AYCAN AYYILDIZ
Ankara Barosu’nun 69. Olağan Genel Kurulu, 10 Ekim 2026’da başladı. Genel kurulun açılışında saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Ardından Ankara Barosu Başkanı Mustafa Köroğlu kürsüye çıkarak açılış konuşmasını yaptı.
Dört yıllık görev sürecinin sonuna geldiğini belirten Köroğlu, konuşmasında hem baronun faaliyetlerini anlattı hem de Türkiye’de hukuk devleti ve demokrasiye ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Köroğlu, başkanlık görevinden ayrılırken hukukun ve savunmanın mücadelesini sürdürmeye devam edeceğini ifade etti.
“Bugün o hikâyenin son konuşmasını yapıyorum”
Konuşmasına Ankara Gar Katliamı’nın 11’inci yıl dönümünü anarak başlayan Köroğlu, saldırıda hayatını kaybeden 103 kişiyi andı. Köroğlu, katliamda yaşamını yitiren avukat Uygar Coşgun’u da özellikle anarak yakınlarına ve ülkeye başsağlığı diledi.
Ankara Barosu Genel Kurulu’nda ilk kez 2010 yılında söz aldığını, 2020 yılı dışında o tarihten bu yana her genel kurulda konuştuğunu belirten Köroğlu, dört yıl önce aynı kürsüde başlattığı hikâyeyi bugün tamamladığını söyledi.
67’nci Genel Kurul’da 7 bin 416 meslektaşının oyuyla başlayan dört yıllık görev sürecinin sona erdiğini kaydeden Köroğlu, elinden geleni yapmış olmanın huzuruyla görevinden ayrıldığını dile getirdi.
“Hukuk, ancak herkes için işlediğinde hukuktur”
Türkiye’de ifade özgürlüğü, yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Köroğlu, gazetecilerin, yurttaşların ve akademisyenlerin kendilerini sansürlemek zorunda kaldığı bir ortamda hukuk devletinin de sessizleştiğini söyledi.
Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasının önemine dikkati çeken Köroğlu, barışçıl toplantı ve gösteri hakkının idarenin iznine bağlı bir ayrıcalık değil, anayasal bir hak olduğunu vurguladı.
Avukatların mesleklerini özgürce yapabilmelerinin yurttaşların haklarının korunması açısından da belirleyici olduğunu ifade eden Köroğlu, hukuksuzluk karşısında sessiz kalmamanın avukatların ve baroların sorumlulukları arasında bulunduğunu kaydetti.
Yeni anayasa tartışmalarına ilişkin değerlendirme
Köroğlu, Türkiye’de anayasa değişikliği ve yeni anayasa tartışmalarından önce mevcut anayasanın eksiksiz uygulanması gerektiğini belirtti. Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmamasının ve anayasal kurumların işlevsiz bırakılmasının hukuk devletine ve demokrasiye duyulan güveni zedelediğini ifade etti.
Cumhuriyet, laiklik, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerine bağlılık mesajı veren Köroğlu, Cumhuriyet’in yalnızca bir yönetim değişikliği olmadığını, aynı zamanda büyük bir zihniyet dönüşümünü temsil ettiğini söyledi.
İktidarın sınırlandırılmasının modern devlet anlayışının temel meselelerinden biri olduğunu belirten Köroğlu, siyasi iktidarların gücü ile hukukun çizdiği sınırlar arasındaki ilişkinin hukuk devleti açısından belirleyici olduğunu dile getirdi.
Can Atalay ve İstanbul Barosu davalarına dikkat çekti
Konuşmasında Anayasa Mahkemesi’nin Can Atalay hakkında verdiği kararların uygulanmaması ve 19 Mart sonrasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi çevresinde yaşanan gelişmelere de değinen Köroğlu, yargının siyasetin etkisi altında şekillenmesinin hukuku bir güvence olmaktan çıkararak araca dönüştürebileceğini savundu.
Ankara Adliyesi’nden Anayasa Mahkemesi’ne kadar 17 kilometrelik yürüyüş gerçekleştirdiklerini hatırlatan Köroğlu, mahkeme kararlarının uygulanmasını, seçme ve seçilme hakkını ve yurttaşların hukuk güvenliğini savunduklarını belirtti.
