Başkent Millet Bahçesi’nde Adalet Bakanlığı Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu tarafından hükümlü ve tutuklularca üretilen ürünlerin sergilendiği İşyurtları Ürün ve El Sanatları Fuarı’nın açılışı gerçekleştirildi. Programa Adalet Bakanı Akın Gürlek, Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Çelik ve çok sayıda davetli katıldı. Bakan Gürlek ve AYM Başkanı Özkaya, açılış öncesinde fuarı gezerek sergilenen ürünler hakkında bilgi aldı.
56 bin 963 hükümlü ve tutuklu faaliyetlere katıldı
Ceza infaz sistemine yalnızca cezanın yerine getirildiği bir dönem olarak bakmadıklarını belirten Gürlek, infaz sürecinin kişinin yeniden topluma dönüşüne hazırlanacağı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
İşyurtları Kurumu’nun hükümlü ve tutukluların meslek sahibi olmalarını, mevcut becerilerini geliştirmelerini ve üretim süreçlerine katılarak iş tecrübesi kazanmalarını amaçladığını ifade eden Gürlek, kurum bünyesinde 378 İşyurdu Müdürlüğü’nün 200’ü aşkın iş ve meslek kolunda faaliyet gösterdiğini belirtti.
Çalışma ve işbaşı mesleki eğitim süreçlerine katılımın 2025 yılında 2024’e göre yaklaşık yüzde 32,6 arttığını aktaran Gürlek, 31 Ağustos 2026 itibarıyla yıl içerisinde 56 bin 963 hükümlü ve tutuklunun bu faaliyetlerde yer aldığını söyledi. Gürlek, bu çalışmaların yürütülmesinde 12 bin 635 personelin görev yaptığını kaydetti.
25 binden fazla mesleki belge düzenlendi
2025 yılında 77 binden fazla hükümlü ve tutuklunun eğitim süreçlerine katıldığını belirten Gürlek, mesleki eğitime özel önem verdiklerini söyledi. Ceza infaz kurumlarındaki Mesleki Eğitim Merkezi sayısının son 6 ay içerisinde 67’den 73’e çıkarıldığını belirten Gürlek, Ağustos 2026 itibarıyla 1539 hükümlü öğrencinin bu merkezlerde eğitim gördüğünü ifade etti. Bu merkezlerde verilen eğitimlerin sonunda kalfalık, ustalık, usta öğreticilik belgeleri ve meslek lisesi diplomalarının verildiğini aktaran Gürlek, bugüne kadar 25 binden fazla mesleki belge düzenlendiğini açıkladı.
Gürlek, ceza infaz kurumlarındaki eğitim faaliyetlerinin mesleki eğitimle sınırlı olmadığını, manevi rehberlik ve eğitim çalışmaları kapsamında hafızlık eğitimini tamamlayan hükümlülerin de bulunduğunu belirtti.
Kamu ve özel sektörle mesleki iş birlikleri
Ceza infaz kurumlarında edinilen mesleki tecrübenin gerçek çalışma hayatıyla buluşmasının tahliye sonrasında istihdama katılımı güçlendirdiğini belirten Gürlek, kamu kurumları ve özel sektörle mesleki iş birlikleri yürüttüklerini söyledi.
Temmuz 2026 itibarıyla kamu sektörüyle yapılan 75 ayrı sözleşme ve özel sektörle yapılan 99 ayrı sözleşme kapsamında 4 bini aşkın hükümlü ve tutukluya doğrudan çalışma ve mesleki deneyim imkanı sağlandığını aktaran Gürlek, bu iş birliklerinin daha da geliştirileceğini ifade etti. Kamu iş yerlerinde eski hükümlü çalıştırılmasına ilişkin kanuni yükümlülüğün etkin uygulanmasının da takipçisi olacaklarını söyledi.
“İnfaz mevzuatına ilişkin çalışmalarımızı sürdürüyoruz”
Devletin vatandaşların huzuruna kasteden suçlulara ve organize suç çetelerine karşı mücadeleden taviz vermeyeceğini vurgulayan Akın Gürlek, ceza ve infaz alanındaki çalışmaların da sürdüğünü belirtti. Gürlek, “Ceza ve infaz sistemimizin daha etkin, daha güçlü ve toplumsal ihtiyaçlara daha doğru cevap verebilir bir yapıya kavuşması amacıyla infaz mevzuatımıza ilişkin değerlendirme, planlama ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi.
Uygulamada ortaya çıkan ihtiyaçların yakından takip edildiğini belirten Gürlek, sistemin daha iyi hale getirilmesine yönelik adımların değerlendirildiğini söyledi. Gürlek ayrıca, İşyurtlarında meslek öğrenmiş ve çalışma disiplini kazanmış kişilerin tahliye sonrasında çalışma hayatına daha kolay katılabilmeleri için yeni modeller üzerinde çalıştıklarını açıkladı.
Gürlek’ten yeni anayasa mesajı
Türkiye Yüzyılı hedefinin hukuk, insan onuru, güçlü kurumlar ve toplumsal huzurla tamamlanması gerektiğini belirten Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu sivil, demokratik ve millet iradesini esas alan yeni anayasa hedefinin de önemli bir hukuk adımı olduğunu söyledi.
Gürlek, Türkiye’nin ulaştığı demokratik olgunluğun, toplumsal birikimin ve hukuk devleti anlayışının; insan onurunu, temel hak ve özgürlükleri güçlü biçimde güvence altına alan, milletin ortak iradesini yansıtan yeni ve sivil bir anayasa ile taçlandırılması gerektiğini ifade etti.





