Tam 503 yıl önce bugün, Akdeniz’in en stratejik noktalarından biri olan ve "Hristiyanlığın Doğu’daki kalesi" olarak bilinen Rodos Adası’nda sancaklar değişti.
Kanuni Sultan Süleyman’ın yaklaşık altı ay süren kuşatması sonunda, St. Jean Şövalyeleri adayı Osmanlı İmparatorluğu’na teslim ederek tarihin en onurlu geri çekilmelerinden birini gerçekleştirdi.
NEDEN RODOS?
Rodos, 16. yüzyılın başında Osmanlı Devleti için sadece bir toprak parçası değil, aşılması gereken devasa bir güvenlik sorunuydu.
- Lojistik Engel: İstanbul ile yeni fethedilen Mısır ve Suriye arasındaki deniz yolu tam da Rodos’un önünden geçiyordu. Rodos’taki şövalyeler, Osmanlı ticaret ve hac gemilerine sürekli saldırarak deniz trafiğini felç ediyordu.
- Fatih’in Vasiyeti: 1480 yılında Fatih Sultan Mehmet adayı kuşatmış ancak başarısız olmuştu. Kanuni için bu fetih, hem ceddinin vasiyetini yerine getirmek hem de imparatorluğun denizlerdeki otoritesini kanıtlamaktı.
BETON VE BARUTUN SAVAŞI
1522 yılının yaz aylarında başlayan kuşatma, dönemin en ileri askeri teknolojilerinin çarpışmasına sahne oldu.
- Dev Donanma: Osmanlı, yaklaşık 400 gemi ve 100.000’den fazla askerle adaya çıkarma yaptı. Karşılarında ise dünyanın en iyi tahkim edilmiş surları ve Avrupa’nın dört bir yanından gelen seçkin St. Jean Şövalyeleri (Hospitalier Şövalyeleri) vardı.
- Lağım Savaşları: Rodos surları topla yıkılamayacak kadar kalındı. Bu yüzden Osmanlı mühendisleri yerin altından tüneller kazarak (lağımlar) surların altına devasa barut fıçıları yerleştirdi. Şövalyeler ise bu tünelleri "dinleme cihazları" (pirinç kaplar içindeki suyun titreşimi) ile tespit edip karşı tünellerle karşılık verdi.
İKİ DEV KARAKTER
Kuşatma, sadece iki ordunun değil, iki karizmatik liderin de mücadelesiydi:
- Kanuni Sultan Süleyman: Henüz 26 yaşında, genç ve hırslı bir padişah. Kuşatmanın uzaması üzerine bizzat adaya giderek ordunun başında durdu.
- Philippe Villiers de L'Isle-Adam: Şövalyelerin Büyük Üstadı. Teslim olana kadar gösterdiği cesaret, Kanuni tarafından bile takdir edildi.
TESLİMİYET
20 Aralık 1522’de sağlanan anlaşma ile 1 Ocak 1523’te şövalyeler adayı terk etti. Kanuni, gösterdikleri kahramanlıktan dolayı şövalyelere nadir görülen bir imtiyaz tanıdı: Kendi silahlarını, hazinelerini ve kutsal emanetlerini alarak güven içinde adadan ayrılmalarına izin verdi.
Fethin Stratejik Sonuçları:
- Güvenli Deniz Yolu: İstanbul-İskenderiye hattı tamamen güvenli hale geldi.
- Akdeniz Hakimiyeti: Rodos'un düşüşüyle Akdeniz'de Hristiyan direnci büyük yara aldı; Osmanlı’nın Libya ve Cezayir’e kadar uzanan hakimiyetinin kapıları açıldı.
- Malta’nın Doğuşu: Rodos’tan kovulan şövalyeler, yıllar sonra Malta’ya yerleşerek bu kez orada Osmanlı’nın karşısına çıkacaklardı.
AZ BİLİNEN İLGİNÇ BİLGİLER
- "Kocaman" Bir Hediye: Kanuni, fetihten sonra şövalyelerin adadan ayrılmasına izin verirken, Büyük Üstad L'Isle-Adam’a değerli kumaşlar ve atlar hediye etmiştir. Şövalye gemileri limandan ayrılırken Osmanlı topları selam atışı yapmıştır.
- Dünyanın En Büyük Topları: Kuşatmada kullanılan bazı toplar o kadar büyüktü ki, attıkları dev taş gülleler bugün hala Rodos sokaklarında dekoratif amaçlı sergilenmektedir.
- Casusluk İddiası: Kuşatma sırasında şövalyelerin saflarında bulunan Yahudi bir doktorun, Osmanlı tarafına surların zayıf noktalarını gösteren oklar attığı ve yakalanarak idam edildiği rivayet edilir.
- Cem Sultan’ın Oğlu: Fatih’in oğlu Cem Sultan’ın Rodos’ta yaşayan oğlu ve torunları, fetih sırasında şövalyelerin yanındaydı. Kanuni, kendi hanedanından olan bu kişileri ele geçirdiğinde onları idam ettirmiştir.
BUGÜNKÜ RODOS
Bugün Rodos’un "Eski Şehir" (Old Town) bölgesi, UNESCO Dünya Mirası listesindedir. Surlardaki mermi izleri, Kanuni Sultan Süleyman Camii ve şövalyelerin armaları, 1522 kışının anılarını hala taze tutmaktadır.
|
Detay |
Veri |
|
Kuşatma Süresi |
6 Ay |
|
Osmanlı Komutanı |
Kanuni Sultan Süleyman |
|
Şövalye Lideri |
L'Isle-Adam |
|
Önemli Yapı |
Şövalyeler Sarayı ve Kanuni Camii |
Rodos'un fethi, bir devrin kapanışı ve Osmanlı'nın denizlerdeki mutlak zaferinin başlangıcıydı. Bu zafer, Kanuni’nin "Muhteşem" unvanını almasındaki en büyük yapı taşlarından biridir.