Tam 107 yıl önce bugün, sabahın erken saatlerinde İzmir rıhtımına çıkan Yunan askerleri, sadece bir şehri işgal etmiyor; aynı zamanda bir ulusun sabrını taşırarak topyekûn bir Kurtuluş Savaşı’nın fitilini ateşliyordu. 15 Mayıs 1919, Türk tarihinin en karanlık günlerinden biri olarak kayda geçse de, Konak Meydanı'nda yankılanan o "ilk kurşun" sesi, Anadolu’nun makus talihini değiştirecek direnişin habercisiydi.

Mondros’un gölgesinden Paris Barış Konferansı’na, İtilaf Devletleri’nin diplomatik oyunlarından Hasan Tahsin’in fedakârlığına kadar İzmir’in işgalini ve beraberinde getirdiği büyük uyanışı inceliyoruz.

DİPLOMATİK İHANET

I. Dünya Savaşı'nın bitimiyle imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması, Anadolu’yu işgallere açık hale getirmişti. Ancak İzmir’in işgali, tamamen bir diplomatik kumpasın ürünüydü.

Vatikan'da Suikast: Papa II. Jean Paul ve Mehmet Ali Ağca
Vatikan'da Suikast: Papa II. Jean Paul ve Mehmet Ali Ağca
İçeriği Görüntüle
  • İtalya vs. İngiltere: 1915 Londra Antlaşması ile İzmir İtalyanlara vaat edilmişti. Ancak İngiltere, Akdeniz’de güçlü bir İtalya yerine kendi güdümünde zayıf bir Yunanistan’ı tercih etti.
  • Sahte Raporlar: Yunanistan Başbakanı Venizelos, Paris Barış Konferansı’nda İzmir ve çevresinde Rum nüfusun çoğunlukta olduğu ve Hristiyanların katledilme tehlikesi altında olduğu yönünde sahte belgeler sundu.
  • Mondros’un 7. Maddesi: İtilaf Devletleri, "güvenliği tehdit eden bir durum" olduğu bahanesiyle Mondros’un 7. maddesini dayanak göstererek işgale yeşil ışık yaktı.

KORDON'DA KANLI KARŞILAMA

Yunan birlikleri "Patris" ve "Themistoklis" gemilerinden Pasaport İskelesi’ne çıkarken, şehir büyük bir sessizlik ve derin bir keder içindeydi.

İzmir'in İşgali 1

  • İşgalin Başlaması: Yunan Efzon alayı, yerli Rumların sevinç gösterileri ve "Zito" (Yaşasın) nidaları eşliğinde Kordonboyu’nda yürüyüşe geçti.
  • Hasan Tahsin ve İlk Kurşun: Gerçek adı Osman Nevres olan gazeteci Hasan Tahsin, işgalin kabullenilemeyeceğini haykırırcasına tabancasını çekti ve Yunan sancaktarını vurarak ilk direnişi başlattı. Tahsin, olay yerinde şehit edildi ancak o kurşun, Anadolu’daki "direniş ruhunu" uyandırdı.
  • Saraykışla Katliamı: İşgalin ilk saatlerinde silahsız Türk askerlerinin bulunduğu Saraykışla basıldı. Redd-i İlhak cemiyetine destek veren subaylar ve siviller süngülenerek şehit edildi. "Zito Venizelos" demeyi reddeden Miralay Fethi Bey, orada süngülenerek şehit düşen sembol isimlerden biri oldu.

İTİLAF DEVLETLERİ VE YUNANİSTAN

İngiltere ve Fransa, Yunanistan’ı Anadolu’da bir "piyon" olarak kullandı.

  • İngiliz Desteği: Başbakan Lloyd George, Yunan ordusunu Sevr Antlaşması’nı zorla kabul ettirmek için bir sopa olarak kullandı.
  • Fransız ve İtalyan Çatlağı: İşgalin başlamasından bir süre sonra Fransa ve özellikle İzmir’i kaybeden İtalya, Yunanistan’ın Anadolu’daki varlığından rahatsız olmaya başladı. Bu durum, Milli Mücadele sırasında İtilaf bloğunun parçalanmasına zemin hazırladı.

ANADOLU'DA BÜYÜK PATLAMA

İzmir’in işgali, İstanbul Hükümeti’nin sandığı gibi geçici bir durum değildi; bu, Anadolu halkı için bardağı taşıran son damla oldu.

İzmir'in İşgali 2

  • Milli Cemiyetlerin Birleşmesi: Redd-i İlhak ve Müdafaa-i Hukuk cemiyetleri hızla silahlı direniş kararı aldı.
  • Sultanahmet Mitingleri: İstanbul’da Halide Edip gibi isimlerin önderliğinde yüz binlerce kişi işgali protesto etti.
  • 19 Mayıs 1919: İzmir’in işgalinden sadece 4 gün sonra Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a çıkarak Milli Mücadele’yi resmen başlattı. İzmir’in işgali, Kurtuluş Savaşı’nın en büyük psikolojik itici gücü oldu.

AZ BİLİNENLER

  • "Demirci Efe’nin Rüyası": İzmir’in işgal haberi Aydın ve Nazilli’ye ulaştığında, o güne kadar eşkıya olarak bilinen pek çok zeybek (Demirci Mehmet Efe ve Yörük Ali Efe gibi), "vatan savunması" için dağdan inerek kuvayı milliye saflarına katılmıştır.
  • Bristol Raporu: İşgalden sonra bölgeye gönderilen Amerikalı Amiral Bristol başkanlığındaki heyet, Yunanlıların iddialarının aksine Türklerin katledildiğini ve Rumların çoğunlukta olmadığını resmen raporlamıştır. Bu, Milli Mücadele'nin haklılığını kanıtlayan ilk uluslararası belgedir.
  • Hasan Tahsin’in Kimliği: Hasan Tahsin, Teşkilat-ı Mahsusa üyesiydi ve daha önce Balkanlar'da gizli operasyonlarda bulunmuş profesyonel bir devrimciydi. Yani o kurşun, bir anlık öfkeyle değil, bilinçli bir vatanseverlik tertibiyle atılmıştı.
  • İşgal Öncesi Çanlar: 14 Mayıs gecesi İzmir’deki Rum kiliselerinin çanları durmadan çalmış, ertesi gün yapılacak işgalin kutlaması önceden başlatılmıştır. Türk halkı ise o geceyi evlerinde yas içinde geçirmiştir.

İzmir’in işgali, 15 Mayıs 1919’da büyük bir acıyla başlasa da, 9 Eylül 1922’de büyük bir zaferle sonuçlandı. Bugün Kordonboyu’nda yürüyenler, 107 yıl önce dökülen kanın ve yükselen o ilk feryadın, bağımsız bir Cumhuriyet’in harcı olduğunu asla unutmuyor.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz