Partisinden ayrılan Özarslan’a yüklenen Özel, belediye başkanlığı makamının CHP seçmeninin iradesiyle kazanıldığını belirtti. İstifayı "vefasızlık" olarak nitelendiren Özel, seçmenin emanetine sahip çıkmayanların siyaseten bedel ödeyeceğini ifade etti.

Özel, ''Değerli arkadaşlar, gelelim sıcak bir mevzuya. Bu iktidar milletin huzurunu bozdu, ekmeğini küçülttü ve bunun sonucunda girdiği son seçimlerde de ilk kez yenildi. Biz ilk girdiğimiz seçimde bir söz vermiştik. Demiştik ki; nasıl rahmetli Ecevit, 1970’lerde partisinin başında girdiği ikisi yerel, ikisi genel olmak üzere dört seçimin tamamında partisini birinci çıkardıysa, ben de partinin genel başkanı olursam bir seçimde birinci çıkamazsak görevimi bırakacağım ve partiyi kurultaya taşıyacağım.

Beş ay sonra ilk sınava girdik. Allah’a şükür, hepinizin emeği ve büyük gayretiyle 47 yıl sonra partimizi birinci parti yaptık. Aynı zamanda Erdoğan’ı da partisinin başında ilk kez yenilgiyle tanıştırdık. Eskiden Devlet Bey’e, “Türkeş’ten sonra 30 yıldır kaybediyor, hâlâ duruyor” diyordu. Kemal Bey’e, diğer rakiplerine söylüyordu. “Bir seçimden birinci çıkamayan partisini bıraksın” diyordu. Bu sene ve geçen sene birinci çıkamadığı için ağzını açmıyor, görevi bırakmaktan hiç bahsetmiyor.

Türkiye’nin yüzde 65’ini kazandık, Ege’nin tamamını aldık. Her bölgede belediyesi olan tek parti olmayı başardık. Ankara’da ise yıllarca iki belediyemiz varken; 2019’da üçe, seçimden hemen önce dörde çıkan belediye sayımızı bu seçimde 16’ya çıkardık. Bunun mimarlarından biri de Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş’tır. Aday belirleme sürecinde anketlerle, örgütü dinleyerek, birlikte çalıştık. Kimsenin inanmadığı bir şey oldu ve CHP “üçten yukarı çıkamaz” denilen yerde 16 belediyeyi kazandı.

Bunlardan biri de Keçiören Belediyesi’ydi. Keçiören Belediye Başkanı hakkında görev süresi boyunca pek çok iddia gündeme geldi. Kendisini üç kez özel gündemle Genel Merkez’e çağırdım. “Bu iddialar var, ne diyorsun?” dedim. Bana, söylenenlerin tamamının iftira olduğunu, asla yolsuzluğa bulaşmadığını büyük yeminlerle anlattı. Mansur Başkan’ın, ilçe belediye başkanlarımızın, hepimizin huzurunda çocuklarını, ailesini yeminlerine katarak inkâr etti.

Ancak üç gün öncesine kadar böyleyken, sonrasında AK Parti ile gizli görüşmeler yaptığı, geçeceği bilgileri gelmeye başladı. Şahitleri, tarihleri, isimleri belli. Çarşamba günü AK Parti’ye katılacağı öğreniliyor; telefonlara çıkmıyor, şehirden ayrılıyor. Bir gün önce bana büyük övgülerle konuşan kişi, ertesi gün telefonlarını kapatıyor.

Kendisine ulaşamayınca mesaj attım. Sonrasında “anneme küfretti” gibi iftiralar atıldı. Hâşâ. Aileye yönelik bir kastım yoktur; varsa Allah cezamı versin. Söylediklerim kişilik değerlendirmesidir. Ama bakın, mesajları ben sızdırmadım; kendisi sızdırdı. CHP Genel Başkanı ile iki kişi arasında kalması gereken yazışmaları servis etti.

Dün “hırsız” dediklerinin, “alçak” dediklerinin yanına gidiyorsun. Seni kandırıyorlar. Eğer bir kusurun, bir hırsızlığın varsa ben bunu zaten hazmetmem. Ama seni hırsızlığınla kabul edenlere gidiyorsan, yanlış yoldasın. Bana gelip “Ben kul hakkı yemedim, rüşvet almadım, hırsızlık yapmadım” diyen sendin. Ben de sana inandım.

Şimdi gidip onlara sığınarak ya bana yalan attığını ya da hırsız olduğunu kabul ediyorsun. Ben buna inanmak istemiyorum ama anlıyorum ki kandırılmışım. Benim hırsızla, yolsuzla işim olmaz. AK Parti’nin olur. Bizde böyle bir şey olmaz. Devir hırsızların devri değil; AK Parti’nin devri bitiyor.

Bu mesajlaşmalar Mesut Bey’in telefonundan alınmış, mahkemeye verileceği söylenen yazışmalardır. Burada şahitler vardır. “Genel Başkan bana bunu yazdı” diyerek parti değiştirdiğini söylemek kimseyi inandıramaz.

Burada Ankaragüçlüler de var. Gecekondu tribünü, sol açık, bekar evi gruplarının temsilcileri burada. Ajanslar açık; Anadolu Ajansı, DHA, İHA bahçede. Herkesle konuşabilirsiniz. Dün bu rezalet ortaya çıktığında bile biz meseleyi büyütmemeye çalıştık.'' dedi.

