Hayatın her aşamasında karşılaşılan zorluklar, stres faktörleri ve kişisel problemler bireyi mental ve fiziksel açıdan olumsuz etkileyebilir. Modern dünyanın getirdiği yoğun iş temposu, monoton yaşam şartları, ayrıca aile ve ilişki problemleri bu zorlukların artmasına neden olabilir. Ancak herkesin ihtiyacı ve başa çıkma mekanizması farklı olduğu için psikolojik destek almanın bir reçetesi bulunmamaktadır.
Psikolojik destek ve terapi, bireyin duygusal ve zihinsel sağlığını güçlendirmek, yaşadığı problemleri anlamak ve çözüm yolları bulmak adına önemli bir araçtır. Ancak psikolojik destek almak için mutlaka belirli koşulların sağlanması gerektiğini söylemek yanıltıcı olabilir. Her birey kendi özelinde, farklı yaşam koşullarında deneyimlediği duygusal durumlarla karşı karşıya kaldığı için ihtiyaç duyulan destek de kişiseldir.
Modern yaşamın getirdiği stres ve baskılar, bireyi çeşitli zorluklarla başa çıkmaya zorlayabilir. İş hayatındaki yoğunluk, monoton yaşam şartları, aile içi sorunlar ve kişisel problemler bireyi yıpratabilir. Gündelik yaşamdan kaynaklanan sorunlar sadece bireyin hayatını etkilemeyebilir önceden deneyimlenen bir olay sonrasında ortaya çıkan problemler ve şu anda yaşanan problemlerden doğan travmalar ya da travma sonrası ortaya çıkan belirtiler bireyin yaşamını zorlaştırabilir. Bu gibi durumlar neticesinde uyku kalitesindeki ve iştah durumundaki değişimlerin bireye yansıması hem mental hem de fiziksel açıdan hissedilebilir. Bu noktada psikolojik destek almak; bireyin duygusal dengeyi sağlamasına, problemleri ele almasına ve yaşam kalitesini arttırmasına yardımcı olabilir.
El Alem Ne Der?
Toplumumuzda genellikle ruh sağlığı alanında destek almak isteyen bireye yönelik olumsuz bakış açısı ve tutumlar eskiden olduğu gibi günümüzde de halen devam eden bir durumdur. Ruh sağlığı desteği alan bireye yönelik ön yargılı ve dışlayıcı ifadeler, örneğin “deli misin ki sen deli doktoruna gidiyorsun?” ve benzeri sözler, bireyin içinde bulunduğu süreci olumsuz etkilemektedir. Yargılayıcı tutumlar ve davranışlar, terapi süreci içerisindeki bireyin, terapistle olan ilişkisini olumsuz etkileyebilir ve devamlılığını aksatabilir. Geçmişte insanların psikoloğa gitmeye büyük önyargı ve tutumları görülmekteydi dolayısıyla psikolojik destek alma durumu yaygın değildi. Ancak, günümüzde bu görüş ve düşünceler değişmektedir ve psikoloğa gitme, terapi alma kültürü giderek yaygınlaşmaktadır.
Doğru Bilinen Yanlışlar
Toplum arasında psikolog ve psikiyatristlerin alanları ve yetkinlikleri sıkça karıştırılan bir durumdur. Psikolog kelimesinin sözlükte “ruh bilimci” olarak tanımlayabiliriz. Psikologlar beden ve zihin üzerine yoğunlaşarak araştırmalar yapan kişidir. Toplum arasında psikolog denildiğinde insanların aklına sadece terapist ya da bireyle konuşarak destek olan kişi gelse de bu durum aslında öyle değildir. Yelpazesi oldukça geniş olan ’’psikoloji bilimi’’ insanın olduğu her alandan, hayvanların psikolojisi üzerine çalışmalar yapan geniş bir alana sahiptir. Yani kısaca psikologlar, psikolojik rahatsızlıkları ve sorunları çözmek amacıyla psikolojiyle ilgili gerekli araştırma, bilgi ve kuramları uygulayan kişilerdir. Psikiyatr kelimesi “ruh hekimi” anlamına gelmekte ve tıp alanındaki uzmanlık dalını ifade etmektedir. Psikiyatrist; zihinsel, davranışsal ve duygusal yetilerde görülen bozukluklar üzerine odaklanan uzmandır ve tıp eğitimi almıştır. Mental sağlık sorunlarının teşhisi, tedavisi ve yönetimi konusunda uzmanlık sahibidir. Her iki meslek de zihinsel sağlık için çok önemlidir. Ancak bireylerin ihtiyaçlarına göre hangi uzmanın seçileceği konusunda bir bilgi birikiminin olması, etkili bir tedavi sürecine katkıda bulunabilir.