“Suça sürüklenen çocuklar” ifadesi, aslında Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında kurulan bir araştırma komisyonunun adı. Geçtiğimiz aylarda faaliyet gösteren TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı.
Komisyonda sunum yapan Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, özellikle bağımlılıkla mücadele ve çocuklara yönelik ruh sağlığı hizmetleri konusunda dikkat çekici veriler paylaştı.
Konu basında geniş yer almadı ama, gençlerimizin ve çocuklarımızın uyuşturucu belasının çok yakınında olduğunun bir açıklaması gibi geldi.
Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, bağımlılıkla karşı karşıya kalan vatandaşlar için tedavi ve rehabilitasyon altyapısının sürekli güçlendirildiğini söylüyor. Bu kapsamda Alkol ve Madde Bağımlılığı Araştırma, Tedavi ve Eğitim Merkezleri (AMATEM) ile Çocuk Ergen Madde Bağımlılığı Tedavi Merkezleri (ÇEMATEM) önemli bir rol üstlendiğini belirtiyor.
Ancak Sağlık Bakanının verdiği rakamlara göre son bir yıl içinde bu merkezlere 8 bin 772 ayaktan başvuru yapılmış, yatarak tedavi gören çocuk ve ergen sayısı ise 1128. Başvuruların büyük bölümünün birden fazla madde kullanımına ilişkin olması, tehlikenin boyutunu ortaya koyuyor.
Merkezlerde yalnızca tıbbi tedavi değil; psikososyal destek, aile danışmanlığı ve tedavi sonrası sosyal uyum sürecinin takibi de gerçekleştiriliyor.
Ruh Sağlığı Hizmetleri
Bakan Memişoğlu, Türkiye genelinde kamu, özel ve üniversite hastanelerinde toplam 2 bin 260 çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanının görev yaptığını belirtti. Bakanlığa bağlı 229 sağlık tesisinde ise 711 uzman ve 441 asistan hekim aktif olarak hizmet sunuyor.
Ayrıca Bakanlık bünyesinde görev yapan 1040 psikolog, 963 sosyal çalışmacı ve 534 çocuk gelişimci, çocukların ruhsal iyilik halinin korunması ve güçlendirilmesi için çok disiplinli bir anlayışla çalışıyor.
Önleyici çalışmalar
Üniversiteler ve öğrenci yurtlarında yürütülen “gençlik ruh sağlığı faaliyetleri” kapsamında 2025 yılı içinde 144 bin 478 gence eğitim ve danışmanlık hizmeti verildi.
Çocukların korunmasına yönelik önemli yapılardan biri olan Çocuk İzlem Merkezleri de adli süreçlere konu olan çocukların ikinci kez örselenmesini önlemek amacıyla faaliyet gösteriyor. Hâlihazırda 70 ilde 74 merkez hizmet verirken, bu yapının ülke genelinde yaygınlaştırılması için çalışmalar sürdürülüyor.
Çocuk ihmali ve istismarının önlenmesine yönelik farkındalık faaliyetleri kapsamında ise 1 milyon 283 bin 203 kişiye eğitim verildiği açıklandı.
Madde kullanımı ve bağımlılar
Memişoğlu, çocukların suça sürüklenmesinde en önemli risk alanlarından birinin madde kullanımı ve davranışsal bağımlılıklar olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle bağımlılıkla mücadele çalışmalarının çocuklar, gençler ve aileleri kapsayacak şekilde yürütüldüğünü ifade etti.
“Dijital Dünyada Ebeveyn/Çocuk ve Genç Olmak” temasıyla, “An Sende Kalsın” sloganı kapsamında yürütülen eğitim ve farkındalık çalışmalarıyla bir yıl içinde 1 milyon 418 bin 612 kişiye ulaşıldı.
Sağlıklı Hayat Merkezlerinde psiko-sosyal danışmanlık, sigara bırakma desteği ve bağımlılıkla mücadele hizmetleri sunulurken; akran zorbalığı, ergenlik dönemi sorunları, aile içi iletişim, çocuk ihmali ve istismarı, psikososyal kriz durumları ve sınav kaygısı gibi başlıklarda da çocuklara ve ailelere destek sağlanıyor.
Ayrıca madde bağımlılığı alanında danışmanlık hizmeti veren ALO 191 hattı aracılığıyla bugüne kadar yaklaşık 552 bin kişiye rehberlik yapıldığı bildirildi.
Rakamların ötesindeki gerçek
Ortaya konulan veriler, devletin altyapı ve insan kaynağı açısından önemli bir kapasite oluşturduğunu gösteriyor. Ancak 1128 çocuğun bir yıl içinde yatarak tedavi görmesi, meselenin yalnızca sağlık boyutuyla sınırlı olmadığını da ortaya koyuyor.
Çocukların suça sürüklenmesini önlemek; aile, okul, sosyal çevre ve ekonomik koşulları birlikte ele alan bütüncül politikalarla mümkün olabilir. Bağımlılıkla mücadelede tedavi kadar önleyici çalışmaların güçlendirilmesi, çocukların güvenli ve umut dolu bir gelecek kurabilmesi açısından hayati önem taşıyor.