Tarih sayfaları, insanoğlunun bilerek imza attığı büyük zaferlerle doludur. Ancak insanlık tarihinin akışını en radikal, en geri dönülemez şekilde değiştiren olaylardan biri, tamamen yanlış yapılmış bir coğrafi hesaplama ve muazzam bir hatanın eseridir.
1492 yılında Cenevizli denizci Kristof Kolomb (Cristoforo Colombo), Doğu’nun zenginliklerine, Çin ve Hindistan’ın baharat ile altın kaynaklarına Batı üzerinden kestirme bir deniz yolu bulmak amacıyla Atlas Okyanusu’na açıldı. Varacağını sandığı yer Asya kıyılarıydı; ancak karşısına devasa bir kıta, yepyeni bir dünya çıktı. Dünyayı küreselleştiren, imparatorlukları yıkan ve milyonlarca insanın kaderini değiştiren 1492 seferinin arka planını, okyanusta yaşanan isyanları, yerlilerle ilk karşılaşmayı ve tarihin tozlu raflarında kalmış şaşırtıcı gerçekleri derinlemesine inceliyoruz.
OSMANLI ENGELİ VE ALTIN HIRSI
15. yüzyılın ikinci yarısında Avrupalı güçlerin Doğu ile ticaret yapmasını sağlayan tarihi İpek ve Baharat yolları, İstanbul’un fethi (1453) ve Memlûk-Osmanlı hakimiyeti nedeniyle tamamen Müslümanların denetimine girmişti. Avrupalı tüccarlar için ipek, baharat ve lüks tüketim maddeleri fahiş gümrük vergileri demekti.
- Alternatif Rota Arayışı: Portekizliler Afrika kıtasını güneyden dolanarak (Ümit Burnu) Hindistan’a ulaşmaya çalışırken; Cenevizli hırslı denizci Kolomb, dünyanın küre şeklinde olduğundan hareketle daha cesur bir fikir öne sürdü: "Doğrudan Batı’ya yelken açarsak, Atlantik’i geçip doğrudan Japonya (Cipangu), Çin (Cathay) ve Hindistan’a ulaşabiliriz."
- İspanya Tacının Desteği (Santa Fe Anlaşması): Kolomb yıllarca Portekiz, İngiltere ve Fransa krallarını ikna etmeye çalıştı ancak hepsi onun mesafe hesaplarını hatalı bulup reddetti. Sonunda, 1492'de Endülüs'teki Granada'yı ele geçirip İspanya birliğini sağlayan Kraliçe I. Isabel ve Kral II. Fernando, hazineyi dolduracak altın ve Katolikliği yayma arzusuyla Kolomb’a gerekli mali desteği sağladı.
OKYANUSTA DEHŞET
3 Ağustos 1492 sabahı Kolomb; Santa María, Pinta ve Niña adındaki üç küçük gemi ve yaklaşık 90 kişilik mürettebatla Palos de la Frontera Limanı’ndan demir aldı. Kanarya Adaları’ndaki ikmalin ardından, 6 Eylül 1492’de uçsuz bucaksız ve bilinmez Atlantik Okyanusu’na açıldılar.

- Pusula Sapması ve Gizlenen Seyir Defteri: Okyanusun ortasına ilerledikçe pusulaların magnetik kuzeyden saptığı görüldü. Mürettebatın dehşete düşmemesi için Kolomb, geminin katettiği gerçek mesafeyi gizledi ve seyir defterine her gün katetdikleri mesafeden daha kısa rakamlar yazdı.
- İsyanın Eşiğinde: Haftalarca hiçbir kara parçası görünmeyince mürettebat arasında "dünyanın sonundan aşağı düşecekleri" veya bir daha geri dönemeyecekleri rüzgarlara kapıldıkları korkusu yayıldı. 10 Ekim’de gemilerde açık bir isyan patlak verdi. Kolomb, denizcileri ikna etmek için son bir koz oynadı: "Bana 3 gün daha verin, kara bulamazsak geri döneceğiz."
- "Tierra! Tierra!" (12 Ekim 1492): İki gün sonra, 12 Ekim 1492 gecesi saat 02.00 sularında Pinta gemisinin gözcüsü Rodrigo de Triana haykırdı: "Tierra! Tierra!" (Kara! Kara!). Gemiler, bugün Bahamalar kümesinde yer alan ve Kolomb'un San Salvador (Kutsal Kurtarıcı) adını verdiği adaya ayak bastı.
YENİ DÜNYA VE BİR BÜYÜK HATA
Kolomb karaya çıktığında, Karayip yerlileri olan Taíno halkı tarafından barışçıl ve cömert bir şekilde karşılandı. Ancak Kolomb, Asya kıyılarında veya Japonya açıklarındaki adalarda olduğuna derinden inanıyordu.
- "Indios" (Hintli) Yanılgısı: Kolomb Hindistan’a ulaştığını sandığı için karşılaştığı yerli halka İspanyolca "Indios" (Hintli) adını verdi. Günümüzde Amerikalı yerliler için kullanılan "Indian" (Kızılderili/Yerli) terimi işte bu tarihi hatadan doğdu.
- Küba ve Hispaniola (Haiti/Dominik): Kolomb bölgedeki keşiflerine devam ederek Küba ve Hispaniola adalarına ulaştı. Buralarda Çin Hükümdarı Büyük Han’ın saraylarını aradı ancak sadece tropikal ormanlar ve ilkel kabileler buldu.
- Santa María'nın Batışı ve İlk Yerleşim: 25 Aralık 1492 gecesi Kolomb’un amiral gemisi Santa María karaya oturarak parçalandı. Geminin enkazından elde edilen ahşaplarla Hispaniola adasında La Navidad adı verilen ilk İspanyol yerleşimi kuruldu ve 39 denizci burada bırakılarak Kolomb İspanya’ya dönmek üzere yola çıktı.
DÜNYA'NIN YENİ ŞEKLİ
|
Alan |
Doğrudan ve Uzun Vadeli Sonuçları |
|
Coğrafi ve Jeopolitik |
Amerika kıtası resmen keşfedildi ve Avrupalı güçlerin (İspanya, Portekiz, İngiltere, Fransa) sömürgecilik yarışı başladı. |
|
Sosyo-Ekonomik (Kolomb Takası) |
Eski Dünya ile Yeni Dünya arasında bitki, hayvan ve kültür alışverişi başladı. Mısır, patates, domates, tütün ve kakao Avrupa'da tarımı ve beslenmeyi devrimleştirdi. |
|
Demografik Yıkım (Yerli Katliamı) |
Avrupalıların taşıdığı çiçek, kızamık ve tifüs gibi mikrop ve hastalıklar ile acımasız köleleştirme politikaları, Amerika yerli nüfusunun %90'ının yok olmasına yol açtı. |
|
Ticaret Yollarının Kayması |
Akdeniz ticareti ve İpek Yolu önemini kaybetti; dünya ticaretinin merkezi Atlantik Okyanusu'na kaydı. Bu durum Osmanlı ekonomisine uzun vadede darbe vurdu. |
AZ BİLİNENLER
1. Kolomb Yeni Bir Kıta Keşfettiğini Asla Kabul Etmedi
Kristof Kolomb, hayatı boyunca Amerika'ya toplam 4 sefer düzenledi. Ancak 1506 yılında öldüğü güne kadar, keşfettiği yerlerin Asya kıtasının doğu kıyıları ve Hindistan adaları olduğuna yemin etti. Buranın yepyeni bir kıta olduğunu fark eden ve adını bu kıtaya veren kişi, İtalyan haritacı ve denizci Amerigo Vespucci oldu.
2. Büyük Coğrafi Hata: Matematiksel Karışıklık
Kolomb'un Asya'yı San Salvador kadar yakın sanmasının sebebi, dönemin bilginlerinin hesaplarını yanlış okumasıydı. Kolomb, Fergani gibi Müslüman coğrafyacıların Dünya'nın çevresini hesaplarken kullandığı Arap milini, daha kısa olan Roma mili ile karıştırdı. Dünya'nın çevresini gerçekte olduğundan yaklaşık %25 daha küçük hesapladığı için Atlantik'in ötesinde hemen Asya'ya varacağını sandı.

3. Ödülü Çalınan Gözcü: Rodrigo de Triana
Kraliçe Isabel, karayı ilk görecek denizciye ömür boyu yıllık 10.000 maravedis altın aylık vaat etmişti. Karayı ilk gören gözcü Rodrigo de Triana idi. Ancak Kolomb, İspanya’ya döndüğünde karayı aslında bir gece önce saat 22.00’de uzakta bir ışık veya mum silüeti olarak kendisinin gördüğünü iddia etti ve ödülü kendi üzerine geçirdi. Deksizliğe uğrayan Triana'nın sonradan Müslüman olup Kuzey Afrika'ya kaçtığı rivayet edilir.
4. Batan Gemiler ve Kolomb'un Tutuklanışı
Kolomb harika bir navigatör ve denizciydi; ancak son derece basiretsiz, zalim bir valiydi. Sonraki seferlerinde kurduğu kolonilerde hem İspanyollara hem de yerlilere uyguladığı acımasız işkence ve infazlar nedeniyle 1500 yılında İspanya'dan gelen bir müfettiş (Francisco de Bobadilla) tarafından prangaya vurularak zincirler içinde zindana atıldı ve İspanya’ya tutuklu olarak getirildi.
Kristof Kolomb’un 1492 seferi, bir dönemin kapanıp modern dünya tarihinin başladığı kırılma noktasıdır. Yanlış bir harita ve tutkulu bir hırsla çıkılan bu yolculuk, küreselleşmenin kapılarını açarken; arkasında zenginleşen bir Avrupa ve yok olan medeniyetlerin trajedisini bıraktı.



