TBMM’de Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin görüşmeleri sürerken İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, söz alarak kürsüye geldi.
Burada konuşan Dervişoğlu, “Devlet bir binaya benzer o binanın harcı adalet kolonları anayasa çatısı ise milli egemenliktir. Bugün bu konuda bir kez daha ifade ediyorum, bu iktidar elinde tuttuğu yetkiyi bir yapım ruhsatı gibi değil devleti içten içe çürüten bir tadilat ruhsatı gibi kullanmaktadır. Süreç boyunca ne yapıldığını millet aslında çok iyi gördü. Biz de ilk günden beri haftalar süren komisyonculuk oyununun süslü kelimelerin büyük lafların ve kirli propagandaların arkasındaki iç ve dış emellerin ne olduğunu, ne yaşandığını Türk milletine her vesileyle anlattık. Nihayetinde bu kanun teklifi İmralı’daki terör hükümlüsünün onayından geçerken Türk milletinden gizlendi. Hatta imzalayanlar dahi içeriğinden habersizdi. Meclis sürecinin başındaki gibi sadece bir tescil makamına indirgenmiştir. Türk milletinin hüküm mührü, onuru ve rızası dışında kullanılmıştır. Dünyadaki silahlı örgütlerin sona erdirilmesi süreçleri silahsızlanma dağılma ve entegrasyon olarak bilinen bir sıralama ile yürütülür. Önce silahın doğrulanabilir bir biçimde toplanıp imha edilmesi, sonra komuta kademesinin fiilen çözülmesi de ancak bundan sonra hukuki adımları atılması gerekir. Silahsızlanma entegrasyon sıralaması bu yasal düzenlemede fiilen tersine çevrilmiştir. Önce hukuki kazanım verilmekte, belirsiz bir gelecekte de silahsızlanma vaat haline getirilmektedir. Yöntem devleti örgüt karşısında neredeyse eşit bir sözleşmeli taraf formuna taşımıştır. Meselenin jeopolitiğine, sosyolojisine ve tarihsel boyutuna hiç girmiyorum bile. Değerli milletvekilleri, elbette bir terör örgütünün silahsızlandırılması ve tasfiyesine itiraz etmiyoruz. Ama yaptığınız bu değildir. Bizim itirazımız bu düzenlemeyle meclisi tek adam rejimi ile zarar gören itibarının yerlerine yıkanmasıdır. İmza atanlara ve oy vereceklere soruyorum, denetlemeyeceğiniz, hatta yürürlüğe dahi girmesini sağlayamayacağınız bir yastıkla tek bir kişiye daha çok sorumluluk verdiğinizi anlamıyor musunuz? Bundan herhangi bir endişe duymuyor musunuz? Bu meclisin süreçteki yeri nedir acaba sormak istiyorum. Türk milleti bilmelidir ki tüm laf cambazlığının geldiği noktadaki ve etrafındaki katilleri affedilmemesi istenmektedir. Çerçevedeki tablo esasıyla bundan ibarettir. Bizim için bunun adı milli kimliğimiz, Cumhuriyetimize karşı girişilen büyük bir kalkışmadır. Bu neden kalkışmadır? Derdiniz etik ayrımcılığı hukuki iyileşmesinden başka bir şey değildir çünkü siz Cumhuriyetin kanunla eşitlediği Kürdün değil o zorba ağaların yandaşlarısınız. Erdoğan’ın Dünya liderliğinden, Trump‘ın dostluğundan bahsediyorlar. Netenyahu‘nun emellerini anlatıyorlar ve onlara karşıymış gibi davranıyorlar. Dünya değişiyor diyorlar doğru. Ama bunların iddia ettiğinin tersine değişiyor. Küreselleşme zayıflıyor. Milli devletler yeniden güçleniyor. Ayrıştıran dil birleştiren, milli kimliği güçlendiren yeni bir siyasi merkez doğuyor. Siz asla bunun kıymetini bilmiyorsunuz. Bunu da Türkiye’nin hayrına diye pazarlamaya çalışıyorsunuz. Bir kanun teklifi hazırlıyorsunuz, bu kanun teröristlerden ve terör örgütü mensuplarından başka kimin işine yarıyor hiç düşündünüz mü? Çözüm düşmanlıkta değil kardeşliktedir. Çözüm refahta, huzurda ve mutluluktadır. Yemini ettikten sonra hiç mi yeminimin gereğini yapabileceğim mi diye dertlenmediniz bu komisyonda evet oy verirken bir kez olsun o yemin aklınıza gelmedi mi bu teklife diyeceksiniz. Bakın buradan söylüyorum biz tarihin doğru yerinde duracağız. Biz namusumuz ve şerefimiz üzerine ettiğimiz kararımızı koruyacağız” dedi.




