilesi" olarak tanımlanabilir.

|
Önemli Olay |
Tarih |
Detay ve Sonuç |
|
Süveyş Krizi |
1956 |
Nasır’ın kanalı millileştirmesi üzerine İngiltere, Fransa ve İsrail Mısır’a saldırdı. Askeri olarak gerilese de siyasi olarak büyük bir zafer kazandı; Arap dünyasının tartışmasız lideri oldu. |
|
Birleşik Arap Cumhuriyeti |
1958 |
Mısır ve Suriye’nin birleşmesiyle kurulan bu birlik, Nasır’ın "Pan-Arabizm" hayalinin zirvesiydi ancak 1961’de dağıldı. |
|
Altı Gün Savaşı |
1967 |
İsrail karşısında alınan ağır mağlubiyet Nasır için büyük bir yıkım oldu. İstifa etti ancak halkın yoğun talebiyle geri döndü. |
SADE VE DİSİPLİNLİ YAŞAM
Nasır, dönemin pek çok diktatörünün aksine oldukça sade ve aile odaklı bir hayat sürdü.
- Tahia Kazem: 1944 yılında evlendiği Tahia Kazem ile 5 çocukları oldu. Tahia, Nasır’ın en yakın sırdaşıydı ancak kamusal hayatta nadiren görünen bir First Lady olmayı tercih etti.
- Maddi Durumu: Öldüğünde kişisel bir servetinin olmadığı, çocuklarının normal devlet okullarında okuduğu bilinen ve saygı duyulan özelliklerindendi. Tek lüksü, yoğun çalışma temposu arasında günde iki paket içtiği sigaralarıydı.
BİR DEVRİN SONU
Nasır’ın sağlığı, 1967 yenilgisinin yarattığı stres ve ağır sigara kullanımı nedeniyle bozulmuştu. 1970 yılında Arap Zirvesi'ni yönetirken kalp krizi geçirdi ve 28 Eylül'de hayatını kaybetti.

Cenaze Töreni: Tarihin gördüğü en büyük insan seline sahne oldu. Kahire sokaklarında yaklaşık 5 milyon kişi toplandı; sadece Mısır değil, tüm Arap coğrafyası yas tuttu.
AZ BİLİNENLER
- CIA’in "Kilolu Adam" Operasyonu: CIA, 1950'lerde Nasır'ı devirmek yerine kendi yanlarına çekebilmek için ona rüşvet vermeye çalıştı. Kod adı "Operation Fat Fucker" (Şişman Adam Operasyonu) olan bu girişimde Nasır’a valiz dolusu dolar (yaklaşık 3 milyon $) verildi. Nasır parayı alıp, bu parayla Kahire’nin simgesi olan Kahire Kulesi'ni diktirdi ve paranın Amerikalılardan geldiğini halka açıklayarak onlarla dalga geçti.
- CIA’in Nasır’ı Öldürme Planları: Nasır’ın sigara tutkusunu bilen istihbarat servislerinin, onun sigara paketlerine zehir enjekte etmeyi planladığı ancak başarılı olamadığı iddia edilir.
- Türkiye İlişkileri: Nasır’ın Pan-Arabist politikaları ve Sovyetler Birliği’ne yakınlaşması, dönemin Türkiye-Mısır ilişkilerinin oldukça gergin geçmesine neden olmuştur. Ancak 1960’lardaki Kıbrıs meselesinde Türkiye'ye verdiği sınırlı destek şaşırtıcı bir diplomatik hamle olarak kaydedilmiştir.
- Umm Gülsüm Hayranlığı: Nasır, ünlü şarkıcı Umm Gülsüm'ün büyük bir hayranıydı. Şarkıcının radyo konserleri sırasında ülkede hayatın durduğunu bilir ve önemli siyasi konuşmalarını bu yayınlardan hemen sonraya denk getirirdi.

Cemal Abdünnasır, bugün hem modernleşmenin öncüsü bir kahraman hem de baskıcı bir rejim kurucusu olarak anılsa da, Arap kimliğinin onurunu küresel ölçekte savunan "Reis" (El-Rais) lakabıyla tarihteki yerini sarsılmaz kıldı.