TRİBÜNE RÜŞVET İDDİASI

Özel, ''Bu iş ortaya çıkıp da bu rezalet patlayıp da millet bizi kıracak, onu mazur görecek diye düşünüp pazar günü aldığı garantiye güvenerek diyor ki: “Çarşamba günü AK Parti grubuna katılıyorum. Ankaragücü olarak yanımızda durun, her ihtiyacımızı karşılayın.” Türün lideri de diyor ki: “Sana da ayrı alayım, buyurun, yapın röportajı, son dakika, buyurun.''

Çubuk’ta Sanatın "Mavi" Yolculuğu: Hayal Sanat Atölyesi’nde İlham Dolu Gün
Çubuk’ta Sanatın "Mavi" Yolculuğu: Hayal Sanat Atölyesi’nde İlham Dolu Gün
İçeriği Görüntüle

Ankaragücü geçerken arkasında CHP’den bir kibrit çöpü götüreceğini düşünüyor sanki. Şanlı, şerefli Atatürk’ün kulübü, göğsünde Atatürk’ü onurla taşıyan kulübü parayla satın alacağını sanıyor ve kendine slogan attırmak için adam tutmaya çalışıyor. Oysa Ankaragücü, böyle bir utanmazlığın değil, şerefli geçmişinin arkasında durmaktadır. Atatürk’ün partisinin arkasında durmaya devam ediyor.

Burada konuşulacak çok konu var; çok konuşulan bu Tosuncuk meselesi… Hani o Tosuncuk, milletin paralarını alıp kaçtı. Bu Tosuncuk da milletin helal oylarını alıp kaçmaya kalkıyor. Şimdi AKP meclis üyesi Fatih Ünal, 20, 207.871, 860, 415.777 ve 115.780 sayılı dosyalarda ihaleye fesat karıştırma ve çeşitli suçlamalarla bunun hakkında suç duyurusunda bulunmuş. Osman Gökçek, Ankara milletvekili, 115.707 dosya numarasıyla bunun hakkında suç duyurularında bulunmuş.

Cuma günü akşam kendisiyle görüştüğümde bana şöyle dedi: “Öyle yapmam, o kadar. Bir tweet at, pazartesine bir işim var, onu beklesem olmaz mı?” Dünkü dönemiyle ilgili olarak müfettiş görevlendirildi; soruşturma izni verilip verilmemesi bekleniyor. Eski Keçiören Belediye Başkanı, parti değiştirmek için kapı kapı gezen Mesut hakkında diyor ki: “Örneğin, parti değiştirme uğruna birilerine yaranmak için peşkeş çekilen otoparkın üstüne ışık ve ses gösterilir. Su Meydanı’nın ihalesi nasıl oluyor da bir firmaya veriliyor?”

Whatsapp Image 2026 02 10 At 14.04.08

“Yani partiye geçmek için kapı kapı geziyorsun ve bunun karşılığında ihaleyi AK Parti’den birine tek başına veriyorsun.” Ben defalarca sordum: “Bu proje kaç kere denetlendi? Ne müfettişler geldi geçti?” Ama görüyoruz ki, direnenler aslanlar gibi duruyor, bazıları kaçıyor.

AK Parti’ye soruyorum: “Bu iddialar doğruysa Mesut temiz bir adam mı, yoksa kirli mi?” Eğer doğruysa, o zaman bu işte suç üstü yakalandınız. Mesut temiz biriyse, iftira da suç üstü yakalandınız. Ama Mesut kirliyse, adam kirliyken operasyonla tehdit edip sonra temizlenecekmiş gibi davranıyorsunuz.

Bizim devirde hırsızların devri değil, AK Parti’nin devri değil, o devir bitiyor. Devrimiz başlayınca, yalvarsan da, yakarsan da, seni affetmem. Çünkü sen hırsız olduğunu, yolsuz olduğunu, alçak olduğunu itiraf ettin ve şimdi bu lafları söyleyenlere sığındın, sana sahip çıkanlara sırtını döndün. Eğer hırsızsan niye bizi oyaladın? Yolun açık olsun, ama gün gelecek, elime düşeceksin, o gün sana acırsam namerdim.

Bu yazışmalar Mesut’un telefonundan alınmış, CHP Genel Başkanı ile arasında gizli kalacağını bilerek gönderilmiş. Bu yazışmalardaki hırsızlık ve yolsuzluk iddiaları ortada. Şahitler de mevcut. Genel Başkan’a yazdığı mesajları ve söylediklerini, belgelerle ortaya koyuyoruz.

Bunlar açıkça gösteriyor ki, bazıları CHP’den ayrılıp AK Parti’ye geçerken, hem partiyi hem de halkın güvenini hiçe sayarak peşkeş ve siyasi manevralar yapıyor. Ancak biz, partimizi 47 yıl sonra birinci parti yapmışız, belediyelerin %60’ını almışız. Alınmaz denilen yerlerde rekorlar kırmışız. Bir tane bozuk parça veya kırık parça olunca, bunu özel eleştiri olarak değerlendiriyoruz ve asla kişisel ya da partimize zarar vermesine izin vermiyoruz.. Muhafazakarıyla solcusuyla, sağcısıyla, dürüst insanlarla Haydi hep beraber iktidara yürüyelim. Buyurun sayın başkanlarım hep beraber.'' diye konuştu.

Muhabir: Haber Merkezi