Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV'de gazeteci Seda Selek, Fikret Bila ve Kürşad Oğuz'un gündeme ilişkin sorularını cevapladı.
Fikret Bila, "Toplamda 425 milyon TL’lik bir tapu bağlamında mal varlığından bahsediyorsunuz. Detaylarını da verdiniz ama sizin açıklamanızdan bir iki saat sonra Akın Gürlek, Adalet Bakanı, bir açıklama yaptı. Dedi ki, ‘Bunlar hayal ürünü,’ dedi. ‘Algı operasyonu,’ dedi. ‘Biz mal varlığı beyanlarımızı ilgili mevzuat çerçevesinde düzenli şekilde yetkili makamlara yapıyoruz,’ dedi. Özgür Özel’in elinde tutuşturulan kâğıtlarda yer alan ancak gerçekte tapu kayıtlarında karşılığı olmayan hayal ürünü iddialar dedi. Dolayısıyla bunlar doğru değil, diyor özetle. Bu açıklamaları muhtemelen siz de görmüşsünüzdür. Ne dersiniz? sorusunu Özgür Özel'e yöneltti.
Özel yaptığı açıklamada, "Şimdi bir iddiayı yalanlamanın basit bir yolu var. Hatta ben o kadar iddialıyım ki bu konuda; basın toplantısının sonunda da arkadaşlara dedim; Türkiye'deki tapu sorgusu yapmaya yetkili herhangi bir yerden, bütün tapu daireleri, belediye başkanlıkları, ilçe ilgili ilçe belediye başkanlığı, büyükşehir belediye başkanlıklarından ve hatta en basiti Çevre Şehircilik Bakanlığı’ndan bunlara bakılır. Ben ‘duydum, böyle bir tapu var’ demiyorum. Bu işlemin ID numarası diyorum. Yani bu şu demek: Nasıl ben mesela şimdi tutup da Sayın Selek’in TC numarası budur diyorsam; değilse, ‘bunlar hayal mahsulü, yalan’ demeyecek. ‘Benim TC’m bu’ diyecek veya ‘O TC başkasına ait’ diyecek. O TC’yi girdik, bakın hiçbir şey çıkmıyor, diyecek. Benim kendisiyle ilgili iddialarımdan hiçbir tanesi böyle ‘duydum, yaptım, ettim’ değil. Olunca söylüyorum. Mesela ‘yat’ meselesi; duyduğumuz bir konu ama isbata muhtaç bir konu. Ama şu ID numarası, 1 numaralı örnek; Akın Gürlek’e ait İstanbul, Kartal’da, Esentepe’de İnönü Caddesi 151D’de 10106661 ada numaralı, 551 parsel numaralı Avrupa Konutları’nda bir daire, emsal değeri de 26 milyon 250 bin lira. Bu yok, diyecek. Bu ID bana ait değil, diyecek. Bugüne kadar ben şimdi devletin elinde bu sorgunun imkânının olduğu 12 tane tapu söylemişim, dört tane de sattığını söylemişim. Evet. Bir tanesi yanlış olacaktı da bu vakte kadar beni tutacaklardı. Beyefendiye destek atan iki kişi var; o da kendine destek değil, bana husumet. Bir tanesi Süleyman Soylu, tweet’ini retweet etmiş. Hani Süleyman Soylu diyordu ya; o dedikten sonra dünya kadar AKP’liyle her türlü münasebetimiz oluyor. Hani demişti ya; ‘Bundan sonra Özgür Özel’e selam veren bizden değildir.’ Kendini dinlemeyen kimse olmadı. Akın Gürlek’e selam veren bir kendisi var. Bir de MHP’de bir genel başkan yardımcısı var, onun da kişisel husumeti var bize. Yüksek yargı çevreleri, Ankara çalkalanıyor. İddialar, "zaten vardı, ispatlandı" diye" ifadelerini kullandı.
