Tam 33 yıl önce bugün, Ankara’nın karlı ve puslu sabahında yankılanan o patlama sesi, sadece bir otomobili değil, Türkiye’nin en keskin kalemini ve en cesur yüreklerinden birini hedef almıştı.
Uğur Mumcu, Karlı Sokak’taki evinin önünde uğradığı suikastla bedenen aramızdan ayrılsa da, "bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz" ilkesiyle ördüğü gazetecilik mirası bugün hala karanlığa ışık tutmaya devam ediyor.
BİR HUHKUKÇU GAZETECİ
Uğur Mumcu, 22 Ağustos 1942’de Kırşehir’de doğdu. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdiğinde, sadece yasaları değil, o yasaların toplumdaki yansımalarını da sorgulayan bir zihne sahipti.
- Akademiden Medyaya: Bir süre asistanlık yapsa da, 1960’lı yılların fırtınalı siyasi ikliminde yazmak onun için bir zorunluluk haline geldi. Yön, Ant, Milliyet ve asıl yuvası olacak olan Cumhuriyet gazetesinde köşe yazıları kaleme aldı.
- "Sakıncalı Piyade": 12 Mart döneminde bir yazısında "orduya hakaret" ettiği iddiasıyla tutuklandı. Yedek subay olması gerekirken, askeri mahkeme kararıyla "kötü düşünceli" olduğu gerekçesiyle askerliğini er olarak, Patnos’ta yaptı. Bu deneyimi daha sonra bir başyapıt olan "Sakıncalı Piyade" kitabı ve tiyatro oyunuyla ölümsüzleştirdi.
DOSYA DOSYA TÜRKİYE
Mumcu, Türkiye’de "araştırmacı gazetecilik" (investigative journalism) ekolünün kurucusudur. O, sadece güncel olayları yorumlamaz, aylar süren titiz araştırmalarla belgeleri konuştururdu.

- Silah Kaçakçılığı ve Terör: 1970 ve 80’li yıllarda Türkiye’deki terörün kaynağını araştırırken, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı arasındaki bağı ortaya koyan "Silah Kaçakçılığı ve Terör" kitabını yazdı.
- Papa Suikastı: Mehmet Ali Ağca’nın Papa’yı vurmasının ardındaki karanlık bağlantıları, Bulgaristan ve Avrupa hattındaki ağları dünya çapında ilk o deşifre etti.
- Tarikat-Siyaset-Ticaret: Bu üçgenin Türkiye’nin geleceği için en büyük tehlike olduğunu vurguladı. Devlet içindeki kadrolaşmaları ve cemaat bağlantılarını yazdığında, bugün konuştuğumuz birçok sorunu on yıllar öncesinden haber veriyordu.
KEMALİST DEVRİMCİ
Uğur Mumcu’nun ideolojisi netti: Atatürk ilke ve devrimlerine sadık, laik, tam bağımsız bir Türkiye.
- Anti-Emperyalizm: Türkiye’nin hem Batı bloğunun hem de dış odakların etkisi altında kalmasına şiddetle karşıydı.
- Şiddete Hayır: Her zaman hukukun üstünlüğünü savundu. Silahlı mücadeleyi ve şiddeti, kimden gelirse gelsin (sağ ya da sol) sert bir dille eleştirdi.
- Entelektüel Dürüstlük: Kendi mahallesinden gelen yanlışları da eleştirmekten çekinmezdi. Onun için gerçek, dostluktan veya siyasi yakınlıktan daha kutsaldı.
ANKARA'DA KARANLIK SABAH
Uğur Mumcu, son dönemlerinde özellikle "Kürt Dosyası" üzerine çalışıyor, PKK ve yabancı istihbarat servisleri (CİA-MOSSAD) arasındaki bağlantıları araştırıyordu.
Suikast: 24 Ocak sabahı evinden çıktı, 06-YR-245 plakalı otomobiline bindi ve kontağı çevirdi. Aracına yerleştirilen C-4 tipi plastik patlayıcının infilak etmesi sonucu olay yerinde hayatını kaybetti.

Suikastın üzerinden 33 yıl geçmesine rağmen, "faili meçhul" olarak kalan bu dosyanın ardındaki asıl güçler tam olarak aydınlatılamadı. Ankara’daki cenazesinde yüz binlerce insan karlı havada "Uğurlar Olsun" ve "Türkiye Laiktir Laik Kalacak" sloganlarıyla yürüdü.
ÖZEL HAYATI VE BİLİNMEYENLER
- Gözlemci Aile Babası: Eşi Güldal Mumcu ve çocukları Özge ile Özgür için çok düşkün bir babaydı. Güldal Mumcu, eşinin ölümünden sonra "İçimden Geçen Zaman" kitabıyla bu süreci ve yaşadıkları büyük acıyı kaleme aldı.
- Müzik ve Mizah: Sanılanın aksine çok esprili bir kişiliği vardı. Taklit yeteneği çok güçlüydü. Klasik Türk Müziği'ne, özellikle Münir Nurettin Selçuk’a hayrandı.
- Korkusuz Ama Tedbirli: Sürekli tehdit alıyordu. Evine her gün imzasız mektuplar ve telefonlar geliyordu. Buna rağmen halkın içinde olmaktan vazgeçmedi; ancak aracına binerken çocuklarını hep uzak tutmaya çalışırdı.
- Sıkı Bir Satranç Oyuncusu: Zihnini her zaman keskin tutmak için satranç oynardı; olayları analiz ederken de satranç stratejisiyle yaklaşırdı.
UĞURLAR OLSUN
Bugün Uğur Mumcu, Türkiye’de dürüst gazeteciliğin onur belgesi gibidir. Yazdığı 40’tan fazla kitap ve binlerce makale, hala güncelliğini korumaktadır.
|
Eseri |
Konusu |
|
Sakıncalı Piyade |
Askerlik anıları ve hukuk sistemi eleştirisi |
|
Rabıta |
Yurt dışındaki tarikat-devlet ilişkileri |
|
Kürt-İslam Sentezi |
Siyasal İslam ve etnik sorunlar |
|
Büyüklerimiz |
Siyasetçilerin mizahi ve eleştirel portreleri |
Uğur Mumcu, bir yazısında şöyle demişti: "Vurulduk ey halkım, unutma bizi..." Türk halkı, 33 yıldır Karlı Sokak’ı karanfillerle donatarak onu unutmadığını kanıtlıyor.


