Elektrikli otomobil üreticisi Tesla, sürücüsüz ulaşım hedefinin en önemli parçalarından biri olan Cybercab’i resmen yollara çıkardı. Şirketin özel olarak robotaksi hizmeti için geliştirdiği araç, ilk etapta Austin’de sınırlı sayıda araçla yolcu taşımaya başladı.
Tesla’nın Robotaxi uygulamasının 26.8.0 sürümünde de Cybercab desteği aktif hale getirildi. Uygulamanın güncelleme notlarında, yeni sürümün Austin’de Cybercab'i desteklediği belirtiliyor.
Austin’de 45 Cybercab hizmet veriyor
Tesla’nın Texas’taki robotaksi filosunda şu an yaklaşık 45 Cybercab bulunuyor. Texas Motor Vehicle kayıtlarına göre araçlar Tesla’nın robotaksi filosuna dahil edilirken, filonun büyük bölümünü ise Model Y tabanlı araçlar oluşturuyor.
Cybercab’in ilk aşamada sınırlı sayıda kullanılması beklenirken, Tesla’nın ilerleyen dönemde üretimi artırarak farklı kentlerde de robotaksi hizmetini genişletmesi planlanıyor.
Direksiyon ve pedal bulunmuyor
Cybercab’i geleneksel otomobillerden ayıran en önemli özelliklerin başında direksiyon ve pedalların bulunmaması geliyor.
İki kişilik araç, tamamen otonom sürüş amacıyla tasarlandı. Yolcular yolculuklarını Tesla Robotaxi uygulaması üzerinden çağırabiliyor. Aracın kapılarının açılması gibi bazı işlemler de uygulama üzerinden gerçekleştirilebiliyor.
Tesla, sürüş sisteminde kamera ağırlıklı bir yaklaşım kullanıyor. Ancak direksiyon ve pedal gibi manuel kontrollerin bulunmaması nedeniyle Cybercab'in ABD'deki mevzuata uygunluğu da yakından takip ediliyor. ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi'nin (NHTSA) Cybercab'in kullanıma sunulmasını değerlendirdiği bildirildi.
48 kWh batarya ve 163 kW motor
Cybercab'in teknik özellikleriyle ilgili EPA belgelerinde önemli ayrıntılar ortaya çıktı.
Aracın yaklaşık 48 kWh kapasiteli bataryaya ve 163 kW (219 beygir) gücünde elektrik motoruna sahip olduğu belirtiliyor. Araç önden çekişli olarak tasarlanırken, toplam ağırlığının yaklaşık 3.113 pound, yani 1.412 kilogram olduğu bildiriliyor.
Cybercab'in yüksek kullanım yoğunluğuna sahip robotaksi operasyonları düşünülerek enerji verimliliği ve üretim maliyetleri ön planda tutuluyor.
Tesla’da yeni üretim yöntemi: "Unboxed Process"
Cybercab'in üretiminde Tesla'nın maliyetleri azaltmayı ve üretim hızını artırmayı hedefleyen yeni bir yöntem kullandığı belirtiliyor.
“Unboxed Process” olarak adlandırılan üretim yaklaşımında aracın ön ve arka şasisi büyük alüminyum döküm makineleriyle tek parça halinde üretiliyor. Batarya, ön ve arka şasi ayrı istasyonlarda hazırlanarak daha sonra bir araya getiriliyor.
Bu yöntemle üretim sürecinin daha hızlı ve daha az maliyetli hale getirilmesi hedefleniyor.
Robotaksi uygulamasına yeni özellikler geliyor
Tesla Robotaxi uygulamasının 26.8.0 sürümüyle Cybercab'e yönelik yeni özellikler de ortaya çıktı.
Uygulama altyapısında, UWB teknolojisi sayesinde yolcunun araca yaklaşmasıyla kelebek kapıların otomatik açılmasını sağlayacak özelliklerin bulunduğu belirtiliyor. Sistem, kapının açılacağı güzergâhta fiziksel bir engel algıladığında kapının açılmasını engelleyebiliyor.
Yolcunun Tesla profilindeki medya tercihleri ve kabin içi aydınlatma ayarlarının da Cybercab'e aktarılması planlanıyor. Ayrıca Tesla'nın diğer modellerinde kullanılan Grok entegrasyonunun Cybercab'de de bulunacağı belirtiliyor.
Kabinde unutulan eşyalar için otomatik sistem
Cybercab'in yazılım tarafında dikkat çeken bir diğer özellik ise yolculuk sonrasında kabinde unutulan eşyaların tespit edilmesine yönelik sistem.
Detayları henüz tamamen açıklanmayan bu özelliğin, araçtan ayrılan yolcuların geride eşya bırakıp bırakmadığını tespit etmeye yardımcı olması bekleniyor.
Tesla Robotaxi uygulamasında ayrıca kullanıcıların yeni yolcular kazandırması karşılığında kredi elde etmesini sağlayan bir referans sisteminin de bulunduğu belirtiliyor.
Tesla Cybercab'in fiyatı 30 bin doların altında olacak mı?
Tesla'nın Cybercab için uzun vadede 30 bin doların altında bir fiyat hedeflediği biliniyor. Şirketin robotaksi modelini geleneksel otomobil satışından ziyade filo ve otonom ulaşım hizmetinin merkezinde konumlandırması bekleniyor.
Cybercab'in Austin'deki ilk operasyonu, Tesla'nın sürücüsüz ulaşım vizyonunun gerçek dünyadaki en önemli testlerinden biri olarak görülüyor. Şirketin hedefi, sınırlı sayıdaki ilk araçların ardından robotaksi filosunu büyüterek daha fazla şehirde hizmet vermek.
Tesla'nın bu hamlesi, direksiyonsuz ve pedalsız araçların günlük ulaşımda yaygınlaşması açısından da önemli bir dönüm noktası oluşturuyor.