"Soruşturma basit şüpheyle başlar"
Özel'e ; Harcamasa, ancak yapabilir dediniz. Bu tabii çok büyük bir rakam. Peki yani siz, CHP lideri olarak bu iddiayı ortaya koyduktan sonra Sayın Akın Gürlek'in bu mal varlıklarının kaynağı konusunda bir araştırma yaptınız mı? Örneğin eski dönemde hatırlıyorum, ben sanıyorum Zekeriya Öz döneminde bir "nereden buldun kanunu" diye bir kanun çıkmıştı, sonra kaldırdı bu iktidar. Öyle bir çalışmanız, öneriniz var mı? Bir kaynakları hakkında bir bilginiz var mı? sorusu soruldu.
Özel sorulan soruya verdiği cevapta, "Hayır, "nereden buldun" diye kendisine soruyoruz. Onun açıklaması lazım. "Nereden buldun" kanunu öyle bir kanundur zaten. Bir malı edindiysen... Bakın ben biraz önce kendi adıma nereden bulduğumu söylüyorum. Ben ne mal edindiysem, ne araç aldıysam, sattıysam o hesaplardan resmi hareket de yaptım. Bunun aldığı bazı yerlerde senetle ödendi diyor. Senet verildi. Seneti kim karşıladı, kim bozdu, kim ödedi, kim düzenledi, kim aracılık etti? Bunların hepsi izaha muhtaç. Ha, yani şimdi nasıl Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarımız için kendisi gerçi yalan yanlış ifadeler de bulundu. İlk göreve geldiği gün A Haber'e çıktı. Sayın gazeteciler sordu. Dedi ki, "Soruşturma dedi makul şüpheyle başlar" dedi. Oysa soruşturma basit şüpheyle başlar. Kovuşturma makul şüpheyle başlar. Yargılama için makul şüpheye ihtiyaç var. İddianamenin kabulü gerekir. Makul şüphe. Soruşturma basit şüpheyle başlar. Ben şimdi bir soruşturma başlasın diye basit bir şüpheyi ifade ediyorum. Ben de milletvekiliyim ya, milletin vekili olarak şöyle bir basit şüpheye sahibim. Beyefendinin görev yaptığı çok kritik mahkemeler oldu ve görev yaptığı çok kritik bir Cumhuriyet Başsavcılığı görevi oldu. Bu görev sırasında çok sayıda kişi kendisine mal varlıklarına çöküldüğünü, bu malları geri almak için itirafçı olmalarının telkin edildiğini ve mal varlıklarının bir kısmının verilmesi gerektiğini söylediler. Avukatların aracılık ettiğini, çantacıların gidip gittiğini, İBB Borsasının kurulduğunu söylediler. İBB iddianamesini yazan, kalemi tutan acaba parmağını mı yalamış? Bu basit şüphe. Bu şüpheyi ortadan kaldırmak Adalet Bakanı'nın elinde. Ben bunu niye soruyorum? Normal şartlarda kendisi İstanbul Cumhuriyet Başsavcısıyken ben bu şüphelerimi HSK'nın önüne koyuyordum. Sayın Devlet Bahçeli bana dedi ki: "Artık Akın Gürlek siyasi." Akın Gürlek'i, işte yemin töreninde CHP'liler neden engel oluyor? Özgür Bey ve arkadaşları sorular sorsun ona, dedi. Her ne kadar bugün MHP'nin Genel Başkan Yardımcısı bana en duyduğu hürmetle, körü körüne Akın Gürlek'e sahip çıkmaya çalışıyorsa da biri, o ikisinden biri, ben soruyorum şimdi. Devlet Bey soru sor dedi, soru soruyorum. Bekleyin Akın Gürlek versin cevabını. Ben basit bir şüpheye sahibim. Kamu görevi yaptığı sırada çok önemli mal varlıkları, çok önemli tutukluluklar, serbest kalmalar, itirafçılıklar, geçmişte FETÖ borsaları, şimdi İBB Borsası... E, bir tane mal birden bu kadar, on katına, yüz katına, on tane savcı bir araya gelecek, 190 yıl çalışacaklar, kazandıkları paradan bir bardak su bile içmeyecekler. Ancak bu mal ediniliyorsa çıkacak" şeklinde konuştu.