Screenshot 20261019 123148 Gallery

Ankara'nın bazı tarihî eserleri vardır; bulundukları yerle bütünleşir, şehrin simgesi olur. Bazılarıysa bir türlü yerinde duramaz. Ankara'nın Su Perileri Heykeli işte bunlardan biri.

Neredeyse bir asırlık geçmişi boyunca meydan meydan dolaşmış, parklara taşınmış, depolarda unutulmuş, sonunda yeniden gün ışığına çıkarılmıştır.

Hikâye Cumhuriyet'in ilk yıllarında başlıyor.

1924 yılında Ankara Belediye Başkanı Asaf İlbay'ın girişimiyle İtalya'dan getirilen Su Perileri, yeni başkentin meydanlarını güzelleştirmek amacıyla düşünülmüş bir sanat eseriydi.

O yıllarda Ankara henüz kerpiç evlerin, tozlu yolların ve yeni açılan bulvarların şehriydi. Süs havuzları, heykeller ve parklar yalnızca birer şehir mobilyası değil, Cumhuriyet'in çağdaş başkent tasavvurunun parçalarıydı.

Su Perileri'nin ilk yerleştirildiği alan konusunda farklı kayıtlar bulunuyor. Hacettepe ve Demirtepe çevresini işaret eden anlatılar var. Ancak heykelin Kızılay'daki Havuzbaşı dönemine ilişkin fotoğraflar, başkentin sosyal hayatında nasıl önemli bir yer edindiğini gösteriyor.

Kızılay henüz bugünkü yoğunluğuna ulaşmamıştı. İnsanlar havuz çevresinde buluşuyor, fotoğraf çektiriyor, dinleniyordu. Yakın çevrede verilen konserler, bu alanı genç Cumhuriyet'in yeni sosyal hayatının merkezlerinden birine dönüştürüyordu.

Sonra Ankara büyüdü, meydanlar değişti.

Su Perileri, II. Evkaf Apartmanı'nın karşısındaki Ay Yıldız Parkı'na taşındı. Gençlik Parkı henüz yapılmamıştı. Bölgenin bugünkü görünümünden eser yoktu.

Gençlik Parkı'nın düzenlenmesiyle heykelin yolculuğu yeniden başladı. Hacettepe çevresi, ardından Tandoğan Meydanı...

Her taşınma, eserin geçmişinden bir şeyler götürdü. Üst bölümündeki fıskiyeli süslemenin kırılması da bu yolculuğun kayıplarından biriydi.

Ankaralılar ona artık başka bir isim vermişti:

Gezgin Havuz.

1992 yılında Tandoğan Meydanı'ndaki Ankaray çalışmaları sırasında kaldırılan heykel, Yenimahalle'deki belediye deposuna götürüldü.

Geçici olduğu düşünülen bu ayrılık tam 18 yıl sürdü.

Bir zamanlar Ankara'nın en gözde meydanlarını süsleyen Su Perileri, artık gözlerden uzak, unutulmaya terk edilmişti.

Nihayet heykeltıraş Metin Yurdanur'un restorasyon çalışmalarıyla yeniden hayat buldu. 20 Aralık 2010 tarihinde CerModern'in önüne yerleştirildi.

Böylece Su Perileri, Ankara'ya gelişinden yaklaşık 86 yıl sonra kendisine yeni bir durak bulmuş oldu.

Bu heykelin hikâyesini yıllardır izliyorum.

24 Mayıs 2023 tarihinde Zafer Gazetesi'nde yayımlanan “Kente Dair…” başlıklı yazımda Su Perileri'nin serüvenini anlatmış, özellikle kaybolan üst bölümünün yeniden tamamlanması gerektiğine dikkat çekmiştim.

Genel yayın yönetmenliğini yaptığım Kızılca Gün TV'de, hazırladığım “Gizlenenin Peşinde” programında da Ankara'nın Su Perileri Heykeli'nin ilginç serüvenini ele almıştım.

Çünkü mesele yalnızca bir heykelin korunması değildi. Cumhuriyet'in ilk yıllarından kalan bir sanat eserine, Ankara'nın kent belleğine ve giderek kaybolan şehir kültürüne nasıl sahip çıktığımız meselesiydi.

Bugün CerModern'in girişinde duran Su Perileri'ne baktığımda yalnızca bronzdan yapılmış mitolojik figürler görmüyorum.

Eski Kızılay'ı, Havuzbaşı'nı, Ay Yıldız Parkı'nı, Tandoğan Meydanı'nı görüyorum. Artık yerinde olmayan bir Ankara'nın izlerini görüyorum.

Bir şehrin tarihi yalnızca büyük anıtlarda, görkemli yapılarda saklı değildir. Bazen küçücük bir havuzda, kırılmış bir heykel parçasında, yıllarca unutulmuş bir sanat eserinde yaşamaya devam eder.

Su Perileri'nin neredeyse bir asırlık yolculuğu bize bunu anlatıyor.

Ankara büyürken meydanlarını değiştirdi, parklarını değiştirdi, sokaklarını değiştirdi. Peki, hafızasını ne kadar koruyabildi?

Su Perileri hâlâ orada.

Ve galiba Ankara'ya söyleyecekleri henüz bitmedi.