Bugün, bir zamanlar Avrupa’nın "Kuzey Kore’si" olarak anılan Arnavutluk’un sokaklarında gezerken, her köşe başında mantar gibi yerden biten beton sığınaklar göze çarpar.

Bu sığınaklar, 41 yıl boyunca ülkeyi demir yumrukla yöneten, Stalin’den daha Stalinci, Mao’dan daha Maocu ve sonunda tüm dünyayı karşısına alacak kadar yalnızlaşan Enver Halil Hoca’nın bıraktığı en somut mirastır.

Yeşil Sahalardan Sonsuzluğa Bir "Efendi" Hikayesi: Ahmet Çalık
Yeşil Sahalardan Sonsuzluğa Bir "Efendi" Hikayesi: Ahmet Çalık
İçeriği Görüntüle

BİR DİKTATÖRLÜĞÜN DOĞUŞU

Enver Hoca, 16 Ekim 1908'de bugün UNESCO Dünya Mirası listesinde olan Gjirokastër (Ergiri) kentinde doğdu. Babası bir kumaş tüccarıydı.

Enver Hoca 2

  • Batı Eğitimi: 1930’da burslu olarak Fransa’daki Montpellier Üniversitesi’ne gitti. Paris’te kaldığı süre boyunca komünist fikirlerle tanıştı ve Fransız Komünist Partisi’nin yayın organı L'Humanité için yazılar yazdı.
  • Öğretmenlikten İhtilale: Arnavutluk’a döndüğünde bir süre Fransızca öğretmenliği yaptı. 1939’da İtalya Arnavutluk’u işgal edince direniş hareketine katıldı. 1941’de Arnavutluk Komünist Partisi’nin (sonradan Emek Partisi) kurucu liderlerinden biri oldu.

ARNAVUTLUK MODELİ

II. Dünya Savaşı sona erdiğinde, Arnavutluk diğer Doğu Bloku ülkelerinden farklı bir konumdaydı: Ülke, Sovyet Kızıl Ordusu’nun yardımı olmadan, bizzat Enver Hoca liderliğindeki partizanlar tarafından kurtarılmıştı. Bu durum, ona sarsılmaz bir meşruiyet ve bağımsız hareket etme alanı sağladı.

1944'te iktidara gelen Hoca, ülkeyi hızla dönüştürmeye başladı:

  • Feodalizmin Sonu: Toprak reformu yapıldı ve okuma-yazma seferberliği başlatıldı. İktidara geldiğinde %90 olan okuma-yazma bilmeme oranı, döneminin sonunda neredeyse sıfıra indi.
  • Sanayileşme: Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş için sert ve merkeziyetçi adımlar atıldı.

HOCAİZM

Enver Hoca’nın siyasi kariyeri, müttefiklerini birer birer terk ederek "saf komünizm" arayışıyla geçti. Hocaizm, aslında dünyadaki tüm komünist rejimleri "revizyonist" (ihanet içinde) ilan eden radikal bir kopuştu.

Enver Hoca 3

  1. Yugoslavya ile Kopuş (1948): Tito'yu "emperyalizmin uşağı" olmakla suçladı ve bağları kopardı.
  2. Sovyetler ile Kopuş (1961): Stalin'den sonra başa geçen Kruşçev'i "liberalleşme" ile suçladı ve SSCB ile tüm ilişkileri kesti.
  3. Çin ile Kopuş (1978): Mao'nun ölümünden sonra Çin’in ABD ile yakınlaşmasını "ihanet" olarak gördü ve son büyük müttefikini de terk etti.
  4. Sonuç: Arnavutluk, 1970’lerin sonundan itibaren dış dünyadan tamamen izole, kendi kendine yetmeye çalışan, elektrik ve buğday dışında neredeyse hiçbir şey ithal etmeyen bir "kale devlet" haline geldi.

İLK ATEİST DEVLET VE SIĞINAKLAR

Enver Hoca rejimi, toplumsal hayatı kontrol etmekte sınır tanımadı.

  • Din Yasaklandı: 1967’de Arnavutluk resmen "dünyanın ilk ateist devleti" ilan edildi. Tüm camiler, kiliseler ve manastırlar ya yıkıldı ya da spor salonuna, depoya veya sinemaya dönüştürülerek kapatıldı. Dinî ibadet suç sayıldı.
  • Bunkarizasyon (Sığınaklaştırma): Hoca, bir gün hem Doğu’nun hem de Batı’nın Arnavutluk’u işgal edeceğine inanıyordu. Bu paranoya sonucunda, ülke genelinde yaklaşık 173.371 adet beton sığınak inşa edildi. Kişi başına düşen sığınak sayısında dünya rekoru kırıldı; ancak bu devasa bütçe, halkın daha da yoksullaşmasına neden oldu.

ÖLÜMÜ

Enver Hoca, 11 Nisan 1985’te, 40 yılı aşkın süren iktidarının ardından şeker hastalığına bağlı komplikasyonlar sonucu öldü. Ölümüyle ülkede yedi günlük yas ilan edildi.

Kızı Pranvera Hoca tarafından Tiran’ın merkezine, babasının anısına devasa bir "Piramit" (Enver Hoca Müzesi) inşa edildi. Ancak 1991’de komünizmin çöküşüyle bu bina önce kültür merkezi, sonra gece kulübü oldu; bugün ise bir teknoloji merkezi olarak hizmet veriyor.

AZ BİLİNEN İLGİNÇ BİLGİLER

  • Sakallı Turist Yasak! Enver Hoca döneminde Arnavutluk'a girmek isteyen turistlerin sakallı olması yasaktı. Sakallı bir turist gümrüğe geldiğinde, gümrükteki berberler tarafından sakalları tıraş edildikten sonra ülkeye alınmasına izin verilirdi. Uzun saç da benzer bir muamele görüyordu.

Enver Hoca 1

  • Özel Araç Yasağı: Ülkede özel araç sahibi olmak tamamen yasaktı. Sadece üst düzey devlet görevlilerinin makam araçları vardı; halk ise bisiklet veya öküz arabası kullanıyordu.
  • Mavi Kot Pantolon ve Rock Müzik: Bunlar "kapitalist yozlaşma" simgeleri olarak görüldüğü için yasaklanmıştı.
  • Kendi Heykelini Yıkan Halk: 1991'de komünizmin çöküşü sırasında Tiran'daki devasa Enver Hoca heykeli, halk tarafından halatlarla çekilerek yıkıldı ve yerlerde sürüklendi.
  • İlaç Takıntısı: Hoca, suikast korkusuyla yediği her yemeğin ve içtiği her ilacın önce bir "denek" tarafından tadılmasını isterdi.

Enver Hoca, Arnavutluk’u modernleştirdi ancak bunu yaparken ülkeyi dev bir hapishaneye çevirdi. Bugün Arnavutluk, o karanlık ve izole yılların izlerini turizm ve teknolojiyle silmeye çalışıyor.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz