Türkler ve Yunanlar arasındaki ilişkiler, yalnızca 19. ve 20. yüzyılın ulus-devlet dinamikleri ile açıklanamaz. Ege Denizi, Doğu Akdeniz ve Anadolu coğrafyasındaki bu karşılaşma; Hun Türklerinin Roma/Bizans sınırlarına dayanmasından Göktürk diplomasisine, Selçukluların Anadolu’yu yurt edinmesinden Osmanlı dönemine ve modern Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan bin 500 yılı aşkın derin bir tarihsel kökene sahiptir.

HUN-BİZANS KARŞILAŞMASI

Türk bozkır kavimleri ile Yunan-Romen kültürünün ilk ciddi karşılaşması, 4. ve 5. yüzyıllarda Avrupa Hun Devleti dönemine dek uzar.

  • Hun Baskısı ve Vergi Antlaşmaları: Attila önderliğindeki Hunlar, Doğu Roma İmparatorluğu’nun (Bizans) Balkanlar’daki eyaletlerine seferler düzenleyerek Doğu Trakya ve Yunan coğrafyasına kadar ulaştı. Dönemin Bizans (Yunan/Sard) elitleri ile yapılan Margus ve Anatolios Antlaşmaları ile Konstantinopolis ağır vergilere bağlandı.
  • Priskos'un Gözlemleri: Bizanslı elçi ve tarihçi Priskos’un Attila'nın sarayına yaptığı ziyaretler, Türkler ile Yunan dili ve kültürünü taşıyan Bizans bürokrasisi arasındaki ilk diplomatik kayıtlar olarak tarihe geçti.

İLK DOSTLUK: İPEK YOLU DİPLOMASİSİ

6. yüzyılda Orta Asya’da büyük bir güç haline gelen Göktürk Kağanlığı, Doğu Akdeniz ve Avrasya siyasetini şekillendirmek adına Konstantinopolis’teki Yunan/Bizans sarayı ile doğrudan dostluk ilişkileri kurdu.

  • Sasanilere Karşı İttifak: Göktürk Kağanı İstemi Yabgu, İpek Yolu ticaretini güvenceye almak ve Sasaniler’e karşı cephe oluşturmak amacıyla 568 yılında Bizans İmparatoru II. Justinien’e diplomatik heyet gönderdi.
  • Tarihi Elçilik Heyeti: Bizans kaynaklarında geniş yer bulan bu temaslar çerçevesinde, Konstantinopolis’ten Ötüken’e kadar giden Bizans elçisi Zemarkhos, Türk devlet geleneği ile Yunan diplomasisinin tarihteki ilk doğrudan ortaklığını tescilledi.

ANADOLU MÜCADELESİ

11. yüzyıla gelindiğinde Oğuz Türklerinin öncülüğündeki Büyük Selçuklu Devleti ve ardından kurulan Türkiye (Anadolu) Selçuklu Devleti, Grek nüfusun yoğun olarak yaşadığı Anadolu topraklarına yöneldi.

Malazgirt 1

  • Malazgirt Zaferi (1071): Sultan Alp Arslan’ın Bizans İmparatoru IV. Romen Diyojen’i mağlup ettiği Malazgirt Savaşı, Anadolu’nun kapılarını Türklere açarken, bölgedeki Grek/Bizans hakimiyetini kırılma noktasına getirdi.
  • Miryokefalon Zaferi (1176): Selçuklu Sultanı II. Kılıç Arslan’ın Bizans ordusunu Denizli yakınlarında bozguna uğratmasıyla, Anadolu'nun kesin bir Türk yurdu olduğu kabul ettirildi ve Bizans savunma pozisyonuna çekildi.
  • Kültürel Sentez: Savaşlara rağmen Anadolu Selçukluları döneminde Türkler ile yerli Grek/Yunan nüfus arasında yoğun bir ticari, mimari ve kültürel etkileşim yaşandı.

OSMANLI VE MEGALI IDEA

Osmanlı Devleti’nin 1453’te İstanbul’u fethi ve ardından Mora ile Ege adalarını sınırlarına katmasıyla, Yunan nüfusu yaklaşık 400 yıl boyunca Osmanlı idaresi altında yaşadı.
Fatih Sultan Mehmed, Fener Rum Patrikhanesi'ne geniş özerklikler vererek Rum toplumunun idari ve dini yapısını korumasını sağladı.

