Bundan tam 107 yıl önce bugün, 23 Temmuz 1919 sabahı, Mülkiyer Mektebi’nin (bugünkü Atatürk TML) ahşap sıralarında toplanan 56 delege, sadece Doğu Anadolu’nun değil, bütün bir Türk milletinin kaderini değiştirecek tarihi bir adıma imza attı.
Mondros Mütarekesi’nin ardından vatanın dört bir yanının işgal edildiği, İstanbul Hükümeti’nin çaresiz kaldığı karanlık günlerde toplanan Erzurum Kongresi, toplanış şekli bakımından bölgesel; ancak aldığı kararlar, benimsediği ilkeler ve yarattığı etki bakımından tam anlamıyla milli bir ihtilal bildirisiydi. Mustafa Kemal Paşa’nın askerlik görevinden ve tüm unvanlarından istifa ederek "milletin sine-i emeline" döndüğü bu tarihi dönemeç, Misak-ı Millî’nin temellerinin atıldığı ve Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yolun harcının karıldığı yer oldu.
Tarihin akışını değiştiren bu büyük kongrenin tarihsel sürecini, nedenlerini, alınan kararları, kilit isimleri ve az bilinen şaşırtıcı detaylarını detaylıca masaya yatırıyoruz.
DOĞU'DA TEHLİKE ÇANLARI
Kongreye giden süreç, Mondros Mütarekesi’nin (30 Ekim 1918) ardından Doğu Anadolu’da beliren büyük varoluşsal tehditle başladı:
- Ermenistan ve Karadeniz Pontus İddiaları: Mondros’un meşhur 24. maddesi, Doğu’daki altı vilayette (Vilâyat-ı Sitte) bir karışıklık çıkması halinde bu bölgelerin işgal edilebileceğini öngörüyordu. İtilaf Devletleri, Doğu Anadolu’yu bağımsız bir Ermenistan Devleti’ne, Doğu Karadeniz’i ise Pontus Rum Devleti’ne dahil etmeyi planlıyordu.
- Vilâyat-ı Şarkiyye Müdafaa-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti: Bölge halkı, toprağını savunmak için örgütlendi. Erzurum ve Trabzon cemiyetleri, Ermeni ve Rum iddialarına karşı hukuki, siyasi ve askeri bir direniş hattı kurmak amacıyla Erzurum’da ortak bir kongre toplama kararı aldı.
- Mustafa Kemal’in Sine-i Millete Dönüşü: 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa, Amasya Genelgesi’ni yayımladıktan sonra İstanbul Hükümeti ve İngilizlerin baskısıyla görevinden alındı. Mustafa Kemal, 8/9 Temmuz 1923 gecesi Erzurum’dayken hem çok sevdiği askerlik mesleğinden hem de resmi görevinden istifa ettiğini açıkladı. Artık "sivil bir lider" olarak direnişin başına geçti.
TAŞ BİNANIN İÇİNDEKİ İRADE
23 Temmuz - 7 Ağustos 1919 tarihleri arasında 14 gün süren kongreye, Doğu vilayetlerini (Erzurum, Trabzon, Sivas, Bitlis, Van) temsilen 56 delege katıldı (Elazığ, Diyarbakır ve Mardin delegeleri valilerin engellemeleri nedeniyle gelemedi).

- Mustafa Kemal Paşa: Kongre Başkanı seçildi. Sivil bir vatandaşa dönüşmesine rağmen karizması ve vizyonuyla kongreye tam anlamıyla liderlik etti.
- Kâzım Karabekir Paşa: 15. Kolordu Komutanı. Mustafa Kemal’in istifasından sonra İstanbul’un "Mustafa Kemal’i tutukla" emrine uymayarak "Ben ve kolordum emrinizdeyim paşam" diyerek Milli Mücadele’nin askeri teminatı oldu.
- Rauf Bey (Orbay): Hamidiye Kahramanı, Amasya Genelgesi imzacısı ve Mustafa Kemal’in en yakın yol arkadaşlarından.
- Hoca Raif Efendi (Dinç): Vilâyat-ı Şarkiyye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Erzurum Şubesi Başkanı; yerel ulema ve bürokrasiyi harekete geçiren kilit isim.
- Cevat Dursunoğlu & Münir Süreyya Bey: Mustafa Kemal ve Rauf Bey’in delegeliğe seçilebilmesi için kendi temsilciliklerinden fedakarlıkla istifa eden Erzurumlu yurtseverler.
TÜRKİYE'NİN ANAYASASINA GİDEN YOL
Erzurum Kongresi’nde alınan kararlar, sadece bölgesel bir savunma belgesi değil, ilan edilecek yeni Türk devletinin ilk manifestosudur:
Vatan Bir Bütündür
1. Madde (Milli Sınırlar)
"Milli sınırlar içinde bulunan vatan parçaları bir bütündür; birbirinden ayrılamaz." (Bu madde Misak-ı Millî’nin ve Türkiye Cumhuriyeti sınırlarının ilk resmi tanımıdır.)
