Bundan tam 565 yıl önce, 15 Ağustos 1461 günü, Trabzon surlarının üzerinde dalgalanan Bizantion (Komnenos) kartallı bayraklar indirildi ve yerini Osmanlı’nın üç hilalli sancağı aldı. Fatih Sultan Mehmed’in "La’net olsun o şehri elinde tutana ki, İslâm’ın kılıcı ona karşı boyun bükmüştür" diyerek karadan ve denizden kusursuz bir operasyonla kuşattığı Trabzon İmparatorluğu, Karadeniz’deki son Roma kalıntısı olarak tarihe gömüldü.

İstanbul’un fethinden sekiz yıl sonra gerçekleştirilen bu stratejik hamle, yalnızca Doğu Karadeniz’in Osmanlı topraklarına katılması anlamına gelmiyordu; aynı zamanda İpek Yolu’nun Karadeniz çıkış kapısının ele geçirilmesi ve Ceneviz/Venedik deniz ticaret monopolünün kırılması demekti.

Trabzon’un fethinin tarihsel sürecini, arkasındaki nedenleri, askeri ve jeopolitik sonuçlarını, Fatih’in dehasını ve tarihin tozlu sayfalarında kalmış şaşırtıcı detaylarını derinlemesine inceliyoruz.

DOĞU'NUN KİLİT KALESİ

Trabzon, 1204 yılında Dördüncü Haçlı Seferi sırasında İstanbul’daki Latin işgalinden kaçan Megakles Komnenos ailesi tarafından kurulan Trabzon İmparatorluğu (Pontus Rum İmparatorluğu) tarafından yönetiliyordu. 1461 yılına gelindiğinde bu devlet, Osmanlı’nın Anadolu’daki tam birliğinin önündeki son büyük engeldi:

  • Akkoyunlu Tehdidi ve İttifaklar: Trabzon İmparatoru III. David Komnenos, Doğu’daki güçlü Türkmen devleti Akkoyunluların lideri Uzun Hasan ile evlilik yoluyla akraba olmuştu. Trabzon yönetimi, Osmanlı'ya ödemesi gereken yıllık vergileri kesmiş ve Akkoyunlulara güvenerek Fatih’e meydan okumaya başlamıştı.

  • İpek Yolu Hakimiyeti: Trabzon Limanı, Doğu'dan gelen değerli malların (baharat, ipek, kumaş) Avrupa’ya taşındığı en kritik deniz ticaret noktalarından biriydi. Osmanlı, dünya ticaret yollarının kalbini ele geçirmek zorundaydı.

  • "Karadeniz Bir Türk Gölü Olacak": Fatih Sultan Mehmed’in en büyük jeopolitik vizyonu, Karadeniz’i tamamen bir Osmanlı iç denizi haline getirmek ve Ceneviz/Venedik kolonilerini bölgeden tasfiye etmekti. Trabzon’un fethi bu vizyonun merkezindeydi.

KARADAN VE DENİZDEN KISKAÇ

Fatih Sultan Mehmed, Trabzon seferini kusursuz bir gizlilik ve devasa bir lojistik hazırlıkla planladı. Hedefin ilk başta kimse tarafından bilinmemesi için donanma Karadeniz’e açılırken karadan da iki koldan ordu sevkedildi:

  • Zigana Geçitleri ve Fatih'in Yürüyüşü: Padişah, ordusuyla birlikte sarp ve dikey kayalıkları, geçit vermez dağları bizzat yürüyerek aştı. Tarih kaynaklarında Fatih’in yürüyüş sırasında askerlerinden daha dinç olduğu ve bizzat orduyu motive ettiği yazar.

  • Teslimiyet Anı (Ağustos 1461): Donanmanın limanı kapaması ve Fatih’in sarp tepeleri tutmasıyla Trabzon dış dünyadan tamamen koparıldı. İmparator III. David, kan dökülmesini önlemek ve can güvenliğini almak şartıyla şehri teslim etmek zorunda kaldı. 15 Ağustos 1461’de şehir Osmanlı hakimiyetine girdi.

Trabzon'un Fethi 3

FETHİN SONUÇLARI

  • Pontus Rum İmparatorluğu’na Son: 257 yıl süren Trabzon Rum İmparatorluğu tarihi sona erdi. Hanedan üyeleri İstanbul’a getirildi; son imparator III. David ailesiyle birlikte Müslümanlığı seçti ve sarayda kendisine mülkler verildi.

  • Karadeniz’de Osmanlı Üstünlüğü: Trabzon’un fethiyle Doğu Karadeniz güvenliğe kavuştu. Bölge, kısa sürede İslamlaşma ve Türkleşme sürecine girdi.

    Parayı iade edenler cezadan kurtulacak mı?
    Parayı iade edenler cezadan kurtulacak mı?
    İçeriği Görüntüle
  • İpek Yolu'nun Kilidinin Açılması: Asya ticaret yollarının güvenliği Osmanlı kontrolüne geçti. Trabzon, Osmanlı’nın doğuya açılan en büyük ticaret üssü oldu.

AZ BİLİNENLER

Fatih’in Manastır Ziyareti ve Sümela Hassasiyeti

Trabzon’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmed, bölgedeki manastır ve kiliselerin durumunu inceledi. Hristiyan halkın ibadet özgürlüğünü korumak adına Maçka’daki ünlü Sümela Manastırı’nı özel bir fermanla koruma altına aldı; dervişlerin ve keşişlerin haklarına dokunulmamasını emretti. Fatih’in bu hoşgörü fermanı günümüzde Sümela’nın arşivlerinde yer almaktadır.

Hızır Bey ve Trabzon'un İlk Türk Kadısı

Trabzon fethedildikten sonra şehrin idaresi ve adaleti İstanbul’un fethinden tanıdık bir isme, Fatih’in lalası ve ilk İstanbul Kadısı olan Hızır Bey’in (Hızır Çelebi) torunlarına/yakınlarına ve Osmanlı kadılarına emanet edildi. Şehir kısa sürede bir ilim, irfan ve ticaret merkezine dönüştürüldü.

Trabzon Hanedanının İstanbul’daki Trajik Sonu

III. David Komnenos’un eşi prenses Catherine (Theodora), zekası ve güzelliğiyle dönemin Avrupa saraylarında çok konuşuluyordu. İstanbul’a getirildikten birkaç yıl sonra, saray içindeki bazı gizli haberleşmeler ve siyasi komplolar nedeniyle Fatih tarafından hapsedildi ve hayatı trajik bir sonla bitti.

Yavuz Sultan Selim ve Kanuni’nin Doğduğu Topraklar

Trabzon, Osmanlı şehzadelerinin "Sancak Beyliği" yaptığı en önemli illerden biri oldu. Yavuz Sultan Selim bu şehirde vali olarak görev yaptı ve Trabzon’da doğdu. Kanuni Sultan Süleyman da Trabzon sarayında dünyaya geldi ve çocukluk yıllarını bu şehirde geçirdi.

Trabzon'un Fethi 2

Tarihçi Aşıkpaşazade’nin Kaleminden Fethin Özeti: "Göz alabildiğine yeşil, sarp dağlar arasındaydı bu gizli şehir. Sultan Mehmed Han orayı fetheyleyince, Doğu'nun ve Batı'nın anahtarı Osmanlı'nın eline geçti."

Trabzon’un fethi; Fatih Sultan Mehmed’in askeri dehasının, sabrının ve Karadeniz’i bir Türk gölü yapma idealinin en parlak zaferidir.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz