Tam 105 yıl önce bugün, yeni doğan iki rejimin, emperyalizme karşı kader birliği yaptığı tarihi bir imza atıldı. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) hükümeti ile Sovyet Rusya (SSCB henüz kurulma aşamasındaydı) arasında imzalanan Moskova Antlaşması (Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması), Milli Mücadele’nin diplomatik tarihindeki en büyük zaferlerinden biri olarak kayıtlara geçti.

NEDEN ANKARA VE MOSKOVA?

1921 yılının başında hem Ankara hem de Moskova uluslararası arenada yalnızdı. Bu "mecburi dostluğu" doğuran ana nedenler şunlardı:

  • Ortak Düşman: Her iki taraf da Batılı emperyalist güçlerle (İtilaf Devletleri) savaşıyordu. Ankara Anadolu’yu kurtarmaya çalışırken, Bolşevikler de Beyaz Ordu ve yabancı müdahalecilere karşı devrimi korumaya çalışıyordu.
  • Askeri Başarılar: Birinci İnönü Zaferi, TBMM’nin sadece bir "isyan hareketi" değil, düzenli ve başarılı bir orduya sahip olduğunu Moskova’ya kanıtladı.
  • Güney Kafkasya Meselesi: Gümrü Antlaşması ile Ermeni meselesinin çözülmesi, iki taraf arasındaki sınır pürüzlerini büyük ölçüde gidermişti.

KREMLİN'DE ATILAN İMZA

Antlaşma, Moskova'da son derece stratejik bir dönemde imzalandı. TBMM heyeti haftalarca süren zorlu pazarlıkların ardından masadan büyük bir zaferle kalktı.

Moskova Antlaşması 1

İmzalayan İsimler:

Londra’nın Mavisi: Chelsea FC
Londra’nın Mavisi: Chelsea FC
İçeriği Görüntüle
  • TBMM Adına: Yusuf Kemal Bey (Tengirşenk - İktisat Vekili), Dr. Rıza Nur Bey (Maarif Vekili) ve Ali Fuat Paşa (Cebesoy - Moskova Büyükelçisi).
  • Sovyet Rusya Adına: Georgi Çiçerin (Dışişleri Komiseri) ve Celalettin Korkmazov.

MADDELER VE SONUÇLAR

Moskova Antlaşması, basit bir saldırmazlık paktı değil, bir "tanıma" belgesiydi:

  1. Karşılıklı Tanıma: SSCB, TBMM’yi ve Misak-ı Milli’yi resmen tanıyan ilk büyük Avrupa devleti oldu. Maddede yer alan "Birinin tanımadığı antlaşmayı diğeri de tanımayacaktır" hükmüyle, Sovyetler Sevr Antlaşması’nı geçersiz saydığını ilan etti.
  2. Kapitülasyonlar: Sovyet Rusya, Osmanlı döneminden kalan kapitülasyonların geçersizliğini ve kaldırıldığını kabul eden ilk devlet oldu.
  3. Batum Meselesi: Antlaşmanın en tartışmalı noktasıdır. Batum, Gürcistan’a (dolayısıyla Sovyet nüfuzuna) bırakıldı. Bu, Misak-ı Milli’den verilen ilk taviz olarak tarihe geçti.
  4. Boğazlar: Boğazların statüsünün Karadeniz’e kıyısı olan devletlerce belirlenmesi kararlaştırıldı.

KURTULUŞ SAVAŞI'NA ETKİSİ

Moskova Antlaşması, Ankara hükümeti için sadece kağıt üzerinde bir başarı değildi, savaşın seyrini değiştiren lojistik desteğin kapısını açtı:

  • Askeri Destek: Antlaşma sonrası Sovyetler Birliği’nden büyük miktarda silah, cephane ve mühimmat akışı başladı. Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz’da kullanılan silahların önemli bir kısmı bu hat üzerinden geldi.
  • Altın Yardımı: Kurtuluş Savaşı'nın finansmanında kritik rol oynayan yaklaşık 10 milyon altın ruble tutarındaki mali yardımın önü açıldı.
  • Doğu Sınırı Güvencesi: Doğu sınırı (Batum hariç) bugünkü halini büyük ölçüde aldı ve buradaki birlikler Batı Cephesi’ne kaydırıldı.

AZ BİLİNENLER

  • Zamanlama Manidar: Moskova Antlaşması, Londra Konferansı'nın hemen ardından ve Türk ordusunun Yunanlılara karşı kazandığı İnönü zaferlerinin gölgesinde imzalanmıştır. Bu, Batılı devletlere karşı "Alternatifim var" mesajıydı.
  • Çar ve Padişahın Sonu: Antlaşmanın girişinde, her iki tarafın da eski rejimlerin (Çarlık ve Osmanlı) imzaladığı tüm antlaşmaları geçersiz saydığı vurgulanmıştır. İki yeni rejim, geçmişlerini beraber gömmüştür.
  • Batum Karşılığı Yardımlar: Tarihçiler arasında Batum’un bırakılmasının, Sovyetler'den gelecek askeri ve mali yardımların bir "ön şartı" olup olmadığı hala tartışılan bir konudur.
  • 16 Mart’ın Diğer Yüzü: Antlaşmanın imzalandığı 16 Mart tarihi, aynı zamanda İstanbul’un İtilaf Devletleri tarafından resmen işgal edilmesinin (1920) birinci yıl dönümüdür. Ankara bu tarihle dünyaya "İstanbul işgal edilse de Anadolu hürdür" mesajı vermiştir.

Moskova Antlaşması, Lozan’a giden yoldaki en önemli köşe taşıdır. Bir büyük gücün Ankara’yı muhatap alması, İngiltere ve Fransa’nın Anadolu üzerindeki hesaplarını bozmuştur. "Doğu’dan gelen destek", Milli Mücadele’nin sadece bir vatan savunması değil, mazlum milletlerin emperyalizme karşı ilk organize başarısı olduğunu tescillemiştir.

Muhabir: Barış Berkant Oğuz