Türk tarihinin en kritik dönemeçlerinden biri olan Milli Mücadele sürecinde, 11 Mayıs 1920 tarihi istiklal yürüyüşüne vurulmak istenen hukuki bir pranganın yıl dönümü olarak kayıtlara geçmiştir.
İstanbul’daki Saray Hükümeti tarafından kurulan ve halk arasında "Nemrut Mustafa Divanı" olarak bilinen Divan-ı Harp, Mustafa Kemal Paşa ve yakın çalışma arkadaşlarını gıyaben idam cezasına çarptırmıştır.
GIYABI İDAM VE HEDEF KİŞİLER
İstanbul Hükümeti’nin meşruiyetini yitirdiği bir dönemde alınan bu karar, sadece Mustafa Kemal Paşa’yı değil, Milli Mücadele’nin entelektüel, askeri ve siyasi lider kadrosunu da hedef almıştır. İdama mahkûm edilen isimler arasında şu önemli şahsiyetler yer almıştır:
- Mustafa Kemal Paşa
- Kara Vasıf Bey (Eski 27. Fırka Komutanı)
- Ali Fuat Paşa (Eski 20. Kolordu Komutanı)
- Alfred Rüstem Bey (Eski Washington Sefiri)
- Dr. Adnan (Adıvar) Bey (Eski Sağlık Müdürü)
- Halide Edip (Adıvar) Hanım (Eski Darülfünun Öğretmeni ve Yazar)
VAHDETTİN'İN ONAYI
Milli Mücadele'yi "isyan" olarak nitelendiren bu düzmece mahkeme kararı, 24 Mayıs 1920 tarihinde Sultan Vahdettin tarafından imzalanarak onanmıştır. Bu adım, Ankara’daki Millet Meclisi ile İstanbul’daki Saray arasındaki iplerin tamamen kopmasına neden olmuş ve Anadolu’daki kurtuluş azmini daha da perçinlemiştir.
ANKARA'NIN YANITI
Bu karardan kısa bir süre sonra Ankara’daki Büyük Millet Meclisi, İstanbul Hükümeti’nin imzaladığı anlaşmaları ve aldığı kararları yok sayarak karşı taarruza geçmiş, vatanın bağımsızlığına kasteden bu tür girişimlerin Türk milletinin iradesi karşısında hükümsüz olduğunu tüm dünyaya ilan etmiştir.