Osmanlı İmparatorluğu'nun payitahtı, uygarlıkların kalbi İstanbul; I. Dünya Savaşı'nın ardından İtilaf Devletleri tarafından maruz kaldığı 5 yıla yakın fiili ve resmi işgalin ardından, 6 Ekim 1923 tarihinde Türk ordusunun törenle şehre girişiyle özgürlüğüne kavuştu.
Mustafa Kemal Paşa’nın 13 Kasım 1918’de Haydarpaşa Garı önünde Boğaz'a demirlemiş düşman zırhlılarına bakarak söylediği tarihi "Geldikleri gibi giderler!" sözünün tam anlamıyla gerçeğe dönüştüğü bu zafer; sadece bir kentin kurtuluşu değil, yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenlik ve bağımsızlığının tescili olmuştur.
İşte 13 Kasım 1918'den 6 Ekim 1923'e uzanan çetin diplomasi ve askeri zafer süreci, Türk ordusunun İstanbul'a girdiği o unutulmaz gün ve tarihin tozlu sayfalarında kalan az bilinen gerçekler.
İŞGALİN ARKA PLANI
I. Dünya Savaşı sonunda Mondros Mütarekesi'nin (30 Ekim 1918) imzalanmasıyla birlikte İtilaf Devletleri donanması 13 Kasım 1918'de İstanbul Limanı'na demirledi. İlk etapta fiili olarak yürütülen işgal, Anadolu'da yükselen Milli Mücadele'yi ve Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin kabul ettiği Misak-ı Milli kararlarını ezmek amacıyla 16 Mart 1920'de resmi işgale dönüştürüldü.
-
Siyasi Nedenler: Osmanlı Hükümeti'ni baskı altında tutmak, Boğazlar kontrolünü elinde tutarak Karadeniz ve Orta Doğu jeopolitiğine hakim olmak.
-
Askeri Nedenler: Anadolu'da başlayan Türk İstiklal Harbi'ni merkezinden vurmak ve Sevr Antlaşması'nı Türk milletine zorla kabul ettirmek.
-
Toplumsal Etki: İşgal yılları boyunca İstanbul halkı ağır sansür, gıda darlığı, asayişsizlik ve haksız tutuklamalarla büyük bir baskı yaşadı.

MUDANYA VE LOZAN
30 Ağustos 1922 Büyük Taarruz zaferinin ardından Türk ordusu yönünü Çanakkale ve İstanbul üzerine çevirdi. İngiltere ile savaşın eşiğine gelinen "Çanakkale Krizi" sonrası, İtilaf Devletleri masa oturmak zorunda kaldı.
-
Mudanya Mütarekesi (11 Ekim 1922): Diplomatik bir zafer olan bu mütareke ile İtilaf Devletleri, barış antlaşması imzalandıktan sonra İstanbul'u boşaltmayı kabul etti.
-
Lozan Antlaşması (24 Temmuz 1923): Antlaşmanın onaylanmasını takip eden 6 hafta içinde İtilaf güçlerinin İstanbul'u tamamen tahliye etmesi kararlaştırıldı.
-
2 Ekim 1923 Tahliyesi: Dolmabahçe Sarayı önünde düzenlenen törenle son işgal birlikleri Türk bayrağını selamlayarak gemilerine bindi ve İstanbul'u terk etti.
TÜRK ORDUSUNUN ŞEHRE GİRİŞİ
İtilaf ordularının tahliyesinden 4 gün sonra, Şükrü Naili (Gökberk) Paşa komutasındaki 3. Kolordu birlikleri Kadıköy ve Üsküdar üzerinden Sirkeci'ye geçti.
Gözyaşları, çiçekler ve dualarla karşılanan Türk ordusu, Galata Köprüsü üzerinden geçerek Beyoğlu ve Karaköy güzergahından şehre yayıldı. Günlerdir evlerine Türk bayrakları dokuyan İstanbul halkı, sokakları gelincik tarlasına çevirdi. Yıllardır süren karanlık ve esaret gecesi resmen sona ermişti.
