Türk spor tarihinin en büyük, en görkemli ve üzerinden çeyrek asır geçse de heyecanından hiçbir şey kaybetmeyen o büyük zaferin 26. yıl dönümü.

17 Mayıs 2000’de, Kopenhag’ın Parken Stadyumu’nda, Fatih Terim önderliğindeki Galatasaray, İngiliz devi Arsenal’ı devirerek UEFA Kupası’nı namağlup kazandı ve Türk futbol tarihini sonsuza dek değiştirdi.

Süper Lig'de günün sonuçları: 16 Mayıs Cumartesi
Süper Lig'de günün sonuçları: 16 Mayıs Cumartesi
İçeriği Görüntüle

"İmparator"un taktik dehasından Popescu’nun o soğukkanlı son penaltısına, Kopenhag sokaklarındaki tarihi çarpışmalardan bu büyük başarının arkasındaki gizli şifrelere kadar, sarı-kırmızılıların Avrupa'yı fethettiği o efsanevi süreci tüm detaylarıyla inceliyoruz.

ŞAMPİYONLAR LİGİ'NDEN DOĞAN UMUT

Galatasaray aslında o sezon Avrupa yürüyüşüne Şampiyonlar Ligi'nde başlamıştı. Chelsea, Hertha Berlin ve Milan’ın bulunduğu "ölüm grubu"nda son maça kadar her şey karanlıktı.

17 Mayıs 2000 Avrupa'nın Fethi 5

  • Milan Mucizesi: 3 Kasım 1999'da Ali Sami Yen'de oynanan Milan maçının 87. dakikasına 2-1 geride giren Galatasaray, Hakan Şükür ve Ümit Davala’nın (90' penaltı) golleriyle maçı 3-2 kazandı. Grubu 3. sırada tamamlayan sarı-kırmızılılar, teselli ikramiyesi olarak UEFA Kupası’nın yolunu tuttu. Kimse bu tesellinin tarihin en büyük zaferine dönüşeceğini tahmin edemiyordu.

İLMEK İLMEK ÖRÜLEN ZAFER

Galatasaray, UEFA Kupası'na 3. turdan dahil oldu ve finale kadar Avrupa'nın dev kulüplerini sırayla turnuvanın dışına itti:

Tur

Rakip

İlk Maç

İkinci Maç

Toplam Skor

3. Tur

Bologna

1 - 1 (D)

2 - 1 (İ)

3 - 2

4. Tur

Borussia Dortmund

2 - 0 (D)

0 - 0 (İ)

2 - 0

Çeyrek Final

Real Mallorca

4 - 1 (D)

2 - 1 (İ)

6 - 2

Yarı Final

Leeds United

2 - 0 (İ)

2 - 2 (D)

4 - 2

  • Dortmund Duvarı: Batı Almanya'da Hakan Şükür ve Hagi’nin golleriyle alınan 2-0'lık galibiyet, Avrupa'ya sinyal çakılan ilk an oldu.

17 Mayıs 2000 Avrupa'nın Fethi 8

  • Hüzünlü Yarı Final: Leeds United maçı öncesi İstanbul’da iki İngiliz taraftarın hayatını kaybetmesi eşleşmeyi bir futbol maçından çok daha fazlasına dönüştürdü. İngiltere’deki rövanşta cehennem gibi bir atmosferde Hakan Şükür ve Capone ile dik duran Galatasaray, adını finale yazdırdı.

''BİZ DAHA İYİYİZ''

Bu tarihi başarının tesadüf olmadığını gösteren üç temel sütun vardı:

  • Yerli İskelet ve Kolektif Uyum: Takımın omurgası, uzun yıllardır bir arada oynayan ve birbirini ezbere bilen yerli oyunculardan (Bülent, Suat, Okan, Emre, Arif, Hakan Şükür) oluşuyordu.
  • Dünya Çapında Çilekler: Bu iskelet, dünyanın en yetenekli 10 numaralarından Gheorghe Hagi ve Brezilyalı kaleci Taffarel gibi dünya çapında karakterlerle süslenmişti.

17 Mayıs 2000 Avrupa'nın Fethi 3

  • Fatih Terim Faktörü ve Takım Ruhu: Terim’in takıma aşıladığı "Total Futbol" ve tam saha pres, o dönem Avrupa takımlarının alışık olmadığı bir yoğunluktaydı. Final maçı öncesi soyunma odasında taktik tahtasına sadece "Biz daha iyiyiz, çıkın ve kazanın" yazması, motivasyonun zirvesiydi.

KOPENHAG'IN FETHİ

Finalde rakip; Henry, Bergkamp, Petit, Overmars ve Seaman'lı kadrosuyla turnuvanın mutlak favorisi gösterilen Arsenal'dı.

17 Mayıs 2000 Avrupa'nın Fethi 6

  • Hagi’nin Kırmızı Kartı: Maçın normal süresi 0-0 eşitlikle geçildi. Uzatma bölümünün hemen başında (94. dakikada) efsane lider Hagi, Tony Adams ile girdiği ikili mücadele sonrası kırmızı kart görerek oyun dışı kaldı. Galatasaray, dev rakibine karşı 10 kişi kalmıştı.
  • Taffarel’in Mucizesi: Uzatmalarda Thierry Henry’nin altıpas üzerinden vurduğu kafayı kaleci Taffarel’in adeta yerçekimine meydan okuyarak kurtarması, maçın kırılma anıydı.
  • Penaltı Atışları: Penaltılarda Ergün Penbe, Hakan Şükür ve Ümit Davala hata yapmadı. Arsenal’da ise Suker ve Vieira direkleri geçemedi. Son topun başına Gică Popescu geçti. Sakin adımlarla topa gelen Rumen defans oyuncusu, David Seaman’ı ters köşeye yatırdığında spikerin feryadı Türkiye’yi sokağa döktü: "Kupa bizim! Kupa bizim!"

AZ BİLİNENLER

  • "Kırık Omuzla Savaşan Kaptan": Takımın kaptanı Bülent Korkmaz, maçın uzatma bölümlerinde omuz ekleminin çıkması sonucu büyük bir acı yaşadı. Oyuncu değişiklik hakkı bittiği için oyundan çıkmadı ve sargılı, kırık omzuyla Henry’ye karşı savunma yapmaya devam etti. Bu görüntü, zaferin karakter özeti oldu.
  • Sokak Çatışmaları: Maçtan bir gün önce ve maç günü, Kopenhag sokaklarında holiganlıklarıyla ünlü İngiliz taraftarlar ile Galatasaray taraftarları arasında çok ciddi arbedeler yaşandı. İngiliz basını olayları "Kopenhag Savaşı" olarak manşetlerine taşıdı.

17 Mayıs 2000 Avrupa'nın Fethi 2

  • Uğurlu Tabela Taktği: Fatih Terim, Parken Stadyumu'na ayak bastıklarında Arsenal tarafının çok rahat ve kibirli olduğunu fark etmişti. Bunu oyuncularına göstererek, "Sizi küçümsüyorlar, hadlerini bildirin" diyerek takımı ateşlemiştir.
  • Namağlup Tek Türk Takımı: Galatasaray, o sezon UEFA Kupası'nda oynadığı hiçbir maçta mağlubiyet yüzü görmedi. Bu unvan, Türk futbolunda hâlâ tekil bir zirve olarak durmaktadır.

TÜRK FUTBOLUNUN MİLADI

UEFA Kupası zaferi, Türkiye'de bir spor kulübünün elde ettiği en büyük uluslararası başarı olarak tarihe geçti. Bu zaferden sadece 3 ay sonra Galatasaray, Şampiyonlar Ligi şampiyonu Real Madrid’i de devirerek UEFA Süper Kupası’nı müzesine götürdü. 2000 yılındaki bu vizyon ve özgüven, 2002 Dünya Kupası'nda dünya üçüncüsü olacak Türk Milli Takımı'nın da temel felsefesini oluşturdu.

26 yıl sonra bugün, sarı-kırmızılı taraftarlar her 17 Mayıs’ta Kopenhag semalarında patlayan havai fişekleri ve Türkiye’nin tek bir yürek olarak ağladığı o geceyi gururla yad etmeye devam ediyor.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz