Bursa'nın deprem geçmişi ve gelecekte karşı karşıya kalabileceği tehlikeler, Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen bilimsel panelde ele alındı. Bursa'nın fethinin 700'üncü yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen toplantıda, kentin jeolojik yapısı, tarihsel depremler ve olası afetlere karşı alınması gereken önlemler değerlendirildi.

Bursa'da 94 Kilometrelik Fay Sistemi Gündemde

Panorama 1326 Fetih Müzesi'nde düzenlenen panelde konuşan Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, Bursa Ovası'nı bir uçtan diğerine geçen yaklaşık 94 kilometre uzunluğunda bir fay sistemi belirlediklerini söyledi.

Türkiye Diri Fay Haritası'nda yer alan faylarla kendi çalışmalarında tespit ettikleri sistemi karşılaştıran Seyitoğlu, söz konusu fayın Bursa Ovası boyunca uzandığını ifade etti. Fayın uzunluğu ve jeolojik özelliklerinin, bölgedeki deprem tehlikesinin değerlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirtti.

Türkiye’de Bir İlk: 7 Yaşındaki Deveye Kök Hücre Tedavisi!
Türkiye’de Bir İlk: 7 Yaşındaki Deveye Kök Hücre Tedavisi!
İçeriği Görüntüle

Uzmanlara göre fayların uzunluğu, hareket özellikleri ve üzerlerinde zamanla biriken gerilim, deprem potansiyelinin incelenmesinde dikkate alınan unsurlar arasında bulunuyor.

7 Büyüklüğünde Deprem Üretebilir

Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu'nun açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri, Bursa Ovası'ndan geçtiği belirtilen fay sisteminin olası deprem büyüklüğü oldu.

Seyitoğlu, yaptıkları değerlendirmeler doğrultusunda fay sisteminin 7 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli taşıdığını belirtti. Ancak bu açıklama, belirli bir tarihte veya yakın zamanda mutlaka deprem meydana geleceği anlamına gelmiyor. Fayın deprem üretme kapasitesine ilişkin değerlendirme ile depremin ne zaman gerçekleşeceğini tahmin etmek birbirinden farklı konular olarak öne çıkıyor.

Uzmanın açıklamaları, Bursa'da deprem riskinin bilimsel çalışmalar ışığında değerlendirilmesi ve gerekli önlemlerin gecikmeden ele alınması gerektiğini bir kez daha gündeme taşıdı.

1855 Bursa Depremleri Yeniden Gündeme Geldi

Panelde Bursa'nın geçmişte yaşadığı depremler de ayrıntılı şekilde ele alındı. Özellikle 1855 yılında meydana gelen depremlere ilişkin tarihsel kayıtlar, günümüzdeki fay sistemlerinin değerlendirilmesi açısından önem taşıyor.

Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, tarihsel hasar kayıtları ve önceki çalışmalara dayanarak söz konusu fay sisteminin yaklaşık yarısının 1855 depremleri sırasında kırılmış olabileceğini ifade etti. Susurluk'tan Kestel'e uzanan bölümün bu süreçte kırılmış olması gerektiğine ilişkin değerlendirmeler bulunduğunu belirtti.

Seyitoğlu, Kestel'den Yenişehir Ovası'nın iç kesimlerine doğru uzanan bölümün ise 1855 yılında kırılmamış olabileceğini düşündüklerini söyledi. Bu değerlendirmelerin, tarihsel kayıtların ve jeolojik verilerin birlikte incelenmesine dayandığını aktardı.

Kestel-Yenişehir Hattı Neden Önemli?

Bursa'daki fay sistemine ilişkin açıklamalarda Kestel ile Yenişehir Ovası arasındaki bölüm özellikle dikkat çekti. Uzmanın değerlendirmesine göre, bu bölümün geçmişte kırılmamış olma ihtimali, fayın özelliklerinin ve deprem potansiyelinin ayrıntılı biçimde araştırılmasını gerektiriyor.

Fayların hareket hızlarının belirlenmesi, uzun vadede biriken gerilimin hesaplanması ve tarihsel deprem kayıtlarının incelenmesi, bilimsel değerlendirmelerde kullanılan yöntemler arasında yer alıyor.

Bursa Ovası'nı geçen fay sisteminin deprem meydana gelmeden önce belirlenebilmiş olmasını önemli bir avantaj olarak değerlendiren Seyitoğlu, elde edilen bilgilerin kent planlaması ve afet hazırlıkları açısından dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

Bursa'nın Deprem Geçmişi Bilimsel Panelde Ele Alındı

Osmangazi Belediyesi ev sahipliğinde, Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi ve Jeolojik Mirası Koruma Derneği'nin katkılarıyla düzenlenen panelde farklı alanlardan akademisyenler de sunum yaptı.

Toplantıda Bursa'nın tarihsel gelişimi, mimari mirası, jeolojik özellikleri ve geçmiş depremlerden çıkarılabilecek dersler değerlendirildi. Program öncesinde gösterilen animasyon filmde, 1855 yılında Bursa'da meydana gelen depremlerin kentte yol açtığı yıkım anlatıldı.

Akademisyenler, tarihsel belgelerin ve jeolojik araştırmaların birlikte değerlendirilmesinin, Bursa'nın deprem tehlikesini anlamak açısından önemli olduğuna dikkat çekti.

Deprem Riskine Karşı Hazırlık Vurgusu

Uzmanların değerlendirmelerinde, deprem tehlikesinin belirlenmesinin yanı sıra riskleri azaltacak çalışmaların da önem taşıdığı belirtildi. Fayların konumlarının bilinmesi, yerleşim alanlarının özelliklerinin değerlendirilmesi ve yapı güvenliğinin sağlanması, afetlere hazırlık sürecinin temel başlıkları arasında bulunuyor.

Prof. Dr. Gürol Seyitoğlu, Bursa'da fay sisteminin deprem gerçekleşmeden önce tespit edilmiş olmasının önemli olduğunu belirterek bu bilgilerin gerekli önlemlerin alınmasında kullanılmasına dikkat çekti.

Bursa'da gündeme gelen 94 kilometrelik fay sistemi ve 7 büyüklüğündeki deprem potansiyeline ilişkin açıklamalar, kentin deprem hazırlıklarının bilimsel veriler doğrultusunda sürdürülmesi gerektiğini ortaya koyuyor.

Muhabir: Haber Merkezi