Tarih

Gece Yarısı Gelen "Tık": E-Muhtıra

Tarihte bugün, 27 Nisan 2007 yılında TSK tarihe 'E-Muhtıra' olarak geçen müdahaleyi gerçekleştirdi. Gelin birlikte Türk siyasi hayatındaki en sıradışı anlardan birine yakından bakalım.

Abone Ol

Türk siyasi tarihinin en "sıradışı" müdahalelerinden birinin, Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinden yayımlanan ve literatüre "E-muhtıra" olarak geçen gece yarısı bildirisinin üzerinden tam 19 yıl geçti.

2007 yılının o puslu Nisan gecesinde, saatler 23:20’yi gösterdiğinde TSK’nın internet sitesinde beliren bir metin, sadece bir cumhurbaşkanlığı seçimini değil, Türkiye’nin yönetim sistemini ve sivil-asker ilişkilerini kökten değiştirecek bir süreci başlattı.

Eskilerin "post-modern" darbelerinden farklı olarak bir "web sitesi güncellemesi" ile gelen bu müdahalenin; nedenlerinden sonuçlarına, Dolmabahçe’nin sırlarından bugünkü Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne uzanan etkilerini detaylıca inceliyoruz.

367 KRİZİ VE LAİKLİK TARTIŞMASI

2007 baharı, Türkiye’de tansiyonun en yüksek olduğu dönemlerden biriydi. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in görev süresi doluyordu ve AK Parti, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ü aday göstermişti.

  • Laiklik Hassasiyeti: Gül’ün eşinin başörtülü olması ve geçmişteki siyasi çizgisi, orduda ve ana muhalefet cephesinde "laikliğin kalesi sarsılıyor" endişesi yaratmıştı.
  • 367 Formülü: Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, Meclis’in cumhurbaşkanı seçebilmesi için sadece karar yeter sayısı değil, aynı zamanda 367 milletvekilinin genel kurulda hazır bulunması (toplantı yeter sayısı) gerektiğini iddia etti. Bu, siyasi bir düğümün başlangıcıydı.
  • Cumhuriyet Mitingleri: Ankara, İstanbul ve İzmir’de milyonlarca kişi "Cumhuriyetine Sahip Çık" sloganıyla sokaklara dökülmüştü.

İNTERNET TARİHİNİN EN AĞIR METNİ

27 Nisan 2007'de Meclis’te yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda 367 sayısına ulaşılamadı. Aynı gece saat 23:20’de, Genelkurmay Başkanlığı’nın resmi sitesinde bir basın açıklaması yayımlandı.

Bildiriden Önemli Kesit: "Türk Silahlı Kuvvetleri, laikliğin kesin savunucusudur. Son günlerde laiklik karşıtı faaliyetler artmaktadır. TSK, yasalarla kendisine verilen görevleri yerine getirme konusunda kararlıdır. Bu durumun göz ardı edilmemesi gerekir."

Bu açıklama, sadece hükümete bir uyarı değil, aynı zamanda Anayasa Mahkemesi’ne de bir "işaret" olarak yorumlandı.

TARİHİ KIRILMA

Türkiye’nin darbe ve muhtıra tarihindeki en büyük sürpriz ertesi gün yaşandı. Daha önceki müdahalelerde (1960, 1971, 1980, 1997) şapkasını alıp giden veya sessiz kalan hükümetlerin aksine, Erdoğan liderliğindeki hükümet karşı bildiri yayımladı.

  • Cemil Çiçek’in Açıklaması: Ertesi gün kameralar karşısına geçen Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, "Genelkurmay Başkanı, Başbakan’a bağlı bir memurdur. Hükümet emrindedir. Demokratik düzende son sözü millet ve onun temsilcisi olan hükümet söyler" diyerek muhtırayı reddetti.

SONUÇLAR VE BUGÜNE ETKİSİ

E-muhtıra, beklenenin aksine AK Parti’nin elini güçlendirdi ve Türkiye’nin idari yapısında domino etkisi yarattı.

Olay

Tarih

Etkisi

22 Temmuz Seçimleri

2007

AK Parti, muhtıra sonrası %46.6 oy alarak ezici bir zafer kazandı.

Halk Oylaması

21 Ekim 2007

Cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini öngören anayasa değişikliği %68 ile kabul edildi.

Abdullah Gül’ün Seçimi

28 Ağustos 2007

Gül, Meclis’teki turlar sonunda Türkiye’nin 11. Cumhurbaşkanı oldu.

Sistem Değişikliği

2017/2018

2007’deki kriz, cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesi yolunu açarak 2018’deki Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne giden yolun temel taşı oldu.

ÖNEMLİ FİGÜRLER

  • Recep Tayyip Erdoğan: Muhtıraya meydan okuyarak sivil siyasetin otoritesini tesis etti.
  • Yaşar Büyükanıt: Dönemin Genelkurmay Başkanı. Yıllar sonra bu metni bizzat kendisinin yazdığını ve "hükümete değil, laiklik karşıtı odaklara karşı bir hatırlatma" olduğunu savunacaktı.

  • Deniz Baykal: CHP lideri olarak 367 krizini yargıya taşıdı ve muhtıradaki laiklik vurgusunu destekleyen açıklamalarda bulundu.

AZ BİLİNENLER

  • Dolmabahçe Sırrı: 4 Mayıs 2007’de Erdoğan ve Büyükanıt, Dolmabahçe Sarayı’nda baş başa 2,5 saat görüştüler. Bu görüşmede ne konuşulduğu hiçbir zaman tam olarak açıklanmadı. Büyükanıt, "Benimle mezara gidecek" dedi; Erdoğan ise "Devlet sırrı" olarak nitelendirdi.
  • Web Sitesinden Siliniş: Bildiri, yayımlandıktan tam 4 yıl sonra, 2011 yılında Genelkurmay’ın sitesinden kaldırıldı. Olay, "İnternet tarihimizin en kısa ömürlü müdahalesi" olarak da anılır.
  • Gecenin Sessizliği: Muhtıranın yayımlandığı gece Ankara’da birçok bürokrat ve siyasetçinin telefonlarını kapattığı, ancak sabaha karşı hükümetin sert duruşu netleşince telefonların tekrar açıldığı rivayet edilir.

E-muhtıra, Türk siyasetinde "vesayet odakları" ile sivil siyaset arasındaki son büyük çatışmalardan biriydi. 19 yıl sonra bugün, Türkiye’nin yönetim biçimi bu krizin açtığı yollarda şekillenmeye devam ediyor.