İran tarihinin en görkemli ve en tartışmalı dönemlerinden birine imza atan Pehlevi Hanedanı, tahttan indirilişlerinin üzerinden 47 yıl geçmesine rağmen, bölge jeopolitiğinde ve İran muhalefetinde bir hayalet gibi dolaşmaya devam ediyor.
Kazak bir askerden imparator çıkaran, bir devrimle Paris sokaklarına savrulan Pehlevi ailesi, bugün "Sürgündeki Veliaht" Rıza Pehlevi liderliğinde tarih sahnesinde yeni bir yer arıyor.
BİR ASKERİN İMPARATORLUK RÜYASI
Pehlevi Hanedanı, binlerce yıllık Pers geleneğinin aksine, asil bir soydan değil, askeri bir disiplinden doğdu.
- Rıza Şah Pehlevi: Hanedanın kurucusu Rıza Han, İran Kazak Tugayı'nda bir subaydı. 1921'de bir darbeyle iktidarı ele geçirdi ve 1925'te Kaçar Hanedanı'nı devirerek kendisini "Şah" ilan etti.
- Modernleşme Hamlesi: Rıza Şah, Atatürk Türkiye’sini örnek alarak Peçe yasağı, modern kıyafet zorunluluğu, demiryolları ve üniversiteler gibi radikal reformlara imza attı. Ancak II. Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'na yakın durunca İngilizler ve Sovyetler tarafından tahttan indirilip sürgüne gönderildi (1941).
BEYAZ DEVRİM
Babasının yerine geçen Muhammed Rıza Pehlevi, İran’ı Ortadoğu’nun en güçlü askeri ve ekonomik gücü haline getirmeye kararlıydı.
- Musaddık ve Petrol: 1953'te petrolü millileştirmek isteyen Başbakan Musaddık, CIA destekli bir darbeyle (Ajax Operasyonu) devrilince Şah'ın gücü mutlaklaştı.
- Beyaz Devrim: 1963'te toprak reformu ve kadın haklarını içeren "Beyaz Devrim"i başlattı. Ancak bu hamleler din adamlarını ve geleneksel kesimi öfkelendirdi.
- Şatafatın Zirvesi: 1971 yılında Pers İmparatorluğu’nun 2500. yılı için düzenlenen Persepolis kutlamaları, dünyanın en pahalı partisi olarak tarihe geçti. Halk yoksullukla boğuşurken Şah'ın bu şatafatı, 1979 İslam Devrimi'nin fitilini ateşledi.
SÜRGÜNDEKİ VELİAHT RIZA PEHLEVİ
Bugün ailenin başı olan Rıza Pehlevi (d. 1960), devrim gerçekleştiğinde henüz 17 yaşındaydı.
- Hayatı: ABD’de pilotluk eğitimi aldı ve siyaset bilimi okudu. Babasının 1980’de Kahire’de ölümünün ardından kendisini "İran Şahı" ilan etti ancak hiçbir zaman "Şah" unvanını siyasi bir baskı aracı olarak kullanmadı.
- Siyasi Vizyonu: Bugün Washington D.C. yakınlarında yaşayan Pehlevi, kendisini bir monarşi meraklısından ziyade, İran’da seküler bir demokrasi kurulması için çalışan bir "koordinatör" olarak tanımlıyor.
- Etkisi: Özellikle 2022'deki "Kadın, Yaşam, Özgürlük" protestoları sırasında yurt dışındaki İran muhalefetinin en tanınan yüzü haline geldi. Ancak hem monarşi karşıtı sol gruplar hem de mevcut rejim tarafından sertçe eleştiriliyor.
AZ BİLİNENLER
-
2500 Yıllık Parti ve Maxims: 1971’deki Persepolis kutlamaları için Paris’teki meşhur restoran Maxim's, kapılarını kapatıp tüm personelini İran çölüne taşımıştı. Menüde sadece bıldırcın yumurtası ve havyar vardı. Bu abartılı lüks, Şah'ın sonunu hazırlayan en büyük halkla ilişkiler felaketi oldu.
-
Hitler ve İsim Değişikliği: 1935 yılında ülkenin adının "Persia" yerine "İran" (Ari’lerin ülkesi) olarak değiştirilmesi önerisi, kısmen Rıza Şah'ın Nazi Almanyası ile kurduğu ideolojik yakınlığın bir sonucuydu.
- Kraliçe Süreyya’nın Dramı: Şah’ın ikinci eşi Süreyya İsfendiyari, çocuk doğuramadığı gerekçesiyle Şah tarafından büyük bir üzüntüyle boşandı. Süreyya, "Mahzun Gözlü Prenses" olarak Avrupa sosyetesinde yıllarca konuşuldu.
- Mısır’daki Son Durak: Şah devrildikten sonra hiçbir Batılı ülke (ABD dahil) onu kabul etmek istemedi. Ona kapılarını açan tek lider Mısır Devlet Başkanı Enver Sedat oldu. Şah bugün Kahire'deki El-Rifai Camii'nde gömülüdür.
GÜNÜMÜZDE AİLE
Pehlevi ailesi bugün büyük bir serveti ve trajedileri yönetiyor. Şah'ın en küçük kızı Leyla ve oğlu Ali Rıza'nın sürgündeyken intihar etmeleri, ailenin üzerindeki "mutsuzluk" gölgesini derinleştirdi.
Ancak Rıza Pehlevi, sosyal medya ve uluslararası platformlar üzerinden genç kuşak İranlılara ulaşmaya devam ediyor. Bazı İranlılar için o, "İran’ın altın çağı"nın temsilcisi; bazıları içinse geçmişin karanlık bir sayfası.
Pehlevi ailesinin hikayesi, bir ülkenin modernleşme hırsının halkın değerleriyle çarpıştığında nasıl bir yıkıma yol açabileceğinin en somut örneğidir.