İstanbul Barosu’nun yargılandığı davalarda meslektaşlarının yanında olduklarını aktaran Köroğlu, gazeteciler Tolga Şardan, Alican Uludağ ve İsmail Arı’nın yargılandığı süreçlerde de duruşmaları takip ettiklerini söyledi.
Köroğlu, hayvanların yaşam hakkına ilişkin düzenlemeler karşısında da söz söylemenin hukuki ve vicdani bir sorumluluk olduğunu ifade etti.

“Baromuzu borçsuz şekilde devrediyoruz”
Mustafa Köroğlu, dört yıllık görev süresinde Ankara Barosu’nun kurumsal yapısını güçlendirmeye ve mali durumunu iyileştirmeye yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti.
Ulus Avukat Yerleşkesi’nin hayata geçirildiğini, genç avukatların mesleğe tutunmasına katkı sağlayacak büro ve çalışma alanlarının oluşturulduğunu anlatan Köroğlu, baronun çeşitli hizmet alanlarında da yenileme çalışmaları yapıldığını kaydetti.
Adli yardım ödemelerindeki gecikmelerin giderilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı ile görüşmeler yürüttüklerini belirten Köroğlu, baroların adli yardım alacaklarının toplu olarak ödenmesini sağladıklarını söyledi. Adli yardım ödemelerinin haftalık yapılabildiğini ve gelecek yılların ödemeleri için de mali kaynak oluşturulduğunu ifade etti.
Göreve geldiklerinde 143 olan personel sayısını 110’a düşürdüklerini aktaran Köroğlu, geçmiş dönemlerden devreden personel, Sosyal Güvenlik Kurumu ve vergi borçlarının yapılandırılarak ödendiğini belirtti.
Baronun mali durumuna ilişkin Köroğlu, “Baromuzu ağır bir borç yüküyle devraldık. Bugün borçsuz şekilde devrediyoruz” dedi. ABAYS’a da herhangi bir borçlarının bulunmadığını ifade eden Köroğlu, elde edilen sonucun yönetim kurulu, çalışanlar ve kuruma emek verenlerin ortak çalışmasıyla ortaya çıktığını söyledi.
“Baro, bütün fikirlerin sığınacağı bir sığınaktır”
Baronun kurumsal kimliğinin kişilerden bağımsız biçimde sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Köroğlu, yöneticilerin göreve geldiklerinde kuruma değer katmaları ve ayrılırken kurumun kendilerinden daha büyük olduğunu bilmeleri gerektiğini ifade etti.
Önceki dönem Ankara Barosu başkanlarından Avukat Halit Raşit Seviğ’in “Baro bütün fikirlerin, bütün hareketlerin sığınacağı bir sığınaktır” sözünü hatırlatan Köroğlu, farklı görüşlere sahip avukatların eşit söz hakkıyla bir araya gelebildiği bir baro kültürünü önemsediklerini söyledi.
Köroğlu, başkanlık görevini meslektaşlarından uzaklaşmaya neden olan bir makam olarak değil, sorumluluğu artıran bir görev olarak gördüğünü belirterek görev süresince meslektaşlarına doğruyu söylemeye ve yaşananları olduğu gibi aktarmaya çalıştığını dile getirdi.
“Başkanlık görevimi devrediyorum ama nöbeti bırakmıyorum”
Konuşmasının sonunda geçmiş dönem baro başkanlarına, yönetim kurulu üyelerine, komisyonlarda ve merkezlerde görev alan avukatlara ve baro çalışanlarına teşekkür eden Köroğlu, genel kurulun ardından yapılacak seçimle göreve gelecek yönetime başarılar diledi.
Cumhuriyet’e ve Atatürk’e olan sorumluluğunun sona ermeyeceğini belirten Köroğlu, hiçbir siyasi anlayışa veya gruba bağlı olmadan görevini tamamladığını söyledi.
Köroğlu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün başkanlık görevimi devrediyorum; ama Cumhuriyet’in, hukukun ve savunmanın nöbetini bırakmıyorum. Ölene kadar durmayacağım. Hiçbir zaman köşeme çekilmeyeceğim. Asla yorulmayacağım.”
Köroğlu, Atatürk’ün “Dinlenmemek üzere yürümeye karar verenler, asla ve asla yorulmazlar” sözünü de hatırlattı.
Ankara Barosu’nun 69. Olağan Genel Kurulu kapsamında yapılacak seçimle baronun yeni dönem yönetimi belirlenecek.




