Ankara Yelken Kulübü (AYK) ’nün 25. yılı dolayısıyla Marmaris’te düzenlenen Astor Şarj Ankara Yelken 25. Yıl Kupası, spor turizmi, kulüp vizyonu ve yelken kültürü açısından dikkat çeken bir organizasyon olarak öne çıktı. Kulüp, bu başarının ardından 14–23 Mart 2026 tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleştirilecek TYF Yelken Ligi Optimist Türkiye Şampiyonası 2. Ayak yarışlarının organizasyonunu üstlenecek. AYK Başkanı Sermurat Küçükgül, “Yelken yarışları aynı zamanda tanıtım yatırımı niteliğindedir. Bir uluslararası yelken yarışı, yüzlerce yabancı sporcuyu Türkiye’ye çeker, sürdürülebilir ve nitelikli turizm modeli ortaya çıkarır” dedi.
Kuruluş yıl dönümü dolayısıyla çeşitli etkinlikler düzenleyen AYK, geçen ay Marmaris’te 42 teknenin kıyasıya mücadele ettiği Astor Şarj Ankara 25. Yıl Kupası yarışmasını düzenledi. Marmaris’te kış sezonuna önemli bir canlılık katan ve sportif rekabetin yanı sıra sosyal etkileşimi güçlendiren organizasyon, katılım paylarının eğitime bağışlanmasıyla toplumsal fayda yönünü de öne çıkardı. Ankara’dan denize uzanan bu yolculuk, enerjisi, dayanışması ve bıraktığı güçlü izlerle uzun süre hafızalarda yer edecek bir buluşmaya dönüştü.
“Marmaris, Bu Kez Spor ve Deniz Kültürüyle Öne Çıkan Bir Merkez Olarak Dikkat Çekti”
Ankara’dan yaklaşık 150 yarışçının katıldığı ve toplamda 450’ye yakın sporcunun bir araya geldiği organizasyonda, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Marmaris Belediyesi, MUTTAŞ, Marmaris Liman Başkanlığı ve Türkiye Yelken Federasyonu’nun katkılarıyla gerçekleşen yarışlar, Marmaris’te kış sezonunda sportif ve sosyal bir hareketlilik yarattı. Organizasyonun katılım paylarının eğitime bağışlanması ise etkinliğin toplumsal fayda boyutunu güçlendirdi. Küçükgül, Marmaris’te gerçekleşen organizasyona ilişkin “Bu organizasyon yalnızca denizde yaşanan bir rekabet değil; şehir geneline yayılan bir sinerjiye dönüştü. Yerel ve ulusal basında oluşan geniş yansıma sayesinde Marmaris, bu kez yalnızca bir tatil destinasyonu olarak değil; spor, disiplin ve deniz kültürüyle öne çıkan bir merkez olarak dikkat çekti” dedi.
“Yelkenciliğin Yıllık Turizm Gelirine 1 Milyar dolar Ek Katkı Sağlaması Mümkün”
Yelken sporunun küresel ölçekte 50 milyar doların üzerinde bir büyüklüğe ulaştığına işaret eden Küçükgül, özellikle tekne/yat üretiminin yıllık 12-13 milyar dolarlık hacme sahip olduğunu ve önümüzdeki 10 yılda istikrarlı biçimde büyümesinin beklendiğini ifade etti.

Yelken sporunun turizm ve ekonomi açısından Türkiye’ye katkısını da değerlendiren Küçükgül, “Bir yelkenliyle Türkiye kıyılarını gezen turist, otel odasında kalan bir tatilciye göre ortalama 3 ila 5 kat daha fazla harcama yapar. Yelken turizmi yazla sınırlı olmayan bir faaliyet olduğu için bahar ve sonbahar aylarında da bölgelere ekonomik canlılık getirir. Yelkenciliğin yıllık turizm gelirine 1 milyar dolar ek katkı sağlaması mümkün. Türkiye’nin bu alandaki potansiyeli çok büyük ve doğru yatırımlarla biz de kısa sürede dünya yelken ekonomisinin güçlü bir oyuncusu olabiliriz. Bodrum’da yapılan regatta’ların otel doluluk oranlarını yüzde 30 artırması bunun en net göstergesi. Yelken yarışları aynı zamanda tanıtım yatırımı niteliğindedir. Bir uluslararası yelken yarışı, yüzlerce yabancı sporcu ve medya mensubunu Türkiye’ye çeker, sürdürülebilir ve nitelikli turizm modeli ortaya çıkarır. Bu da ülkemizi ‘güvenli, modern ve deniz kültürüne sahip’ bir destinasyon olarak tanıtır” dedi.
Türkiye’nin Adı, Uluslararası Yarışlarda Her Geçen Gün Daha Sık Anılıyor
Türkiye’nin yelken sporunda ciddi bir yükseliş dönemine girdiğini dile getiren Küçükgül, “Türkiye Yelken Federasyonu destekleriyle Son yıllarda milli sporcularımız, Avrupa ve dünya şampiyonalarında 20’nin üzerinde madalya kazanarak yelkende güçlü bir yükseliş kaydetti. Denizle çevrili bir ülke olmamıza rağmen, yelken sporunun yaygınlaşması ve daha profesyonel bir yapıya kavuşması özellikle son 10-15 yılda hız kazandı. Artık yelken sadece İstanbul, İzmir, Bodrum gibi kıyı şehirlerinde değil; Ankara, Kayseri, Van ve Bursa gibi iç bölgelerde de büyüyor. Bu şehirlerde kurulan güçlü kulüpler yeni sporcular yetiştiriyor, başarılar da peş peşe geliyor. Türkiye’nin adı, uluslararası yarışlarda her geçen gün daha sık anılıyor” diye konuştu.
Ankara gibi denizi olmayan şehirlerde yelken sporuna vatandaşların ilgisinin ne olduğu sorulduğunda ise Küçükgül, “Denizi olmayan ama yelkenin çok güçlü olduğu pek çok ülke var. İsviçre, Avusturya, Macaristan ve Çekya gibi ülkeler tamamen kara ülkesidir; buna rağmen göl yelkenciliğinde dünya çapında sporcular yetiştiriyorlar. Ankara, Mogan Gölü gibi doğal su alanlarına sahip. Bu göller, yelken sporu için gerekli olan rüzgâr koşullarını ve güvenli ortamı fazlasıyla sağlıyor. Ankara Yelken Kulübü olarak biz yıllardır burada Optimist, Laser (ILCA) sınıflarında yüzlerce sporcu yetiştirdik” yanıtını verdi.
“TYF Yelken Ligi Optimist Türkiye Şampiyonası Yarışlarını, AYK Olarak Organize Edeceğiz”
2026 için hedeflerini anlatan Küçükgül, “Sportif başarıyı sürdürülebilir kılmak, genç sporcu gelişimini güçlendirmek ve kulübümüzün ulusal ölçekteki görünürlüğünü artırmak temel hedeflerimiz. Bu doğrultuda, TYF Yelken Ligi Optimist Türkiye Şampiyonası 2. Ayak yarışlarını İstanbul’da organize edecek olmak, bizim için büyük bir gurur ve sorumluluk. Bu organizasyon, genç sporcularımız için son derece değerli bir deneyim alanı yaratacak” diye konuştu.




