Ankara

Dünya Kadınlar Günü öncesi Ankara Barosu'ndan basın açıklaması

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında 6 Mart'ta Sıhhiye Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.

Abone Ol

AYCAN AYYILDIZ

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Ankara Adliyesi önünde bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine dikkat çekilerek etkin soruşturma yürütülmemesi ve cezasızlık politikalarının failleri cesaretlendirdiği vurgulandı. Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Sevil Ceylan Erkat tarafından okunan açıklamada, kadın haklarına yönelik geriye gidişin kabul edilmeyeceği ifade edildi. Erkat, "Bugün çiçeklerle geçirilecek bir kutlama değil; kaybettiklerimizi anma, hesabını sorma ve mücadeleyi büyütme günüdür" diyerek sözlerine başladı.

"KARANLIKTA KALAN HİÇBİR ÖLÜM KAZA, HİÇBİR CİNAYET ŞÜPHELİ DEĞİLDİR!"

Yapılan açıklamada 8 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olmadığı vurgulandı. Açıklamada, 8 Mart’ın tarihsel arka planına değinilerek 1910 yılında Kopenhag’da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda Clara Zetkin’in önerisiyle 8 Mart’ın dünya kadınlarının ortak mücadele günü olarak kabul edildiği hatırlatıldı.

Kadın işçilerin mücadelesine atıf yapılan açıklamada, “8 Mart; eşitlik, özgürlük ve adalet talebiyle yükselen kadın mücadelesinin simgesidir” ifadelerine yer verildi.

"ŞÜPHELİ KADIN ÖLÜMLERİ ÖRTBAS EDİLİYOR"

Türkiye’de kadınların yalnızca açık şiddetle değil, “şüpheli” olarak nitelendirilen ölümlerle de yaşamdan koparıldığı belirtilen açıklamada, pek çok dosyada etkin soruşturma yürütülmediğine dikkat çekildi.

Av. Sevil Ceylan Erkat'ın yaptığı açıklamada, balkondan düşme, intihar veya kaza gibi gerekçelerle kadın ölümlerinin üzerinin örtülmeye çalışıldığı ifade edilerek delillerin toplanmaması ve dosyaların hızla kapatılmasının cezasızlık kültürünü güçlendirdiği belirtildi.

“CEZASIZLIK FAİLLERİ CESARETLENDİRİYOR”

Kadın Hakları Merkezi tarafından yapılan açıklamada, etkin soruşturma yürütülmeyen her dosyanın ve verilen her takipsizlik kararının kadın cinayetlerinde cezasızlık iklimini büyüttüğü vurgulandı.

Açıklamada ise şu ifadeler kullanıldı:
“Şüpheli bırakılan her kadın ölümü, failleri cesaretlendiren birer açık kapıdır. Bizler o kapıları adaletin gücüyle kapatmaya kararlıyız”

“İSTANBUL SÖZLEŞMESİ VE 6284 TARTIŞMALARI ENDİŞE VERİCİ”

Açıklamada İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından kadın hakları konusunda yaşanan gerilemeye de dikkat çekildi. Kadınların nafaka hakkı ve 6284 sayılı Kanun’un tartışmaya açılmasının kadınların kazanılmış haklarını tehdit ettiği ifade edildi.

Ayrıca “aile hukukunda arabuluculuk” gibi önerilerin şiddet faili ile mağduru aynı masaya oturtma riski taşıdığı belirtilerek bunun yargının koruyucu rolünü zayıflatacağı kaydedildi.

6284 SAYILI KANUN NEDİR?

6284 Sayılı Kanun, Türkiye’de 2012 yılında kabul edilen bir yasal düzenlemedir ve İstanbul Sözleşmesi’ne dayalı olarak çıkarılmıştır. Bu kanun, kadına yönelik şiddet, aile içi şiddet ve şiddet mağdurlarının korunmasına yönelik hukuki düzenlemeleri içerir. 6284 sayılı Kanun, şiddet mağdurlarına yönelik koruyucu tedbirler, sığınma evleri, uzaklaştırma kararları gibi uygulamaları kapsar. İstanbul Sözleşmesi uluslararası bir anlaşma olarak devletlere kadına yönelik şiddetle mücadelede yol haritası sunarken, 6284 sayılı Kanun, Türkiye’de bu mücadeleyi yerel düzeyde düzenleyen ve uygulamaya koyan bir kanundur. 6284 sayılı Kanun, İstanbul Sözleşmesi’ne dayalı olarak oluşturulmuş ve kadına yönelik şiddetle mücadelede önemli bir yasal çerçeve sunmaktadır.

“KADINLARIN EŞİT OLDUĞU BİR TÜRKİYE İÇİN MÜCADELE SÜRECEK”

Açıklamanın sonunda kadınların can güvenliğinin sağlandığı, emeğinin sömürülmediği ve karar mekanizmalarında eşit temsil edildiği bir Türkiye hedefinin altı çizildi.

Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi, “Kadınların ‘makbul kadın’ kalıplarına zorlanmadığı bir ülke inşa edilene kadar mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” mesajını verdi.

Açıklama, “Yaşasın feminist mücadelemiz! Yaşasın kadın dayanışması!” sloganlarıyla sona erdi.