KİLİT FİGÜRLER
| İsim | Rolü | Tarihteki Stratejik Katkısı |
| Mustafa Kemal Atatürk | Milli Mücadele Lideri | "Geldikleri gibi giderler" öngörüsüyle askeri ve diplomatik stratejiyi yöneten efsanevi lider. |
| Şükrü Naili Paşa | 3. Kolordu Komutanı | İstanbul'a giren Türk birliklerinin başındaki komutan; kentin askeri valisi ve kurtarıcı paşası. |
| İsmet İnönü | Dışişleri Bakanı / Başmurahhas | Mudanya ve Lozan görüşmelerinde İstanbul'un tek bir kurşun atılmadan kurtarılmasını sağlayan diplomatik deha. |
| Selahattin Adil Paşa | İstanbul Komutanı | Mudanya sonrasında TBMM adına İstanbul'daki idari ve askeri geçiş sürecini yöneten komutan. |
| General Harington | İtilaf Kuvvetleri Başkomutanı | İşgal ordularının İngiliz komutanı; Türk ordusunun kararlılığı karşısında çatışmayı göze alamayıp tahliyeyi yöneten isim. |
SONUÇLARI VE ÖNEMİ
-
Tam Bağımsızlık ve Egemenlik: Başkent ve Boğazlar üzerindeki yabancı gölgesi tamamen kalktı, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanı (29 Ekim 1923) için tüm engeller temizlendi.
-
Savaşsız Kurtarılan Metropol: Dünya askerlik tarihinde, işgal altındaki devasa bir imparatorluk başkentinin askeri zaferlerin yarattığı diplomatik baskıyla savaşsız ve tahrip edilmeden kurtarılması ender görülen bir başarıdır.
-
Müstemleke Ülkelerine Umut: Mazlum uluslar için emperyalist güçlerin geldikleri gibi gitmek zorunda kalacağının somut kanıtı oldu.

AZ BİLİNENLER
1. Karakol Cemiyeti ve Mim Mim Grubu'nun Gizli İmalathaneleri
İşgal yıllarında İstanbul'daki İtilaf cephaneliklerinden kaçırılan binlerce silah ve mühimmat, "Mim Mim Grubu" ve "Karakol Cemiyeti" gibi gizli örgütlerce kentin göbeğindeki imalathanelerde parçalara ayrılıp sandıklar içinde takalarla Anadolu'ya, Milli Mücadele cephesine taşınmıştır.
2. General Harington Kupası Zaferi
İşgal kuvvetleri komutanı General Harington'ın kendi adına düzenlediği ve İngiliz askerlerinden oluşan takımla Fenerbahçe arasında oynanan tarihi futbol maçı (29 Haziran 1923), sadece bir spor müsabakası değil, işgal altındaki halk için moral savaşıydı. Fenerbahçe maçı 2-1 kazanarak kupayı müzesine götürdü.
3. Evlerde Gizlice Dokunan Türk Bayrakları
İşgal döneminde Türk bayrağı satmak ve asmak yasaktı. İtilaf ordularının gideceği haberi üzerine İstanbul kadifecilerinde ve terzilerinde kırmızı-beyaz kumaş stokları tükendi. Şehir halkı geceleri gaz lambası ışığında evlerinde gizlice bayraklar dikerek 6 Ekim sabahına hazırlandı.
4. Şehzadebaşı Karakolu Baskını Unutulmadı
16 Mart 1920'de resmi işgal başlarken İngiliz askerlerinin sabaha karşı mızıkacı Türk erlerinin kaldığı Şehzadebaşı Karakolu'nu basıp uykudaki askerleri şehit etmesi, Türk ordusunun 6 Ekim 1923'te şehre girişi sırasında unutulmamış; bando birlikleri Şehzadebaşı'ndan geçerken şehitlerin anısına hürmeten marş çalmayı kesip sessiz yürüyüş yapmıştır.
İstanbul’un Kurtuluşu; bir milletin azim, inanç ve askeri dehayla esaret zincirlerini nasıl kırdığının ve tarihe kazınan "Geldikleri gibi giderler" sözünün en görkemli zafer belgesidir.


