18 yaşındaki başarılı para milli sporcu Reyhan Taşdelen, milli takım antrenörü A.G.’den, kendisine taciz ve şiddet uyguladığı iddiasıyla şikayetçi oldu. İstanbul'daki kampta başlayan taciz, yurt dışında Dubai ve Tunus’da da devam etti. Tutuklanan A.G. ise 20 Ocak günü görülen ilk duruşmada, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Tacizler 2022’de başladı
Dünya çapında birçok başarısı bulunan genç sporcu, tacizlerin 2022’de iltifatlar ile başladığını, o zamanlar 14 yaşında olduğu için bu durumu anlamadığını belirtti. Sonrasında bu yaşananların giderek arttığını ve Ankara’ya dönmek istediğinde kendisine izin verilmediğini aktardı. Taşdelen, 2024 yılında İstanbul’da, antrenörün, kendilerine içki içirdiğini ve asıl olayın burada yaşandığını söyledi.

Önce tehdit sonra şiddet
Reyhan Taşdelen, antrenörün yaşnan olaylar sonrasında tehditlere ve baskılara başladığını, 2025’in mart ayında, kendisinin rızası dışında yine aynı olaylara maruz kaldığını ve ardından şiddet gördüğünü dile getirdi. “Tehditleri başladı, baskıları fazla vardı. 2025 Mart’ta tekrar aynı şeyler oldu, benim rızam dışında. Bu sefer araya şiddet de girdi. Daha sonrasında beni zorla çağırdı, tehditleri fazla arttı. Ki yapabilecek potansiyeli gördüğüm için, ben çocuğum nasıl olsa, inandım tehditlerine.” dedi.

Başı yanmasın diye çağrılan ambulansı geri gönderdi
Taşdelen, baskılara daha fazla dayanamayarak 2025’te intihar girişiminde bulunduğunu söyledi. Daha sonra pişman olup ablasını aradığını dile getiren Taşdelen, ablasının annesini aradığını ve annesinin ambulans gönderdiğini aktardı.
Fakat ambulansın gelmesi durumunda, adli rapor açılacağı için yarı yoldan ‘regl sancısı’ olduğu gerekçesiyle döndürüldüğünü ve kendisinin apar topar hastaneye götürüldüğünü belirtti. “Ambulans gelecekti. Ben ablamı aradım, pişman olup. Ablam da annemi arayıp ambulans göndermesini istemiş. Ambulansı yoldayken arayıp bana iptal ettirdiler. Regl ağrısı diye. Çünkü onun başı yanacaktı, milli takım antrenörü ve sorumlusu olduğu için. Hem de neden böyle bir şey olduğu için, adli rapor açılacaktı. Beni apar topar hastaneye götürdüler. İçtiğim vitaminleri almış yanna. ‘Çok fazla içtiği için böyle oldu’ demişler.” İfadelerine yer verdi.
Ardından dayanamayıp anesine her şeyi anlatan ve kimseye bir şey demeden otobüse binen genç sporcu, Ankara’ya geldikten sonra suç duyusunda bulundu.
Anne kızının davranışlarından şüphelendi

Anne Habibe Develi, kızının Samsun’a severek gittiğini fakat bir süre sonra kente gitmemek için direndiğini belirtti. Reyhan Taşdelen’in, olanları kendisine anlatmasının ardından adli süreci başlattığını söyledi. Kızının her zaman arkasında durduğunu dile getiren Habibe Develi, A.G.’nin tutuklanmasını ve seslerinin duyulmasını istediğini aktardı.
“Seni sakatlarım, yürüyemeyecek hale getiririm”
A.G.’nin tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılması sonrasında psikolojik olarak zor günler geçirdiklerini kaydeden Develi, “Tabii ki kendisi yanaşmayabilir, başkalarının vasıtasıyla bizlere, kızıma tehdit amaçlı ulaşıyor. Psikolojik olarak ulaştırabiliyor. Çevresi var, evet. Onun için i̇çeri girmesini istiyoruz çünkü dışardayken herkesle, her şekilde iletişime geçiyor.” ifadelerini kullandı.
Antrenörün, başarılı sporcuya “Seni sakatlarım, yürüyemeyecek hale getiririm, spor hayatın biter” gibi tehditleri sonrasında rahatsız olduklarını söyleyen anne, “Bunu başka yollardan uygulayabilir. Başka birine söyleyip Reyhan’a çelme taktırabilir. Kendisi değil bir başkasına yaptırabilir. Her an, her şeyi yapabilir. Öfkeyle, sinirle. Çünkü o çok güzel manipüle ediyor her şeyi.” dedi.

Reyhan tek değil
Habibe Develi, Reyhan Taşdelen’in tek mağdur olmadığını ve diğer mağdurların da olduğunu dile getirdi.
İstismar edilen diğer genç kadınların şiddete uğradığını belirtti ve mağdurlara seslendi. “Reyhan’ın ben her daim arkasındayımdım. Her daim de arkasında olacağım, elimden geldiği şekilde. O kızlara da ben evimi, kollarımı açarım. Onları en iyi yerlere getirebilmek için elimden gelen mücadeleyi yaparım. Yeter ki doğruları konuşsunlar istiyorum. Yeter ki onlar da baskı altında kalmasını istiyorum.” açıklamasında bulundu.
Anneden ailelere çağrı
Seslerinin duyulmasını isteyen anne, kızının dünya çapında başarıları bulunan ve çok disiplinli bir sporcu olduğunu, spor hayatının bitmesini istemediğini söyledi.
Sözlerini, “Çocuklarımızın arkasında duralım. Hareketlerini takip edelim, onların arkasında duralım. Söylediklerine inanalım. Kız çocuğu olsun oğlan çocuğu olsun hiç fark etmiyor. Onlar bize bir mesaj vermeye çalışıyorlar. Her şeylerini takip edelim, arkalarında duralım. Taciz olaylarında hiç sessiz kalmayalım.” diyerek bitirdi.





