AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı sürerken basın toplantısı düzenledi. Çelik, Terörsüz Türkiye sürecinden Rusya-Ukrayna savaşına, İsrail'in bölgedeki politikalarından Yunanistan ile ilişkilere kadar gündemdeki birçok başlıkla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Terörsüz Türkiye süreci yakından takip ediliyor
Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Ömer Çelik, Meclis'te kabul edilen yasanın ardından oluşturulan kurulun çalışmalarına başladığını belirtti.
Çelik, sürecin silahsızlanma, örgütün feshi ve tasfiyesi başlıkları üzerinden ilerleyeceğini ifade ederek şöyle konuştu:
“Meclis'te yüksek bir oyla kabul edilen yasadan sonra Cumhurbaşkanı Yardımcımız başkanlığında bir kurul kuruldu, bu kurul ilk toplantısını yaptı ve birtakım alt komisyonlar belirledi. Bundan sonrasında da bu kurul, düzenli bir şekilde silahsızlanma, örgütün feshi ve tasfiyesi sürecini takip edecek. Fesih ve tasfiye süreci tamamlandıktan sonra yasadan yararlanma mümkün olacak. Silahsızlanma kapsamında ilgili kurumlarımız çalışmalarını sürdürüyor. Bu çerçevede Irak'lı muhataplarıyla yoğun bir mesai içerisindeler. Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge süreci iç içe olduğu için komşu ülkelerle, terör örgütünün bulunduğu ülkelerle yoğun bir şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz”
Suriye'deki gelişmelere de değinen Çelik, SDG'nin feshedildiğini hatırlatarak süreci yakından izlemeyi sürdürdüklerini söyledi.
“Demokrasi düşüncesi büyük saldırılar altında”
Türkiye'nin terörle mücadelede büyük bedeller ödediğini vurgulayan Çelik, birlik, bütünlük ve kardeşlik vurgusu yaptı. Siyasi dilin kapsayıcı olması gerektiğini belirten Çelik, şu ifadeleri kullandı:
“Kahraman şehitlerimizin, gazilerimizin büyük fedakarlıklarıyla terör vasıtasıyla ülkemize verilmek istenen zararlar engellenmiştir. Türkiye birliğini, bütünlüğünü, kardeşliğini ve ortak geleceğini her zaman korumuştur. Bunun korunmasının bundan sonrasında çok daha kıymetli olduğunu görüyoruz. Kapsayıcı ve kuşatıcı bir dil kullanmak önemlidir. Marjinal ajandalar yerine daha büyük ufuklara bakabilmek önemlidir. Üretilen siyasetin, durulan yerin toplamda herkes için daha çok oksijen üretmesi lazım. Toksik yapıdan herkesi uzak tutması lazım. Dünyanın geçtiği bu dönem, bütün değerlerin paramparça olduğu, bütün ilkelerin, uluslararası hukuk normların darmadağın olduğu bir dönemde biz her şeye rağmen medeni bir hayatı, kurallara dayalı bir düzeni, demokratik bir siyaseti, ilkelerin çalıştığı bir kamusal alanı, ortak duygular üzerine konuşan bir yaklaşım sergilemeliyiz. Demokrasi düşüncesi büyük saldırılar altında.”
Rusya-Ukrayna savaşı için İstanbul çağrısı
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın giderek uzun süreli bir yıpratma mücadelesine dönüştüğünü belirten Çelik, özellikle Karadeniz'deki Türk gemilerine yönelik saldırılara dikkat çekti.
Çelik, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:
“Rusya-Ukrayna savaşı uzun soluklu bir yıpratma mücadelesine dönmüştür. Bir döngü içerisinde günlük taktiksel kazanımlarla iki tarafın da birbirini yoğun şekilde yıprattığı bir hale gelmiştir. Burada savaşın seyrini değiştirecek hiçbir şey olmamasına rağmen yıpratma savaşı devam etmektedir. Savaşın daha geniş bir alana yayılma ihtimali maalesef daha ileri düzeyde silahların kullanılmasından bahsedilmesi ve Karadeniz'de sivil Türk gemilerinin vurulması son derece reddedilmesi gereken bir durum olduğunu ifade ediyoruz. Şimdiye kadar Rusya kaynaklı 8, Ukrayna kaynaklı 35 Türk işletmeli gemi hedef alınmıştır. Bu konudaki uyarılarımızı sürdürüyoruz. Kısır döngünün biran evvel sona ermesi, İstanbul'da bir masa kurularak sonuca varılması gerekmektedir”
Çelik'ten Netanyahu hükümetine sert eleştiri
Bölgedeki çatışmalara ilişkin değerlendirmelerinde İsrail'in politikalarına da değinen Çelik, yaşanan sorunların merkezinde Netanyahu hükümetinin bulunduğunu savundu.