Her Türlü İşgale Karşı Direniş
2. Madde (Direniş İradesi)
"Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı, Osmanlı Hükümeti’nin dağılması halinde, millet topyekün kendisini savunacak ve direnecektir."
Kuvayı Milliye’yi Etkin Kılmak
3. Madde (Milli İrade)
"Kuvayı Milliye’yi tek kuvvet olarak tanımak ve milli iradeyi hakim kılmak esastır." (Cumhuriyet ve milli egemenlik fikrinin üstü kapalı ilk beyanı.)
Tam Bağımsızlık
4. Madde (Manda ve Himaye)
"Manda ve himaye kabul olunamaz." (Amerikan veya İngiliz mandasını savunanlara karşı tam bağımsızlık ilkesi ilan edildi.)
Ayrıcalıklar Reddedildi
5. Madde (Azınlıklar)
"Hristiyan unsurlara siyasi hakimiyet ve sosyal dengemizi bozacak ayrıcalıklar verilemez."
Hükümet Gibi Çalışacak Yapı
6. Madde (Temsil Heyeti)
Kongre sonunda, Anadolu’daki direnişi yürütmek üzere 9 kişilik bir Temsil Heyeti (Heyet-i Temsiliye) seçildi ve başkanlığına Mustafa Kemal getirildi.

MİLLİ MÜCADELE İÇİN ÖNEMİ
- İhtilalci Nitelik: Kongre, İstanbul Hükümeti’nin iradesini yok sayarak milletin kendi kaderini tayin edeceğini ilan etmiş, fiili bir kurucu meclis gibi hareket etmiştir.
- Cumhuriyet’in Doğum Yeri: "Milli iradeyi hakim kılmak esastır" ilkesi, padişahın mutlak otoritesine karşı milli egemenliğin (Cumhuriyet’in) sinyalini vermiştir.
- Temsil Heyeti’nin Doğuşu: TBMM açılana kadar Milli Mücadele’nin fiili hükümeti olarak görev yapacak olan Temsil Heyeti ilk kez burada kurulmuş ve meşruiyet kazanmıştır.
AZ BİLİNENLER
Mustafa Kemal’in "Delegelik" Krizi
Mustafa Kemal Paşa ve Rauf Bey, Erzurum hemşehrisi veya Doğu vilayetleri delegesi olmadıkları için kongreye dışarıdan delege olarak katılmaları hukuken mümkün değildi. Bu kriz, Erzurum delegelerinden Cevat Dursunoğlu ve Kâzım Bey'in görevlerinden istifa etmesiyle çözüldü. Yerlerine Mustafa Kemal ve Rauf Bey delege seçilerek kongreye başkanlık etmelerinin önü açıldı.
Askeri Üniformasız Kalış ve Ödünç Sivil Elbise
Mustafa Kemal Paşa 8/9 Temmuz gecesi askerlikten istifa edince giyecek sivil bir takımı bile yoktu. Erzurum Valisi Münir Bey’in (Akkaya) dolabından alınan, kendisine biraz bol gelen siyah bir elbise ve fez giyerek kongreye katıldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, Kurtuluş Savaşı’nın ilk sivil adımını atarken üzerindeki elbise ödünçtü.
"Manda ve Himaye" Tartışmalarında Bir Tıbbiyeli
Kongrede en sert tartışmalar "Manda" (özellikle Amerikan Mandası) konusunda yaşandı. Bazı delegeler ABD’nin desteğini almanın vatanı kurtarabileceğini savundu. Bu fikre en sert tepkiyi genç Tıbbiyeli Hikmet Bey (Boran) verdi. Mustafa Kemal Paşa’nın gözlerinin içine bakarak, "Paşam, temsilcisi olduğum tıbbiyeliler beni buraya bağımsızlık davamızı başarmak için gönderdi. Mandayı kabul ederseniz sizi de reddederiz!" dedi. Mustafa Kemal, genç adama sarılarak tarihe geçen yanıtını verdi: "Evlat, müsterih ol! Ya istiklal ya ölüm!"
Yangından Kurtulan Mülkiye Binası
Kongrenin toplandığı tarihi bina, 19. yüzyılın sonunda Sanasaryan Ermeni Kız Mektebi olarak inşa edilmiş, daha sonra Mülkiyer Mektebi’ne dönüştürülmüştü. Kongreden kısa süre önce binada büyük bir yangın çıkmış, Erzurum halkı gece gündüz çalışarak ahşap sıraları, masaları ve salonu kongre gününe yetiştirmeyi başarmıştır.
Mustafa Kemal Paşa'nın Kapanış Konuşması: "Tarih, bu kongremizi şüphesiz ender ve büyük bir eser olarak kaydedecektir. Milletimizin buradan yükselen gür sesi, vatanımızın üzerindeki kara bulutları dağıtacak güçtedir."
Erzurum Kongresi, umutsuzluk içindeki bir milletin kendi küllerinden yeniden doğabileceğini, hiçbir yabancı gücün mandası altına girmeyeceğini ve vatan toprağının tek bir karışının dahi feda edilmeyeceğini dünyaya haykıran tarihi bir dönüm noktasıdır.





