GİZLENENİN PEŞİNDE

Screenshot 20261022 154727 Chat G P T

BAZI KİTAPLAR, OKUNMAYI BEKLERKEN ÇÖPE BIRAKILIR.

Çankaya’da temizlik işçileri, çöp konteynerlerinin yanına bırakılmış kitapları topladıklarında belki de yalnızca kitapları kurtarmıyorlardı. Bir evden çıkıp unutulmaya terk edilen o kitaplara, yeniden okunabilecekleri bir yer açıyorlardı.

İşçiler, topladıkları kitapları biriktirdi; temizleyip dezenfekte etti. Mayıs 2016’da Temizlik İşleri Şantiyesi’nde, yaklaşık 3 bin 500 kitapla İşçi Kütüphanesi kuruldu.

İlk okurları, kütüphaneyi kuran işçiler ve aileleriydi. Dinlenme saatlerinde kitap okumaya, ödünç almaya başladılar. Çocuklar için ayrı bir bölüm oluşturuldu. Ardından kütüphanenin kapısı öğrencilere, kreş çocuklarına ve başka okurlara da açıldı. Bir şantiyenin içinde başlayan bu girişim, zamanla kentin paylaşım alanlarından biri oldu.

Bağışlarla raflar çoğaldı. Kütüphanedeki kitap sayısı 2018’in sonunda 25 bine ulaştı. Ansiklopediler, tarih kitapları, romanlar, dünya klasikleri ve çocuk kitapları… Her biri başka bir evden çıkıp yeni bir okurla buluştu. Bir kitabın hikâyesi bitmedi; yalnızca yeni bir okurla devam etti.

İşçiler, kitapları kütüphaneye gelemeyenlere de ulaştırmak istedi. Bir çöp kamyonunu gezici kütüphaneye dönüştürerek kitapları köy okullarına ve başka kütüphanelere taşıdılar. Şehrin atıklarını toplayan araç, bu kez kitap taşıdı.

Kütüphanenin çevresinde başka bir girişim daha doğdu. İşçiler, atılmış ya da çöpten çıkarılmış malzemelerden yaptıkları ve onardıkları çalgılarla Grup Teneke’yi kurdu. Çocuklara müzikle seslendiler, çeşitli etkinliklerde sahne aldılar. Kitapların sessizliğiyle tenekelerden yükselen ezgiler aynı emeğin ürünüydü.

Çankaya Belediyesi’nin 2025’te yayımladığı haberde kütüphanenin 40 bin kitaplık kapasiteye ulaştığı belirtiliyor. Bu ifade, koleksiyondaki güncel kitap sayısının kesin olarak 40 binin üzerine çıktığını değil, kütüphanenin kapasitesini gösteriyor. Belediyenin güncel rehberinde İşçi Kütüphanesi hâlâ İmrahor Şantiyesi’nde listeleniyor.

Bir kitabı çöpe bırakmak kolay. Onu alıp temizlemek, rafa koymak ve yeni bir okurla buluşturmak emek ister. Bu emeği, her gün şehrin sokaklarını temizleyen işçiler verdi.

Onlar, başkalarının gözden çıkardığı kitaplara ikinci bir hayat sundu. İşçi Kütüphanesi’nin asıl değeri de burada: Çöpe bırakılan bir kitabın yeniden okunabileceğini, paylaşmanın yeni kapılar açabileceğini gösteriyor.

Bazı kütüphaneler büyük salonlarda kurulur. Bu kütüphane, çöpe bırakılan kitapların yanında başladı.