Girne'den Mersin'in Taşucu Limanı'na gitmek üzere hareket eden ve mürettebat dahil 267 kişinin bulunduğu katamaran tipi yolcu gemisinin alabora olması sonucu meydana gelen kazada 8 kişi yaşamını yitirdi, 20 kişi ise kayıp olarak aranıyor. Kazaya ilişkin soruşturma sürerken, Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı, deniz kazalarında uygulanması gereken prosedürlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Geminin kaza sırasında hemen batacak özellikte olmadığını belirten Dobrucalı, söz konusu aracın yüksek süratli, fiber yapılı bir "high-speed craft" olduğunu ifade etti. Gemilerin olası hasarlarda suyun üzerinde kalmasını sağlamak amacıyla su geçirmez bölümlere ayrıldığını belirten Dobrucalı, geminin yaşı ne olursa olsun bu tür kazalarda personel ve yolcuların gemiyi güvenli şekilde terk edebilmesi için belirli bir süre sağlanmasının amaçlandığını söyledi.
Geminin tasarımı batmayı geciktirecek şekilde
Prof. Dr. Dobrucalı, geminin deplasman tipi klasik bir yolcu gemisi olmadığını belirterek, "kayıcı tip" olarak adlandırılan yüksek süratli bir gemi olduğunu aktardı. Gemilerin hasarlı ve hasarsız stabilite kurallarına göre tasarlandığını belirten Dobrucalı, herhangi bir kaza durumunda geminin hemen batmaması için su geçirmez bölümlere ayrıldığını söyledi. Geminin 20-25 yıllık olduğuna yönelik bilgilerin bulunduğunu ifade eden Dobrucalı, yaşının tek başına kazanın nedeni olarak değerlendirilemeyeceğini vurguladı.
İlk bilgilere göre geminin baş taraftan dalga aldığına dikkat çeken Dobrucalı, ikinci dalganın ardından baş bölümde patlama sesi duyulduğunun aktarıldığını belirterek, geminin iki dalga tepesini geçerken baş kısmında kırılma yaşanmış olabileceğini değerlendirdi.
"Gemiyi terk pozisyonuna getirmemiz gerekiyor"
Olası bir batma tehlikesinde kaptan ve mürettebatın yolcuları yönlendirmesi gerektiğini belirten Dobrucalı, geminin terk pozisyonuna getirilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.
Gemilerde yolcu kapasitesine uygun sayıda can yeleği ve can salı bulunduğunu belirten Dobrucalı, öncelikle yolcuların can yeleklerini giymesi, ardından mürettebatın yönlendirmesiyle can sallarının bulunduğu bölgeye geçilmesi gerektiğini söyledi. Dobrucalı, can sallarının denize indirilip açılması ve yolcuların bu salların içine yönlendirilmesinin standart prosedür olduğunu vurguladı.
"Gerçek neden kara kutunun incelenmesiyle ortaya çıkacak"
Geminin Girne Limanı'ndan Liman Başkanlığı'nın onayıyla hareket ettiğini hatırlatan Dobrucalı, kazanın gerçek nedeninin soruşturma ve teknik incelemelerin tamamlanmasının ardından netleşeceğini söyledi.
Geminin kara kutusunun incelenmesinin büyük önem taşıdığını belirten Dobrucalı; riskin ne zaman ortaya çıktığı, mürettebat arasındaki iletişim, telsiz görüşmeleri ve yolcuların nasıl yönlendirildiği gibi ayrıntıların bu incelemeler sonucunda ortaya çıkacağını ifade etti. Dobrucalı ayrıca geminin gerçekten bir patlama nedeniyle mi, camların kırılması veya başka bir teknik sebeple mi battığının da ayrıntılı incelemeler sonucunda belirlenebileceğini kaydetti.
"Can salının açılmamış olması dikkat çekici"
Gemide görev yapan kaptan ve mürettebatın gerekli gemi adamı ehliyetlerine sahip olması gerektiğini belirten Dobrucalı, denizcilik personelinin yangın, gemiyi terk, çatışma ve makine arızası gibi farklı senaryolara yönelik eğitimlerden geçtiğini söyledi. Kazaya ilişkin bazı görüntülerde yolcuların çoğunun can yeleği giydiğinin görüldüğünü aktaran Dobrucalı, buna karşın can sallarından birinin açılmamış olmasının dikkat çekici olduğunu ifade etti.
"Can yeleği giymek yeterli değil" diyen Dobrucalı, geminin batma riskinin belirlenmesinin ardından kaptan ve mürettebat tarafından can sallarının açılarak yolcuların bu alanlara yönlendirilmesi gerektiğini belirtti. Can sallarının yolcu kapasitesine uygun sayıda bulunmasının zorunlu olduğunu vurgulayan Dobrucalı, bu salların kullanılmasının deniz kazalarında hayati önem taşıdığını kaydetti.




