Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Birleşmiş Milletler (BM) 81'inci Genel Kurulu marjında New York'ta İletişim Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen "100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri" paneline ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ve ABD diplomatik ilişkilerinin yüzüncü yılına yaklaştığını belirten Duran, değişen uluslararası sistemde iki ülke arasındaki diyaloğun ve stratejik ortaklığın önemine işaret etti.
"En Zorlu Dönemlerde Dahi Diyalog Sürdürüldü"
Sosyal medya hesabından açıklama yapan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye ile ABD arasındaki bir asırlık diplomatik geçmişin köklü yapısını hatırlattı. Uluslararası sistemin yeni bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirten Duran, şu ifadeleri kullandı:
"Geçtiğimiz yüzyıl, iki ülkenin her zaman aynı görüşte olmadığı; ancak en zorlu dönemlerde dahi diyaloğu sürdürdüğü bir ilişki tarihine işaret ediyor. Güçlü ortaklıkların, yetkin ve sorumluluk üstlenen ortaklar temelinde şekillenmesi gerektiğini özellikle önemsiyoruz."
İkinci Yüzyıl İçin Stratejik İş Birliği Alanları
İlişkilerin geleceğine dair vizyonu paylaşan Duran, ikinci yüzyılda birçok kritik sektörün yeni fırsatlar sunacağını kaydetti. Savunma sanayii, enerji, ticaret, yatırım, ileri teknoloji, yapay zeka, akademi, bilim ve kritik mineraller gibi alanların ön plana çıkacağını belirten Duran, bu başlıkların iki ülke için yeni iş birliği imkanları oluşturacağına inandıklarını ifade etti.
"Erdoğan ve Trump Arasındaki Doğrudan Temas Önemli Bir Alan Açtı"
Liderler diplomasisinin iki ülke ilişkilerindeki belirleyici rolüne değinen Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki doğrudan temasın kritik önem taşıdığını vurguladı. Duran, bu diyaloğun yıllardır çözümsüz kalan meselelerde ilerleme sağlanması ve daha yapıcı bir zemin oluşması açısından stratejik bir alan açtığını dile getirdi.
Açıklamasının sonunda panele katılan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a, uzmanlara ve akademisyenlere teşekkür eden Duran, organizasyonun Türkiye-ABD ilişkilerinin ikinci yüzyılına dair ortak hedeflerin şekillenmesine vesile olmasını diledi.





