Azerbaycan tarihinde “Kara Ocak” olarak anılan 20 Ocak 1990, Sovyet ordusunun Bakü’de sivillere yönelik gerçekleştirdiği kanlı müdahalenin yıl dönümünde yeniden anılıyor. Aradan geçen 30 yılı aşkın süreye rağmen acısı dinmeyen bu trajedi, Azerbaycan halkının bağımsızlık mücadelesinin en karanlık ama en belirleyici dönüm noktalarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.
Sovyetler Birliği’nin dağılma sürecine girdiği 1980’lerin sonlarında Azerbaycan’da yükselen bağımsızlık talepleri ve Dağlık Karabağ konusunda artan gerilim, Moskova yönetimini sert önlemler almaya itti. 19 Ocak’ı 20 Ocak’a bağlayan gece, yaklaşık 26 bin Sovyet askeri, tanklar ve zırhlı araçlar eşliğinde Bakü’ye girdi. Sokağa çıkma yasağı ilan edilmeden başlatılan operasyon sırasında silahsız sivillere ateş açıldı, sokaklar savaş alanına döndü.

Resmi kayıtlara göre saldırılarda en az 147 sivil hayatını kaybetti, 700’den fazla kişi yaralandı, yüzlerce kişi gözaltına alındı. Kadınlar, çocuklar ve yaşlıların da yaşamını yitirdiği olayda çok sayıda ev ve araç zarar gördü. Yaşananlar, uluslararası kamuoyunda sert tepkilere yol açarken, Azerbaycan’da Sovyet yönetimine karşı öfkeyi daha da büyüttü.
Kara Ocak, baskı ve sindirme amacı taşımasına rağmen Azerbaycan halkının iradesini kıramadı. Aksine, yaşanan katliam ulusal birlik ve bağımsızlık bilincini güçlendirdi. Bu süreç, Azerbaycan’ın 18 Ekim 1991’de bağımsızlığını ilan etmesiyle sonuçlanan tarihi yolun en acı ama en kararlı adımlarından biri oldu.
Her yıl 20 Ocak’ta, Azerbaycan genelinde hayat duruyor. Binlerce kişi Bakü’deki Şehitler Hiyabanı’nı ziyaret ederek Kara Ocak şehitlerini anıyor, bayraklar yarıya indiriliyor. Düzenlenen anma törenlerinde, bu acının unutulmaması ve gelecek nesillere aktarılması vurgulanıyor.

Yetkililer ve sivil toplum temsilcileri, Kara Ocak’ın yalnızca bir yas günü değil, aynı zamanda özgürlük ve bağımsızlık uğruna verilen mücadelenin simgesi olduğunu ifade ediyor. Türkiye başta olmak üzere birçok dost ülkeden de Azerbaycan’a dayanışma mesajları iletiliyor.
Azerbaycan halkı için Kara Ocak, üzerinden yıllar geçse de kapanmayan bir yara olmaya devam ediyor. Ancak bu kara gün, aynı zamanda bir ulusun esareti reddedip özgürlüğe yürüdüğü gün olarak tarihteki yerini koruyor.




