BİK’in “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi” İstanbul’da tamamlandı
BİK’in “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi” İstanbul’da tamamlandı
İçeriği Görüntüle

Hipertansiyonun toplumda 'sessiz katil' olarak adlandırıldığını belirten Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Aytürk, 'Ülkemizde her 3 yetişkinden biri hipertansiyon hastasıdır. Hipertansiyon çoğu hastada yıllarca hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebilir. Damar yapısını bozmasına rağmen kişi kendini sağlıklı hissedebilir. Bazı hastalarda ilk belirti kalp krizi veya inme gibi ciddi tablolar olabilmektedir. Hipertansiyon erken teşhis ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Özellikle risk grubunda bulunan bireylerin düzenli tansiyon ölçümü yaptırmaları büyük önem taşımaktadır' diye konuştu.

Hipertansiyonun, kanın damar duvarlarına uyguladığı basıncın normal sınırların üzerine çıkması durumu olduğunu aktaran Uzm. Dr. Aytürk, 'Tıbbi kılavuzlara göre büyük tansiyonun 130 mmHg, küçük tansiyonun ise 80 mmHg ve üzerinde olması hipertansiyon olarak tanımlanmaktadır' dedi.

"Yıllarca hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebilir"

Hipertansiyonun toplumda 'sessiz katil' olarak adlandırıldığını ifade eden Uzm. Dr. Aytürk, 'Hipertansiyon çoğu hastada yıllarca hiçbir belirti vermeden sinsice ilerleyebilir. Damar yapısını bozmasına rağmen kişi kendini sağlıklı hissedebilir. Bazı hastalarda ilk belirti kalp krizi veya inme gibi ciddi tablolar olabilmektedir' ifadelerine yer verdi.

En fazla etkilemen 4 organ

Kontrolsüz yüksek tansiyonun birçok organı etkileyebileceğine vurgu yapan Uzm. Dr. Aytürk, 'Özellikle kalp, beyin, böbrekler ve gözler hipertansiyondan en fazla etkilenen organlardır. Hipertansiyon; kalp yetmezliği, inme, böbrek yetmezliği ve görme kayıpları gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabilmektedir' dedi.

Türkiye'de hipertansiyon görülme sıklığının giderek arttığını belirten Uzm. Dr. Aytürk, 'Ülkemizde her 3 yetişkinden biri hipertansiyon hastasıdır. Son yıllarda hareketsiz yaşam tarzı, obezite, paketli gıda tüketimi ve stres nedeniyle hipertansiyon daha genç yaşlarda da görülmeye başlamıştır' Beslenme alışkanlıklarının tansiyon üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Aytürk, 'Aşırı tuz tüketimi vücutta su tutulmasına neden olarak damar içi basıncı artırır. Dünya Sağlık Örgütü günlük tuz tüketiminin 5 gramın altında tutulmasını önermektedir' diye konuştu.

Evde tansiyon ölçümünde sık yapılan hatalara da değinen Uzm. Dr. Aytürk, 'Ölçüm sırasında konuşmak, bacak bacak üstüne atmak, ölçüm öncesinde sigara veya kafein tüketmek yanlış sonuçlara neden olabilir. Ölçüm öncesinde en az 5 dakika dinlenilmeli, sırt desteklenmeli ve kol kalp hizasında tutulmalıdır' dedi. Hipertansiyon tedavisinde ilaç kadar yaşam tarzı değişikliklerinin de önemli olduğunu belirten Aytürk, 'Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, ideal kiloyu korumak ve tuz tüketimini azaltmak tansiyon kontrolünde büyük önem taşımaktadır. Bazı hastalarda yaşam tarzı değişiklikleri sayesinde ilaç ihtiyacı azalabilmektedir' diye konuştu.

Uzm. Dr. Aytürk, 'Hipertansiyon erken teşhis ve düzenli takip ile kontrol altına alınabilen bir hastalıktır. Özellikle risk grubunda bulunan bireylerin düzenli tansiyon ölçümü yaptırmaları büyük önem taşımaktadır' dedi.

Kaynak: DHA