1894 yılında Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde dünyaya gelen Aşık Veysel, yedi yaşında geçirdiği çiçek hastalığı sonucu gözlerini kaybetti. Ancak bu durum, onun sanat tutkusunun önüne geçemedi.

AŞIK OLMAYA GİDEN YOL

Babasının, Aşık Veysel'e oyalanması için aldığı bağlamayla önce başka ozanların türkülerini çaldı. 1930 yılında Sivas Maarif Müdürü olarak görev yapan Ahmet Kutsi Tecer ile Kutsi Bey tarafından düzenlenen bir şairler gecesinde tanıştı. Kutsi Bey tarafından verilen destek ile birçok ilde dolaştı. 

Aşık Veysel şiirlerinde, insan sevgisi, doğa, vatan ve birlik temalarını işledi. "Uzun İnce Bir Yoldayım" ve "Kara Toprak" gibi unutulmaz eserleri, onun bakış açısını ve yaşam karşısındaki bilgece duruşunu yansıttı. Veysel'in dizelerinde, yaşamın zorluklarına karşı gösterdiği sabır ve metanet, insanlara umut ve ilham kaynağı oldu.

X çöktü mü? X çöktü mü?

ÖLÜMÜ, MİRASI VE SANATÇILARA ETKİSİ

Aşık Veysel'in halk müziğine kattığı değer, yalnızca Türkiye'de değil, dünya genelinde de takdirle karşılanıyor. UNESCO'nun 2023'ü Aşık Veysel Yılı ilan etmesi, onun evrensel etkisini gösteriyor. Aşık Veysel'in eserleri farklı sanatçılar tarafından yeniden yorumlanarak nesiller boyu yaşamaya devam ediyor. 

Tarkan, Barış Manço, Gülden Karaböcek, Selda Bağcan, Haluk Levent, Belkıs Akkale ve Hümeyra gibi sanatçılar Aşık Veysel'in izinden giderek onun eserlerini yeniden seslendirdi ve onu genç nesillere aktardı. Onun sade ve etkileyici dili, insan ruhuna dokunan şiirleri, her dönemde güncelliğini koruyor. 

Aşık Veysel, 21 Mart 1973 tarihinde, doğduğu köy olan Sivrialan'da son nefesini verdi. Ancak onun dizeleri ve sazı, her zaman halkın dilinde ve gönlünde yaşamaya devam etti. Veysel'in ölümünün ardından, adına birçok etkinlik düzenlendi, eserleri kitaplaştırıldı ve halk müziği repertuarının en değerli parçaları arasında yerini aldı.

Aşık Veysel'in unutulmaz sözleriyle: "Güzelliğin on para etmez, bu bendeki aşk olmasa." Onun aşkı, sazının tınısında ve dizelerinde yaşamaya devam ediyor.

Aşık Veysel'in hayatı ve eserleri, Türk halk müziğinin vazgeçilmez bir parçası olarak sonsuza dek yaşayacaktır.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz