AYCAN AYYILDIZ

Ankara Barosu, tutuklu ile avukat arasındaki yazılı ve sözlü iletişimin sınırlandırılmasına yönelik olası bir yasal düzenleme tartışmasına ilişkin bir açıklama yayımladı. Baro, savunma hakkını zedeleyecek her türlü girişimin karşısında olduklarını vurguladı.

Ankara ve Diyarbakır'daki 'tefecilik' operasyonunda 18 kişi tutuklandı
Ankara ve Diyarbakır'daki 'tefecilik' operasyonunda 18 kişi tutuklandı
İçeriği Görüntüle

Tartışma, Akın Gürlek’in bir televizyon programında yaptığı değerlendirmelerin ardından gündeme geldi. Gürlek, tutuklular ile avukatları arasındaki görüşme ve yazışma hakkının kısıtlanmasına yönelik bir yasal düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti.

”MASUMİYET KARİNESİ İHLAL EDİLİR”

Ankara Barosu açıklamasında, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı bulunmayan tutukluların hukuken suçlu sayılamayacağı hatırlatılarak avukat-müvekkil görüşmelerinin sınırlandırılmasının masumiyet karinesi, savunma hakkı ve hukuk devleti ilkesinin ihlali anlamına geleceği belirtildi.

Açıklamada, Türkiye’nin 1992 yılından bu yana müdafi yardımından yararlanma hakkı konusunda önemli reformlar yaptığı ve mevzuatın Avrupa standartlarının üzerine taşındığı vurgulandı. Baro, “Savunma hakkını ve avukatın yetkilerini sınırlayan tüm müdahale girişimlerinin karşısındayız” ifadelerine yer verdi.

GÜRLEK’TEN YEMİN TÖRENİ AÇIKLAMASI

Öte yandan yeni göreve atanan Adalet Bakanı Akın Gürlek, yemin töreni sırasında yaşanan gerginliğe ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. A Haber’e konuşan Gürlek, kürsüye yöneldiği sırada ortamın karıştığını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Ben kürsüye giderken ortalık karıştı. Birden kürsüye saldırılar başladı. Daha önce AK Partili arkadaşlar uyardı. Keşke yaşanmasaydı. Parlamentoda yaşananlar bize, milletvekillerine ve milli iradeye yakışmadı.”

HUKUKİ VE SİYASİ TARTIŞMA BÜYÜYOR MU?

Bakanlığın gündeme getirdiği olası düzenleme, ceza hukuku ve insan hakları çevrelerinde yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Hukukçular, tutuklu ile avukat arasındaki haberleşmenin gizliliğinin savunma hakkının temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çekerken; güvenlik gerekçesiyle getirilebilecek sınırlamaların ölçülülük ilkesine uygun olması gerektiğini savunuyor.

Tartışmanın, Meclis gündemine taşınabilecek bir yasal düzenleme sürecine evrilip evrilmeyeceği ise merak konusu.

Muhabir: HABER MERKEZİ