Ankara'da yer alan Emin Antik Sanat Merkezi, 31 sanatçının eserlerinin bulunduğu "Rengin Ahengine Boyanan Düşler" adlı suluboya sergisiyle sanatseverlere kapılarını açtı. Sergide yer alan sanatçılardan Nilgün Tan ve Hatice Soysal, eserleri ile ilgili Zafer Gazetesi'ne açıklamalarda bulundu.
"Resim hayatımın her yerinde"
Aynı zamanda mimar olduğunu ve mimarlığın eserlerine yansımasından bahseden sanatçı Nilgün Tan, "Ben mimarım aslında ama çocukluğumdan beri resim yaparım. Hatta mimarlık mı resim mi diye çok ikilemde kaldım ve mimarlığı seçtim. Bana perspektifin çok iyi derler. Ben zaten teknik olarak mimarlık eğitiminde de suluboyayı, pastel boyayı hep kullanırdım. Resim okursan aç kalırsın dediler" ifadelerini kullandı.

Yaptığı çalışmalardan bahseden Tan, "30 yıldır bilfiil suluboya ağırlıklı çalışıyorum. Akrilik de yapıyorum. Lavi tarzı çalışıyorum. Benim buradaki resimlerim lavi tarzındadır. Ben İstanbul konulu çalışıyorum. İstanbul’un tarihi yerlerini; Galata Kulesi, Kuleli, Kız Kulesi, bazı iskeleler. İstanbul’u çok severim. Ankara’da oturuyorum ama İstanbul’la çok büyük bir bağım vardır. Sürekli gidip geldiğim bir yer. İstanbul’un her yerini çalışıyorum. İstanbul konulu çalıştığım için eserlerim kalıcı bir değer, bir belge oluyor. Ayrıca eserlerimi insanların duvarlarında gördüğümde mutlu oluyorum." şeklinde konuştu.
Çocukluğundan beri resimle ilgilendiğini vurgulayan Nilgün Tan, "Resmin benim için neyi ifade ettiğini söyleyebilmem o kadar zor ki, çok şeyi ifade ediyor. Ben çocukluğumda radyoda bir şeyler dinlerken elime boyalarımı alıp resim yapardım. Resim hayatımın her yerinde" dedi.




"Eserlerimle insanlarda farkındalık oluşturmaya çalışıyorum"
Suluboya sergilerinin nadiren açıldığını vurgulayan sanatçı Hatice Soysal, "Sanat hayatımın 30’uncu yılını doldurdum. Başlangıçta sulu boya çalışıyordum. Son yıllarda sulu boyanın yanına akrilik tekniğini de getirdim. Şimdi sulu boya sergisinin katılımcılarından biriyim. Sulu boya sergileri artık ender açılıyor. Bu yüzden bu serginin pek çok kişiyi bir araya getiren bir sergi olacağını umuyorum. Yılbaşı üzeri da açılmış olmasının da ayrıca önemli olduğunu düşünüyorum" dedi.

Eserlerinde hangi unsurları ele aldığını anlatan Soysal, "Ben eserlerimde genelde kar ağırlıklı çalışırım. Ülkenin ücra köşelerinde, el değmemiş güzellikleri yansıtmaya çalışırım. Tabi eserlerimin içinde mutlaka insanı da bulundururum" açıklamasında bulundu.
Ortaya çıkardığı tablolardan bahseden Hatice Sosyal, "Eserlerimle insanlarda farkındalık oluşturmaya çalışıyorum. Bu eserlerimde çok fazla belirgin olmasa da ben daha çok ağaçları işlerim. Ağaçlar doğanın sesi, yukarıya uzanan elleri. Ama bu eserlerimde daha farklı bir konuyu ele aldım. Eserlerimle insanlara doğayı korumakla ilgili farkındalık oluşturmayı amaçlıyorum" dedi.




31 sanatçının birbirinden çeşitli suluboya tablosunun yer aldığı "Rengin Ahengine Boyanan Düşler" sergisi, 29 Kasım-25 Aralık tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.






