Lüks saat dünyasında ideal bir Rolex modeli tasarlamak; yıllar süren estetik birikime, onlarca prototipe, odak grup testlerine ve güçlü sezgilere dayanır. Ancak bilim insanları, tasarımı şansa bırakmayan ve pazarda ticari başarı yakalayacak modelleri tespit eden devrim niteliğinde bir yapay zekâ algoritmasına imza attı.

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Yale ve Purdue üniversitelerinden araştırmacıların geliştirdiği sistem, açık kaynaklı kod olarak erişime sunuldu. Journal of Marketing Research dergisinde yayımlanan çalışmaya göre yapay zekâ, binlerce görseli inceleyerek 839 farklı saat varyasyonu üretti. Analizler sonucunda model, mevcut ürünlerin pazar payından yüzde 16 ila 18 arasında pay alabilecek "ideal tasarım" noktasına ulaştı.

TürkNet’ten Ülke Genelindeki İnternet Kesintisine İlişkin Açıklama
TürkNet’ten Ülke Genelindeki İnternet Kesintisine İlişkin Açıklama
İçeriği Görüntüle

6 Bin Görselle Altı Temel Estetik Öge Ayrıştırıldı

Araştırma ekibi, sürece 6 bin adet Rolex görselini yapay zekâya tanıtarak başladı. Algoritma, saat tasarımını oluşturan altı temel görsel niteliği tek tek ayrıştırdı:

  • Kadran rengi

  • Kordon rengi

  • Kadran boyutu

  • Çerçeve rengi

  • Kadran şekli

  • Ayar düğmesi boyutu

Bu görsel ögeler; marka kimliği ve fiyat gibi veri katmanlarıyla birleştirilerek tam 729 farklı yorum elde edildi.

Kadınlar Açık, Erkekler Koyu Kadran Tercih Ediyor

Yapay zekânın çıkardığı veri haritası, tüketici davranışlarına dair çarpıcı detaylar da ortaya koydu. Analizlere göre; varlıklı kadın tüketiciler daha açık renkli kadranlar ile küçük kasaları tercih ederken, erkek tüketiciler ise koyu renk kadranlar ile büyük kasalara yöneliyor.

Araştırmacılar, bu yöntemin insan tasarımcıların yerini almayacağını; aksine tasarımcıların rolünü sıfırdan çizim yapmaktan ziyade seçki oluşturma ve nihai kararı verme aşamasına kaydıracağını vurguluyor.

Tasarımda Çeşitlilik Azalmayacak, Artacak

Çok parçalı yapıya sahip gözlük veya spor ayakkabı gibi pek çok sektöre uygulanabilen bu sistem, "Tüm markalar aynı ürünü mü üretecek?" kaygısını da boşa çıkarıyor.

Örneğin saat sektöründe Cartier ile Rolex’in tamamen farklı görsel kimliklere sahip olması, markalama verisinin yapay zekâ tarafında çok daha verimli işlenmesini sağlıyor. Sürecin başında binlerce farklı seçeneğin değerlendirilecek olması, ürünler arasındaki benzerliği azaltıp çeşitliliği artıracak.

Rolex gibi dev markaların onlarca yılda geleneksel yöntemlerle şekillendirdiği estetik kodlar artık algoritmalarla analiz edilebiliyor. Tasarımda sanat varlığını korurken, başarıyı şansa bırakma dönemi geride kalıyor.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz