Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın himayesinde, Dışişleri Bakanlığı'nın ev sahipliğinde düzenlenen Antalya Diplomasi Forumu'nun (ADF2026) ilk gününde gerçekleştirilen 'Küresel Enerji Haritasının Yeniden Çizilmesi: Güvenlik ve Belirsizlik' konulu panele, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Slovenya Çevre İklim ve Enerji Bakanı Bojan Kumer, Azerbaycan Enerji Bakanı Perviz Şahbazov, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı Genel Direktörü Francesco La Camera katılım sağladı.

Panelin açılışında konuşan Bakan Bayraktar, İran ve ABD arasındaki gerilim nedeniyle yaşanan enerji krizine dair konuştu. Bayraktar, 'Bu kriz tabi ki bizi çok derinden etkiledi. Bizim enerji piyasalarımız oldukça dirençli. Türkiye dirençli çünkü bizim daha geçmiş dönemde yaşadığımız krizlerimiz var. Biz zaten etrafımızdaki belirsizliklerle yaşıyoruz. Son 6-7 yıldır iklim krizi, pandemi, tedarik zincirinde belirsizlik yaşadık. Rusya ve Ukrayna savaşı sonrasında İran, Orta Doğu bunların hepsi Türkiye'yi dirençli hale getirdi. Biz krizle başa çıkmaya alışığız' dedi.

"Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirmek bizler için önemli"

Bakan Bayraktar, 'Türkiye'deki vizyonumuz bizleri daha dirençli ve güvenli hale getirdi. Son 25 yıldır enerji piyasaları dönüşümden geçti. Kendi piyasalarımızı özel yatırım ve girişimlere açtık. Bölgesel olarak birçok iş birliği gerçekleştirdik. Çok büyük altyapılar yaptık. Mevcut sorunlarımız, uzun vadeli enerji talebimiz. Türkiye'deki enerji talebi çok hızlı artıyor. Yapay zekaya dayanan merkezler var, elektrikli araçlar gibi durumlar enerji ihtiyaçlarını artırıyor. Fosil yakıtlardan uzaklaşmayı ve elektriği kullanmayı hedef edindik. Bizler ithalat bağımlı bir ülkeyiz ve bağımlılığımızı azaltmak istiyoruz. Karbon nötr politikaya sahibiz. Enerji kaynaklarımızı çeşitlendirmek bizler için önemli. Daha fazla yenilenebilir enerji kaynaklarından faydalanmak istiyoruz. Sırtımızı da fosil yakıtlara dönmüyoruz. Bizlerin bir enerji mimarisine sahip olmamız gerekiyor. Petrol ve doğal gaz sadece Hürmüz Boğazı'ndan geçmiyor. Karbonsuz enerjiye ihtiyacımız var ama Türkiye'de her gün 40 milyon araç yollarda. Bizim onlara yakıt arzı sağlamamız lazım. Her gün 22 milyon hanede doğal gaz kullanılıyor. Somali'de birkaç gün önce deniz kazı çalışmalarına başladık. Birçok farklı uluslararası projeye yatırım yaptık' diye konuştu.

"2050 hedefimizi 2035'e çekeceğiz"

İlk veya son kez böyle bir enerji kriziyle karşılaşmadıklarını söyleyen Bayraktar, şöyle devam etti:

'Bu krizlerden derslerimizi almalı, yapmamız gerekenleri yapmalıyız. Çok güçlü bir hedefimiz var. Karbon nötr bir ekonomiye sahip olmak istiyoruz 2050'ye kadar. Ulaşım, altyapı, tarım tüm bunlarda değişim göreceğiz. Ekonomimizde anahtar kelime; yenilenebilir enerji. Kapasitelerinin artırılması, güvenliğinin sağlanması, depolanması ile yenilenebilir enerjinin kullanılması bu hedeflerin gerçekleşmesi noktasında anahtar rol olacaktır. Yakında çok büyük bir ilanımız olacak. Bu 2050 hedefimizi 2035'e çekeceğiz. Bu henüz kesinleşmedi. Ulusal enerji verimliliği programını 2040'a kadar hayata geçirmeyi planlıyorduk, onu da 2030'a çekeceğiz. Enerji verimliliğini artırmak alanında hem özel hem de kamu sektörü oyuncuları ile çalışıyoruz.'

Bu krizlerden ders alıp elden gelenleri yapmak gerektiğini ifade eden Bakan Bayraktar, 'Her bir kriz yenilenebilir enerjinin önemini öne çıkarıyor. Nükleer enerji bu dönüşümün bir parçası. Yenilenebilir enerji için kullanılacak malzemelerin üretiminden de bahsetmemiz gerekiyor. Tüm bunlar bizim bazı elementlere bağımlılığımızı gözler önüne seriyor' diye konuştu.

"Hepimizin bu krizle mücadele etmesi gerekiyor"

Azerbaycan Enerji Bakanı Perviz Şahbazov, enerji güvenliğinin en önemli konulardan biri haline geldiğini belirterek, 'Sadece bugünün önemli konusu değil. En ciddi krizlerden biriyle karşı karşıyayız şu an. Hürmüz Boğazı'na baktığımızda 12 milyon varillik petrolden bahsediyoruz. Bu şu an toplam enerji tedarikinden muaf durumda. Bunların bir bölümü Avrupa'ya aktarılıyor. Bu sevkiyat sıkıntı yaşayınca Avrupa'da jet yakıtı konusu kırılgan hale geldi. Bu global bir kriz. Hepimizin bu krizle mücadele etmesi gerekiyor. Azerbaycan bu noktada kendi arz güzergahlarını çeşitlendirdi. Biz 20 farklı ülkeye 40 milyon varil arzı gerçekleştiriyoruz. Yakın zamanda Avrupa ortaklarımıza doğal gaz da tedarik etmeye başladık. Sanki üretici ülkeler bu krizden para kazanıyor diye algı var ama borsada petrol nedeniyle düşüş yaşandığında bundan biz de etkileniyoruz. Dengeli fiyatlar hepimiz için önemli' açıklamasında bulundu.

"Slovenya biraz daha fazla ölçüde stratejik dengeye bağlı durumda"

Slovenya Çevre İklim ve Enerji Bakanı Bojan Kumer, ülkesinin Körfez ülkelerinde yaşanan çatışmalardan etkilendiğini belirterek, 'Fiyatlar hemen arttı ama miktar azaldı. Biz petrolümüzün yüzde 100'ünü ithal ediyoruz. Petrol ürünlerinin ithalatına bağımlısıyız. Slovenya'dan geçen bütün güzergahları değerlendirdik ve hesaplamalar yaptık. Her geçen gün ihtiyacımız da artıyor. Avusturya, İtalya sınırımıza kadar yaklaşıp bizden petrol ithal ediyordu. Güzergahlar bizden geçtiği için çevremizdeki ülkelere de petrol veriyorduk. Bu kriz doğru zamanda bizi bulmadı. Kış bitiminde tarım, çiftçilik başladığında oldu ve petrol ihtiyacımız daha da arttı. Hiçbir ülke bu tür enerji kriziyle tek başına başa çıkamaz. AB ülkeleri açısından birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Slovenya biraz daha fazla ölçüde stratejik dengeye bağlı durumda. Ukrayna savaşından önce Rusya'dan doğal gaz alıyorduk. Yenilenebilir enerji dünyanın geleceği. Fosil yakıt bizim sahip olduğumuz bir kaynak değil' ifadelerine yer verdi.

"Avrupa yenilenebilir enerji kaynaklarını hala küçümsüyor"

Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı Genel Direktörü Francesco La Camera, 'Bu bir enerji krizi değil. Bu enerji sisteminin fosil yakıt üzerine kurulması krizi. Bu bir fosil yakıt krizi. Bu bizi yenilenebilir enerjiye daha fazla kaydıracak. Yenilebilir enerjide 1 yılda yaptığımız kurulumla 70 yıllık nükleer enerji yatırımını geçtik. Enerji güvenliğinin fosil yakıtlar üzerinden yürütülmesi bize başarısızlık getiriyor. İspanya enerji kaynaklarının yüzde 60'ını yenilenebilir enerji kaynaklarına çevirdi. Türkiye de yenilenebilir enerjiye kaynaklarına yatırım yapıyor. Ekonominin rekabetçi olması için enerji sisteminin güçlü olması gerekiyor. Avrupa yenilenebilir enerji kaynaklarını hala küçümsüyor. Bu yüzden Avrupa kaybederken, yenilenebilir enerjiye yatırım yapan Asya ülkeleri kazanıyor. Bu üretim tesislerinin kapatılması imkansız bir şey. Doğal gaz, petrol ve nükleer enerjiyle ilgili 2050 yılına kadar yüzde 4 artış bekliyoruz tüketimde. Çok ciddi enerji ihtiyacı artışı var' şeklinde konuştu.

"Avrupa'nın daha fazla liderliğe ihtiyacı var"
"Avrupa'nın daha fazla liderliğe ihtiyacı var"
İçeriği Görüntüle

Semih ERSÖZLER - Tolga YILDIRIM/ANTALYA, (DHA)-

Kaynak: DHA