Sadece Doğu dünyasının değil, dünya siyasi ve mimari tarihinin en görkemli devlet yapılarından biri olan Babür İmparatorluğu (Mihri/Gürkanî Devleti); 16. yüzyılın başında Semerkantlı genç bir mirzanın cesaretiyle kurulup Hint Alt Kıtasının çehresini sonsuza kadar değiştirdi.

Timur ve Cengiz Han'ın soyunu bünyesinde birleştiren Babür Şah'ın Panipat sahralarındaki top sesleriyle başlayan bu destan; Tac Mahal’in ihtişamından Doğu Hindistan Şirketi’nin İngiliz sömürgeciliğine uzanan 330 yıllık devasa bir tarihsel yelpazeyi kapsıyor.

İşte kuruluşundan çöküşüne, mimari şaheserlerinden az bilinen detaylarına kadar Babür İmparatorluğu’nun kapsamlı dosyası.

KURULUŞ VE YÜKSELİŞ

Timur soyundan gelen Fergana hükümdarı Zahîrüddin Muhammed Babür, Orta Asya'da Özbekler karşısında tutunamayınca yönünü güneye çevirdi. Kâbil’i ele geçirdikten sonra Hindistan üzerine seferler düzenleyen Babür Şah, 21 Nisan 1526 Panipat Muharebesi’nde sayıca çok üstün olan Delhi Sultanı İbrahim Lûdî’nin fillerle destekli ordusunu sahra topları ve ateşli silah taktikleriyle yok ederek imparatorluğun temellerini attı.

Babür İmparatorluğu 4

ÖNEMLİ HÜKÜMDARLAR

Babür İmparatorluğu, her biri dünya tarihine damga vurmuş sıra dışı hükümdarlar silsilesiyle yönetildi:

Babür İmparatorluğu 2

Hükümdar Saltanat Yılları Öne Çıkan Özellikleri ve İcraatları
Babür Şah 1526 – 1530 Kurucu, askeri deha ve ilk Türkçe otobiyografik eser olan Babürnâme'nin yazarı.
Ekber Şah 1556 – 1605 İmparatorluğu konsolide etti. Farklı inançları birleştiren Din-i İlâhî anlayışını geliştirdi; hoşgörülü yönetimiyle tanındı.
Şah Cihan 1628 – 1658 Devletin sanatsal ve mimari altın çağı. Eşi Mümtaz Mahal adına Tac Mahal'i yaptırdı.
Evrengzîb 1658 – 1707 Sınırları en geniş boyutuna ulaştırdı (tüm Hindistan). Ortodoks Sünni çizgisiyle merkezi otoriteleri sertleştirdi.

TÜRK VE DÜNYA TARİHİ İÇİN ÖNEMİ

  • Doğu ile Batı'nın İpek Yolu Köprüsü: Babürlüler, Güney Asya ticari rotalarını kontrol ederek dünya gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık %25'ini ellerinde tuttular.

  • Mimari ve Sanat Devrimi: İslami, Türk-İran ve Hint mimarisini harmanlayarak Tac Mahal, Agra Kalesi, Lahor Kalesi ve Hümayun Türbesi gibi UNESCO Dünya Mirası listesindeki yapıları insanlığa kazandırdılar.

Tac Mahal 1

YIKILIŞI

Evrengzîb'in 1707'deki ölümünün ardından iç çekişmeler, Maratha Konfederasyonu'nun isyanları ve İran Şahı Nadir Şah'ın 1739'daki ağır yağması imparatorluğu zayıflattı.

Babür İmparatorluğu 1

18. yüzyılın ortalarından itibaren ticaret bahanesiyle bölgeye yerleşen İngiliz Doğu Hindistan Şirketi (East India Company), eyaletleri tek tek kontrol altına aldı. 1857'deki Büyük Hint İsyanı'nın (Sipahi İsyanı) bastırılmasının ardından İngilizler, son Babür Hükümdarı II. Bahadır Şah'ı Rangoon'a (Birmanya) sürgüne göndererek imparatorluğu resmen tasfiye etti.

AZ BİLİNENLER

1. İsmi: "Babür" Nereden Geliyor?

Batı dünyasında "Mughal Empire" (Moğol İmparatorluğu) olarak adlandırılan devletin kurucusu Babür Şah'ın asıl adı Zahîrüddin Muhammed'dir. Özbek ve Çağatay Türkçesinde "Kaplan / Pars" anlamına gelen "Babür" lakabı, askeri çevikliği ve cesareti nedeniyle öz öz adı yerine geçmiştir.

2. Mimarı Bir Osmanlı Sanatçısı

Şah Cihan'ın yaptırdığı ve dünyanın 7 harikasından biri kabul edilen Tac Mahal'in baş mimarları arasında Mimar Sinan'ın talebelerinden İsa Efendi ve hattat Serdar İsmail Efendi gibi Osmanlı sanatkârları yer almıştır.

Babür İmparatorluğu 3

3. Dünyanın En Değerli Taşları Onların Elindeydi

Dünyaca ünlü Kûh-i Nûr (Işık Dağı) elması ve Deryâ-yı Nûr elması yüzyıllar boyunca Babürlü hükümdarlarının tacını ve "Tavus Kuşu Tahtı"nı (Tâht-ı Tâvus) süslemiştir. Nadir Şah yağmasıyla İran'a geçen bu elmasın bir parçası günümüzde İngiliz Kraliyet Mücevherleri arasındadır.

Babür İmparatorluğu 5

4. Vasiyet: Tabiat Tutkusu

Babür Şah, muazzam zaferlerine rağmen saray şaşaasından ziyade tabiatı ve bahçeleri sevmiştir. Vasiyeti üzerine naaşı üstü açık bir mezara, çok sevdiği Kâbil'deki "Bâğ-ı Babür" (Babür Bahçeleri) içine defnedilmiştir.

Babür İmparatorluğu; askeri güç ile yüksek estetiğin, Türkçe ve Farsça kültürün Hint topraklarında harmanlandığı, insanlık tarihinin en büyüleyici medeniyet tecrübelerinden biri olarak abidelerinde yaşamaya devam ediyor.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz