Darbe 12 Eylül sabahı ilan edildi
Türkiye, 12 Eylül 1980 sabahına Türk Silahlı Kuvvetleri’nin yönetime el koymasıyla uyandı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren ve kuvvet komutanlarının oluşturduğu Milli Güvenlik Konseyi, yönetime el koyduğunu açıklayarak siyasi faaliyetleri durdurdu.
Darbe öncesinde Türkiye’de siyasi kutuplaşma, ekonomik sorunlar ve artan şiddet olayları yaşanıyordu. Sağ ve sol gruplar arasındaki çatışmaların yanı sıra siyasi istikrarsızlık da ülkenin gündemindeydi.
Siyasi partiler kapatıldı
Darbe sonrasında TBMM feshedilirken siyasi partilerin faaliyetleri durduruldu. Başta dönemin siyasi parti liderleri olmak üzere çok sayıda siyasetçi gözaltına alındı ve tutuklandı.
Askeri yönetim döneminde yeni bir anayasa hazırlanması için çalışmalar başlatıldı. 1982 Anayasası, 7 Kasım 1982’de yapılan halk oylaması sonucunda kabul edildi.
Binlerce kişi gözaltına alındı
12 Eylül döneminde çok sayıda kişi gözaltına alınırken cezaevlerinde ağır insan hakları ihlallerinin yaşandığına ilişkin çok sayıda kayıt ve tanıklık ortaya çıktı. Darbe yönetimi döneminde siyasi suçlamalarla binlerce kişi yargılandı.
Resmi ve farklı araştırmalara dayanan veriler, dönemin Türkiye’de ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve siyasi yaşam üzerinde ağır sonuçlar doğurduğunu ortaya koydu.
Türkiye’nin siyasi hafızasında derin iz bıraktı
12 Eylül 1980 darbesi, yalnızca siyasi hayatı değil, Türkiye’nin toplumsal yapısını da uzun yıllar etkiledi. Darbe sonrasında oluşturulan siyasi ve hukuki düzenin etkileri, sonraki yıllarda yapılan anayasa değişiklikleri ve demokratikleşme tartışmalarında da gündemde kaldı.
Darbe yönetiminin lideri Kenan Evren ile dönemin Hava Kuvvetleri Komutanı Tahsin Şahinkaya, 12 Eylül darbesi nedeniyle 2012 yılında yargılanmaya başlandı. Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi, 2014 yılında Evren ve Şahinkaya’yı müebbet hapis cezasına çarptırdı. Karar daha sonra kesinleşti ancak iki sanığın da yaşları ve sağlık durumları nedeniyle cezaları konutlarında infaz edildi. Evren ve Şahinkaya’nın 2015 yılında hayatını kaybetmesiyle dava sanıklar açısından düştü.
12 Eylül 1980, aradan geçen 46 yıla rağmen Türkiye’nin yakın tarihindeki en önemli siyasi kırılma noktalarından biri olarak hafızalardaki yerini koruyor.





