Yeni Parti Ekonomik Eşgüdüm Konseyi, 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasının ardından dikkat çeken bir açıklama yaptı. Partiden yapılan değerlendirmede, fonların tasfiye edilmesinin yaşanan sürecin tüm yönleriyle aydınlatılması açısından yeterli olmadığı belirtilerek, kamu kurumlarının geçmişteki kararları ve denetim süreçleriyle ilgili kapsamlı inceleme çağrısında bulunuldu.
Yeni Parti, iki gün önce yaptıkları açıklamada sermaye piyasalarındaki yapının yalnızca birkaç şirket veya fonla sınırlı olmadığını belirttiklerini hatırlatarak, “Kamu otoritesinin verdiği izinlerin, geciken denetimin ve siyasi sorumluluğun da açıklığa kavuşturulması gerektiğini söyledik” ifadelerini kullandı.
SPK'nın 131 fonun tasfiye sürecini yürütmek üzere Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası'nı görevlendirmesine de değinen Yeni Parti, tasfiyenin teknik olarak tamamlanmasının yanında fonların bu büyüklüğe nasıl ulaştığının ortaya çıkarılması gerektiğini savundu.
“Mehmet Şimşek'e soruyoruz: On ay boyunca neyi beklediniz?”
Yeni Parti, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e de doğrudan soru yöneltti. Açıklamada, Şimşek'in Kasım 2025'te dönemin SPK Başkanı ile birlikte “Fonlarda manipülasyon var, izin vermeyeceğiz” dediği hatırlatıldı.
Parti, buna rağmen kapsamlı müdahale için yaklaşık 10 ay beklendiğini belirterek, “Bu süre içinde şüphe konusu yapılar ve fonlar 4-5 kat büyüdü; yüz binlerce yeni yatırımcı bu fonlara girdi. Neden zamanında müdahale edilmedi?” diye sordu.
Açıklamada, SPK'nın yayımladığı düzenleme takvimine de dikkat çekilerek, “131 fon tasfiye sürecine alınmışsa, gecikmenin sorumlularının da ortaya çıkarılması gerekir” denildi.
“Suç duyuruları yetmez, denetim zinciri soruşturulmalı”
Yeni Parti, soruşturmaların yalnızca fon yöneticileriyle sınırlı tutulmaması gerektiğini savundu. Açıklamada, “Soruşturma, talimat ve menfaat zincirinin tamamına uzanmalıdır” ifadeleri kullanıldı.
Onlarca hissede gerçekleşen işlemler ve bunları taşıyan fonların bu ölçekte büyümesine dikkat çekilen açıklamada, “Gözetim ve denetim mekanizmaları neden çalışmadı?” sorusu yöneltildi.
Parti ayrıca SPK içinde ihmali veya kusuru bulunanların da araştırılmasını istedi. Hangi tarihte hangi bulguya ulaşıldığının ve müdahalenin neden geciktiğinin kamuoyuna açıklanması gerektiği belirtildi.
Geçmiş SPK ve BDDK kararlarına inceleme çağrısı
Yeni Parti, geçmiş dönemlerde verilen izinlerin de mercek altına alınmasını istedi. Açıklamada fonların TEFAS'ta işlem görmesine yönelik kararlar, halka arz izinleri, değerleme raporları, şirketlerin unvan ve faaliyet değişiklikleri ile ortaklık yapılarına ilişkin işlemlerin geriye dönük incelenmesi gerektiği ifade edildi.
Bankacılık sektörüne ilişkin de çağrı yapan Yeni Parti, ilgili finansal kuruluşlara verilen banka kuruluş, pay devri ve ortaklık izinlerinin hangi kriterlere göre verildiğinin araştırılmasını istedi. Açıklamada, dönemin BDDK başkanı ve kurul üyelerinin sorumluluklarının da ortaya çıkarılması gerektiği savunuldu.
MASAK'a “mal varlığı tedbirleri” sorusu
Açıklamada MASAK'ın rolüne de dikkat çekildi. Yeni Parti, şüpheli işlemlerle bağlantısı tespit edilen kişiler hakkında hangi tedbirlerin alındığının açıklanmasını istedi.
Parti, “Bu kişilerin mal varlıkları ve banka hesapları üzerinde bloke, dondurma veya başka koruyucu tedbirler uygulandı mı?” sorusunu yöneltti. Ayrıca fonlara kimlerin ne zaman ve hangi tutarlarla girdiğinin ve sistemden kimlerin ne kadar para çıkardığının araştırılması gerektiği belirtildi.
Emlak Katılım'ın olası satın alımı da gündemde
Yeni Parti, Emlak Katılım'ın Katılımevim ve Birevim'in satın alınmasına yönelik görüşmelere başlamasını da değerlendirdi. Henüz tamamlanmış bir satın alma olmadığı belirtilen açıklamada, olası işlemin satın alma bedeli, bağımsız değerleme süreci, geçmiş yükümlülükler ve risklerinin kamuoyuna açık şekilde ortaya konulması istendi.
Açıklamada, “Kamu sermayeli bir kuruluş üzerinden yapılacak bir satın alma sonucunda geçmişte alınan risklerin veya özel kesim zararlarının vatandaşın üzerine bırakılmasına izin verilecek mi?” sorusu yöneltildi.
Yeni Parti, şirketlerin kamu tarafından devralınmasının geçmiş dönemin sorumlularını aklamaması gerektiğini belirterek, varsa zararların eski ortaklar ve sorumlulardan tahsil edilmesine yönelik mekanizmaların kurulması gerektiğini savundu.
“Tasfiye hesaplaşmanın yerini tutmaz”
Yeni Parti açıklamasının sonunda 131 fonun tasfiye edilmesinin sürecin kapatılması anlamına gelmemesi gerektiği vurgulandı.
Açıklamada, “Bugün 131 fonu tasfiye etmek sorunu çözmez. Bu fonların bu büyüklüğe nasıl ulaştığını açıklamadan, geçmiş izinleri incelemeden, fonların tohum yatırımcılarını açıklamadan, sorumluluğu bulunan kamu görevlilerini araştırmadan ve sistemden kimlerin kazançla çıktığını ortaya koymadan dosya kapanmış sayılamaz” ifadelerine yer verildi.
Yeni Parti, SPK ve BDDK'nın geçmiş kararlarının incelenmesi, MASAK'ın aldığı tedbirlerin açıklanması, yatırımcıların haklarının korunması ve kamu kurumları içerisindeki olası ihmal ve kusurların araştırılması çağrısında bulundu.