İstanbul'un Fethi 1

Ancak 19. yüzyılda Fransız İhtilali’nin yaydığı milliyetçilik akımı ve Bizans İmparatorluğu’nu yeniden diriltme hedefi taşıyan "Megali Idea" (Büyük Fikir) anlayışı, 1821 Yunan İsyanı’nı tetikledi. 1830’da imzalanan Londra Protokolü ile bağımsız Yunanistan Krallığı kuruldu.

SAVAŞLAR YÜZYILI VE KURTULUŞ SAVAŞI

Bağımsızlık sonrası Atina yönetimi, Osmanlı toprakları aleyhine genişleme politikası izledi. 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı, Balkan Savaşları (1912-1913) ve I. Dünya Savaşı sonrasında Doğu Trakya ile Batı Anadolu’nun işgali, iki millet arasındaki en kanlı çatışma dönemine imza attı.

  • Lozan ve Nüfus Mübadelesi: 1919-1922 Türk Kurtuluş Savaşı’nın Türkiye’nin zaferiyle sonuçlanması üzerine 1923’te imzalanan Lozan Barış Antlaşması, sınırları çizdi. Antlaşma uyarınca gerçekleşen 1923 Nüfus Mübadelesi ile 1,5 milyona yakın Türk ve Rum karşılıklı yer değiştirdi.
  • Atatürk-Venizelos Dostluğu: Savaşın yıkımlarına rağmen Mustafa Kemal Atatürk ve Eleftherios Venizelos, 1930’da Dostluk Antlaşması imzalayarak örnek bir diplomatik yumuşama başlattı. Venizelos, 1934’te Atatürk’ü Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterdi.

Kurtuluş Savaşı 1

DÜŞMAN KOMŞULAR

II. Dünya Savaşı sonrasında 1952’de NATO’ya eş zamanlı katılan iki ülke, müttefik olmalarına rağmen Doğu Akdeniz’deki nüfuz mücadelesinden kopamadı.

Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM'de
Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM'de
İçeriği Görüntüle
  • Kıbrıs Krizleri (1955 - 1974): 1955’teki 6-7 Eylül Olayları ve Kıbrıs’ta Türklerin uğradığı saldırılar gerilimi tırmandırdı. Yunan cuntasının 1974’teki darbe girişimine Türkiye, Kıbrıs Barış Harekâtı ile yanıt verdi.
  • Ege Anlaşmazlıkları: 1970'lerden itibaren Karasuları genişliği, Kıta Sahanlığı, Ege adalarının silahlandırılması ve Hava Sahası (FIR) sorunları nüksetti. Bu durum 1987 Sismik Araştırma ve 1996 Kardak Krizleri ile iki komşuyu savaşın eşiğine getirdi.

DEPREM ÇAĞI VE ATİNA BİLDİRGESİ

1999 yılındaki Gölcük ve Atina depremleri sonrası gelişen insani yardım dayanışması, iki ülke arasında "Deprem Diplomasisi" dönemini başlattı. Yunanistan, Türkiye’nin AB adaylık sürecine destek verdi.

2020'li yılların başında Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon arama faaliyetleri ve "Mavi Vatan" doktrini üzerinden tırmanan gerginlik; 2023 Kahramanmaraş depremleri ve Yunanistan'daki afetler sonrası yerini yeniden diyalog ortamına bıraktı. Aralık 2023’te imzalanan "Atina Bildirgesi" ile Ege’nin iki yakasında iyi komşuluk ve pozitif gündeme dayalı yeni bir dönem başlatıldı.

Türkiye Yunanistan 1-1

Hun ve Göktürk devirlerindeki ilk diplomatik temaslardan Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki egemenlik mücadelelerine, oradan da modern cumhuriyet dönemine uzanan Türk-Yunan ilişkileri; coğrafi komşuluğun kaçınılmazlığı ile jeopolitik rekabetin ve insani dayanışmanın harmanlandığı uzun bir külliyatı temsil ediyor.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz