Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, bugün Sabah Gazetesi'nde çıkan habere dair sosyal medya hesabından açıklamada bulundu.
Sabah'ta yer alan haberde, Muhittin Böcek'in oğlu Gökhan Böcek'in, CHP Genel Merkezi'nde 1 milyon Euro dolu çantayı teslim ettiği kişiyi Emre Caner olarak teşhis ettiği ve Ağbaba'nın akrabası olduğu iddia edildi.
Söz konusu haber üzerine CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer ve CHP Malatya Milletvekili Ağbaba'dan yazılı açılamalar art arda geldi.
Ağbaba açıklamasında, "Günlerdir kurgulanan, gerçekle hiçbir ilgisi olmayan bir iddia üzerinden partimize ve şahsıma yönelik sürdürülen saldırılara bugün bir yenisi daha eklenmiştir. Haysiyet cellatlarının son hedefi Emre Caner olmuştur." diyerek tepki gösterdi.
Emre Caner'in akrabası olmadığını hatta Malatyalı dahi olmadığını belirten Veli Ağbaba, Caner ile 2018'den bu yana görüşmediklerini ifade etti.
Açıklamanın tamında ise şu ifadelere yer verdi:
"Daha önce özel yaşamı ve malvarlığı üzerinden adeta şantajla ifadesi alınan, tarafımca da iftira suçundan hakkında suç duyurusunda bulunduğum "Gökhan Böcek'ten CHP'ye 1 milyon dolar" yalanı kapsamında bu kez yeni bir senaryo devreye sokulmuş, parayı benim yönlendirmemle Emre Caner isimli kişinin aldığı, Gökhan Böcek'in de kendisini teşhis ettiği ileri sürülmüştür. Her türlü yalanı ve iftirayı mübah görenler, ortaya attıkları son iddialarla kendi kurguladıkları bu senaryoyu bizzat Çökertmişlerdir. Bugün dillendirilen çelişkili söylemler, başından beri iddia edilen para tesliminin hiçbir şekilde gerçekleşmediğini açıkça ortaya koymaktadır. Kamuoyunun bilmesini isterim:
1- Bu iftirayı manşetine taşıyan Sabah gazetesinin iddialarının aksine, Emre Caner benim hiçbir şekilde akrabam değildir. Kaldı ki kendisi Malatyalı dahi değildir.
2- Emre Caner, partimizin gençlik kollarında yöneticilik yapmış; benimle de 2016-2018 yılları arasında gönüllü danışmanlık kapsamında çalışmıştır. 2018 yılında bu çalışma sona ermiş, sonrasında Sayın Gamze Taşçıer ile çalışmaya başlamıştır. Yerel seçimlerin ardından ise bu görevinden de ayrıldığını sonradan öğrenmiş bulunmaktayım.
3- 2018 yılından bu yana düğünü ve bazı parti programları dışında herhangi bir iletişimim söz konusu değildir. Baz ve HTS kayıtları da bu gerçeği açık biçimde ortaya koyacaktır. Buna rağmen, böyle bir kişi üzerinden partide para teslimi yapıldığı yönündeki iddianın, yalnızca bir yalan değil; açık bir iftira ve gerçekle bağdaşmayan bir kurgu olduğu artık net biçimde ortaya çıkmıştır.
4- İftirada, görüştüğü kişinin yaklaşık 1.75 boylarında bir erkek olduğunu belirtmiştir. Sabah gazetesinin bu karalama haberinde bahsedilen Emre Caner, 1.90 boyundadır. Kendi çaresizliklerini yalanlarını, eşgale bile uymayan gencecik bir insanın üzerine yıkmaya çalışmaktadırlar.
5- İlk olarak Manisa üzerinden kurgulanan senaryo tutmayınca yön değiştirmiş ve Gökhan Böcek'e bana para verdiği yönünde ifade dayatılmış, baz ve HTS kayıtları tutmayınca bu kez "benim selamımla başkasına verdirildiği❞ şeklinde kurgu değiştirilmiştir. Tarih ve somut detay içermeyen ifadeler, sonradan yapılan eklemelerle gerçeğe uygunmuş gibi gösterilmeye çalışılmış; nihayetinde ise uydurulan eşgale uygun bir isim aranarak iftiraların hedefi Emre Caner hâline getirilmiştir. Üstelik ortaya atılan eşgalin Emre Caner ile herhangi bir benzerliği de bulunmamaktadır."
"İşkence ve baskıyla alınan ifadeler de delil niteliği taşımamaktadır"
Savcılara seslenen Veli Ağbaba, Gökhan Böcek tarafından böyle bir paranın verilmediğini yineledi, Sabah Gazetesi hakkında suç duyusunda bulunacağını kaydetti.
Ağbaba, "Kamuoyuna ve soruşturmayı yürüten savcılara buradan bir kez daha sesleniyorum: Gökhan Böcek tarafından böyle bir para verilmemiştir, partimiz tarafından böyle bir para alınmamıştır, Emre Caner de böyle bir şeye aracılık etmemiştir. Anayasa ve ceza mevzuatına göre işkence suçtur, işkence ve baskıyla alınan ifadeler de delil niteliği taşımamaktadır. İşkence suçunda zamanaşımı da bulunmamaktadır. Bu şekilde insanları özel yaşamları ile tehdit ederek ifade alan ve hem bizim hem de partimiz üzerinde algı yaratmaya çalışanlar er ya da geç hukuk önünde hesap verecektir. Bu asılsız iftiraları hiçbir somut delil olmaksızın manşetlerine taşıyan Sabah gazetesi başta olmak üzere, kişilik haklarını hedef alan bu organize karalama kampanyasına iştirak eden herkes hakkında gerekli hukuki ve cezai süreçler başlatılarak, suç duyurularında bulunulacaktır." dedi.
— Veli Ağbaba (@veliagbaba) May 18, 2026





