Yeditepe Üniversitesi Hastaneleri Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Akın Öztürk, genç yaşlarda kanser görülme sıklığındaki artışa yönelik değerlendirmelerde bulundu. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre kanserin ortalama görülme yaşının 68 civarında olduğunu aktaran Doç. Dr. Öztürk, 50 yaşın altında görülen kanser vakalarındaki artışa dikkat çekti. Doç. Dr. Öztürk, beslenme alışkanlıkları, obezite, fiziksel aktivite eksikliği ve çevresel faktörlerin bu artışta etkili olabileceğini dile getirdi.
Kolon ve meme kanseri başta olmak üzere bazı kanser türlerinde artış yaşanıyor
Genç yaşlarda kanser görülme sıklığındaki artışın olası sebeplerine değinen Doç. Dr. Öztürk, 'Beslenme, yaşam tarzımızın önemli bir parçası. Fast food tüketiminin artması, enerji içeriği yüksek ve işlenmiş gıdaların fazla tüketilmesi, bitkisel gıdaların ise yeterince tüketilmemesi, özellikle kolon ve meme kanseri başta olmak üzere bazı kanser türlerinin genç yaşlarda görülme sıklığındaki artışla ilişkili olabilir' diye konuştu.
Beslenme alışkanlıklarıyla bağlantılı olarak obezitenin de önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Öztürk, özellikle bel çevresindeki yağlanmanın sağlık açısından risk oluşturduğunu aktardı. Hareketsiz yaşamın kilo artışına yol açabildiğini ifade eden Öztürk, yağ dokusundaki artışın hormonal dengeleri etkileyebildiğini ve özellikle meme kanseri açısından önem taşıdığını belirtti.
"Fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü önem taşıyor"
Günümüzde fiziksel aktivitenin giderek azaldığını belirten Doç. Dr. Öztürk, 'Bilgisayar başında uzun süre oturmak ve günlük yaşamda hareketin azalması, kilo artışına zemin hazırlayabiliyor. Hareketsiz yaşamın yanı sıra beslenme düzensizlikleri de sağlık üzerinde olumsuz etkiler oluşturabiliyor. Bu nedenle düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü önem taşıyor' ifadelerini kullandı.
Doç. Dr. Öztürk, beslenme alışkanlıklarındaki değişimlerin bağırsak mikrobiyotasını da etkileyebileceğini söyledi, bu durumun kolon kanseriyle ilişkili olabileceğini söyledi. Mikroplastikler ve diğer çevresel etkenlerin de araştırılan konular arasında yer aldığını kaydeden Doç. Dr. Öztürk, kanser gelişiminde genetik faktörlerin de etkili olabileceğini dile getirdi.
Birden fazla faktör rol alabiliyor
Kadınlarda meme kanserinin, erkeklerde ise prostat kanserinin en sık görülen kanser türleri arasında yer aldığına değinen Doç. Dr. Öztürk, kolon ve akciğer kanserlerinin de her iki cinsiyette öne çıktığını söyledi. Genç yaşlarda özellikle meme, kolon ve pankreas kanserlerindeki artışın dikkat çektiğini ifade eden Doç. Dr. Öztürk, kanser gelişiminde birden fazla faktörün birlikte rol oynayabileceğini aktardı.
"Genellikle 7-9 saatlik uyku düzenini korumaları gerekiyor"
Kanser riskini azaltmak için yaşam tarzında yapılabilecek değişikliklere değinen Doç. Dr. Öztürk, işlenmiş ve şeker içeriği yüksek gıdaların tüketiminin sınırlandırılması, bitkisel gıdalara beslenmede daha çok yer verilmesi ve düzenli egzersiz yapılmasının önemine dikkat çekti.
Doç. Dr. Öztürk, 'Düzenli uyku, stresin yönetilmesi ve fiziksel aktivitenin artırılması da sağlıklı yaşamın önemli unsurları. Yetişkinlerin ihtiyaçlarına uygun, genellikle 7-9 saatlik uyku düzenini korumaları gerekiyor. Sigara ve alkolden uzak durmak da kanser riskini azaltmaya yönelik önemli adımlar arasında yer alıyor' dedi.
Aile öyküsü olanlar daha çok dikkat etmeli
Kanserin erken teşhisinde tarama programlarının önemini vurgulayan Doç. Dr. Öztürk, özellikle ailesinde kanser öyküsü bulunan kişilerin hekimlerine danışarak tarama planlarını oluşturmaları gerektiğini belirtti.
Kolon kanserinde kolonoskopi ve gaitada gizli kan testlerinin kullanılabildiğini belirten Doç. Dr. Öztürk, ailesinde kolon kanseri öyküsü bulunan kişilerde taramaların daha erken yaşlarda başlayabileceğini söyledi. Meme kanseri açısından ailesinde hastalık öyküsü bulunan kişilerin de yaş ve risk durumlarına göre daha erken dönemde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Doç. Dr. Öztürk, akciğer kanseri taramasında ise özellikle belirli risk kriterlerini karşılayan yoğun sigara içicilerinde düşük doz bilgisayarlı tomografinin kullanılabildiğini kaydetti.
Doç. Dr. Öztürk, kanser riskini azaltmak ve hastalığı erken evrede tespit edebilmek için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi ve kişisel risklere uygun tarama programlarının uygulanması gerektiğini de aktardı.
Esra GÜNTEPE - Ulaşcan ÖZER / İSTANBUL




