Fidel Castro ve beraberindeki yaklaşık 130 kişilik grup, dönemin Küba Devlet Başkanı Fulgencio Batista’nın yönetimine karşı silahlı mücadele başlatmak amacıyla harekete geçti. Devrimciler, Batista yönetimine karşı halk desteği oluşturmayı ve askeri kışlayı ele geçirerek hükümete karşı mücadeleyi büyütmeyi amaçladı.

Ancak saldırı, hükümet güçlerinin direnişi nedeniyle başarısızlıkla sonuçlandı. Çatışmalarda çok sayıda kişi hayatını kaybederken, saldırıya katılanların önemli bir bölümü yakalandı. Fidel Castro da saldırının ardından tutuklandı ve yargılandı.

Castro, yargılandığı davada yaptığı savunmada Batista yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulundu. Hapis cezasına çarptırılan Castro, daha sonra çıkarılan af kapsamında serbest bırakıldı ve Meksika’ya gitti. Burada devrimci mücadelesini sürdürmek üzere hazırlıklar yapan Castro, aralarında kardeşi Raul Castro ve Arjantinli devrimci Ernesto Che Guevara’nın da bulunduğu kadroyla birlikte Küba’ya döndü.

26 Temmuz 1953’teki Moncada Kışlası saldırısı askeri açıdan başarısız olsa da Castro liderliğindeki hareketin sembolü haline geldi. Castro’nun kurduğu devrimci hareket, saldırının tarihinden esinlenerek “26 Temmuz Hareketi” adını aldı.

Fidel Castro liderliğindeki devrimciler, yıllar süren silahlı mücadelenin ardından 1 Ocak 1959’da Fulgencio Batista yönetimini devirdi. Böylece Moncada Kışlası saldırısıyla başlayan süreç, Küba Devrimi’nin başarıya ulaşmasıyla sonuçlandı.

52 Yıl Önce Değişen Tarih: Kıbrıs Barış Harekâtı
52 Yıl Önce Değişen Tarih: Kıbrıs Barış Harekâtı
İçeriği Görüntüle

Bu nedenle 26 Temmuz tarihi, Küba tarihinde devrimin ilk büyük adımı ve ülkenin siyasi tarihinde dönüm noktası olarak kabul ediliyor.

Muhabir: Haber Merkezi