İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart'ta tutuklanmış ve CHP vatandaşları Saraçhane'ye gelmesi konudunda çağrıda bulunmuştu. İstanbul Valiliği 19 Mart 2025 tarihinde başlayıp 4 gün süren toplantı, gösteri ve basın açıklaması yasağını olduğunu duyurmuş ve uygulamıştı.

İstanbul Barosu, yasakların iptali üzerine dava açtı ve İstanbul 3. İdare Mahkemesi yasaklar iptal etti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, İstanbul Barosu'nun yasakların iptal edildiğini bildirdiği açıklamayla beraber paylaşım yaptı.

Bahçeli bir konuştu pir konuştu: "Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan"
Bahçeli bir konuştu pir konuştu: "Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan"
İçeriği Görüntüle

Tanal, kararın hukuki olarak Anayasa’nın 34. maddesiyle güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının keyfi biçimde sınırlandığını belirtti, siyasi olarak, iktidarın muhalefeti ve toplumsal itirazı baskıyla susturma anlayışının çöktüğünü ve toplumsal olarak, halkın demokratik tepkisinin suç olmadığını açıkça ortaya koyduğunu aktardı.

19 Mart ve sonrasında açılan bütün davaların dayanıksız olduğunu söyledi, hukuka aykırı bir yasaktan suçun çıkarılamayacağının altını çizdi.

Süreçte yargılanan herkesin hakkında beraat kararının verilmesinin zorunlu olduğunu bildirdi.

Bununla birlikte geçen hafta MESEM'lerde hayatını kaybeden ve öldürülen çocuk işçilerin haklarını savunmak için protesto yapan ve tutuklanan 16 Türkiye İşçi Parti'li (TİP) gencin bir an öne tahliye edilmesi gerektiğine vurgu yaptı.

"Hukuksuz bir yasak üzerine kurulan tutuklama, özgürlüklerin değil keyfiliğin ürünüdür"

Mahmut Tanal sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "İstanbul Barosu’nun açtığı dava sonucunda, 19–23 Mart 2025 tarihleri arasında uygulanan toplantı, gösteri ve basın açıklaması yasağı hukuka aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Bu karar; hukuken, Anayasa’nın 34. maddesiyle güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının keyfi biçimde sınırlandığını, siyasi olarak, iktidarın muhalefeti ve toplumsal itirazı baskıyla susturma anlayışının çöktüğünü, toplumsal olarak ise halkın demokratik tepkisinin suç olmadığını açıkça ortaya koymuştur. Bu hukuksuz yasak gerekçe gösterilerek 19 Mart ve sonrasında açılan tüm soruşturma ve davalar dayanaksızdır. Hukuka aykırı bir yasaktan suç çıkarılamaz. Bu nedenle bu süreçte yargılanan tüm yurttaşlar hakkında beraat kararı verilmesi zorunludur. Aynı hukuki gerekçeyle, geçen hafta tutuklanan 16 TİP’li gencin de derhal tahliye edilmesi gerekmektedir. Hukuksuz bir yasak üzerine kurulan tutuklama, özgürlüklerin değil keyfiliğin ürünüdür." dedi.

Muhabir: Ceren Dilan Koluaçık