Çelik, şu ifadeleri kullandı:
“Bütün bir bölgeye baktığımızda sorunun kaynağı Netenyahu hükümetidir. Lübnan'da, Suriye'de, İran'da ve diğer alanlarındaki ortaya çıkan tablo Netenyahu hükümetinin saldırganlığı ve soykırımcı politikaların sonucu olarak ortaya çıkmıştır. İki devletli çözümü imkansız kılacak şekilde yeni yerleşim yerlerini ifade ediyorlar. Buna İngiltere ve Avrupa Birliği'nin karşı çıkması ve belki de ilk defa İsrail'in bu eylemlerinin 'etnik temizlik' olarak adlandırılması artık vahşetin hangi boyutlara geldiğini göstermektedir. 'Türkiye-İsrail arasında bir gerilim var mı?' diye soruluyor. Sorun, İsrail'in dünyanın tamamıyla yaşadığı gerilimdir. Sorun, İsrail'in uluslararası hukukun bütün normlarını, kurala dayalı düzenin bütün temellerine ve insanlık ittifakının bütün değerlerine yaptığı saldırıdır”
Çelik, uluslararası topluma da çağrıda bulunarak Netanyahu hükümetinin seçim sürecinde daha saldırgan bir politika izleyebileceği uyarısında bulundu:
“Uluslararası toplumu uyarmak isteriz. Netenyahu ve şebekesinin İsrail'de seçim yaklaştıkça daha saldırgan olacağı, daha büyük cinayetlere imza atmaya hazırlandığı görülüyor. Ya bugün toplu bir şekilde somut eylemlerle buna karşılık verilecek ya da bu kademe kademe herkesi içine çeken bu vahşet sarmalı devam edecek”
Mekke Anlaşması için bölgesel barış vurgusu
Mekke Anlaşması konusunda gündeme gelen tartışmaları da değerlendiren Çelik, anlaşmanın bölge ülkelerinin kendi iradeleriyle barış ortamını korumaya yönelik bir model ortaya koyduğunu belirtti.
Çelik, açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Mekke Anlaşması, bölgedeki devletlerin kendi iradeleriyle barışın korunmasına dönük bir inisiyatifin nasıl oluşturulacağına dair bir model olarak ortaya çıkıyor. Tabii yeni katılımlar da olacaktır. Olgunlaştıkça bölge ve küresel barışa katkı bulunacak bir yapı olarak devam edecektir. Esas olan hedef, bölge barışının sağlanması ve bölge barışını tehdit eden unsurların ortadan kaldırılmasıdır”
Erdoğan-Mansur Yavaş görüşmesine ilişkin açıklama
Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Ömer Çelik'e, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ı kabul etmesi de soruldu.
Çelik, görüşmenin Yavaş'ın randevu talebi sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın takdiriyle gerçekleştiğini belirterek şöyle konuştu:
“Sayın Cumhurbaşkanımızdan pek çok belediye başkanı randevu talep etmektedir. Ahlat dönüşü Sayın Yavaş, Sayın Cumhurbaşkanımızdan randevu talep ediyor ve Cumhurbaşkanımızın takdiriyle de bu gerçekleşti. Sayın Cumhurbaşkanımız belediye başkanlığından geldiği için şehirleri daha ileriye götürecek projeler konusunda, şehirlerin altyapı sorunlarının çözülmesi konusunda her zaman çok hassastır. Ankara'nın önümüzdeki dönemde yatırım beklentilerinin Cumhurbaşkanımıza sunulmasından daha doğal bir şey yoktur”
Yunanistan'a “kuşatma” mesajı
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in son dönemdeki açıklamaları ve Meis Adası'na yönelik ziyaret girişimi hakkında da değerlendirmede bulunan Çelik, Atina yönetiminin Türkiye'ye yönelik politikalarını eleştirdi.
Çelik, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
“Yunanistan bir takım işlevsiz ittifaklara girerek, kendi ülkesinin süreçlerini İsrail'e teslim ederek Türkiye'yi kuşatabileceğini zannetmesi altı boş bir yaklaşım. Bunun Yunanistan'a da büyük bir zararı olur”
Dört belediye başkanı AK Parti'ye katıldı
AK Parti MKYK toplantısı sırasında dört belediye başkanı da AK Parti'ye katıldı. İzmir'in Foça Belediye Başkanı Saniye Fıçı, Kayseri'nin Akkışla Belediye Başkanı Mustafa Dursun, Kayseri'nin Felahiye Belediye Başkanı Şeref Güleser ve Muş Merkez Sungu Belde Belediye Başkanı Burhan Sayılgan AK Parti saflarına geçti.
Yeni katılan belediye başkanlarına parti rozetleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından MKYK toplantısı sırasında takıldı.
Aybala MELEK-Emirhan YÜZÜGÜLDÜ/ANKARA,




