Sektörel temaslar kapsamında Konya’ya giden Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, “Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik” başlıklı sunumunda kurumun yapısı ve faaliyetleri hakkında öğrencileri bilgilendirdi.
Basın İlan Kurumu’nun 2025 yılı itibarıyla 2 bin 173 süreli yayına toplam 6 milyar Türk lirası resmi ilan ve reklam desteği sağladığını belirten Çay, ayrıca basın çalışanlarına yönelik borç para yardımları, ölüm ve muhtaçlık destekleri ile gazetelere verilen kredilerin önemine değindi. Basın dernekleri ve azınlık gazetelerine yapılan katkılarla birlikte toplam destek miktarının geçtiğimiz yıl 60 milyon liraya ulaştığını söyledi.
“Yazılı basının yanında olmaya devam ediyoruz”
Kurumun 65 yıllık geçmişi boyunca Türk basınının yanında yer aldığını ifade eden Genel Müdür Çay, dijital dönüşüm sürecinde yazılı medyanın desteklenmesine büyük önem verdiklerini belirtti.
Teknolojik gelişmelerin habercilik anlayışını değiştirdiğini kaydeden Çay, yeni medya düzenine uyum sağlamak amacıyla kurumun teknik altyapısının güçlendirildiğini ve dijital haberciliğe yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Dezenformasyon uyarısı: Doğrulama mekanizmaları şart
Konuşmasında yapay zekâ teknolojilerinin habercilik üzerindeki etkilerine de değinen Abdulkadir Çay, özellikle dezenformasyon ve malenformasyon içeriklerine karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Hız ve tıklanma kaygısıyla doğrulama süreçlerinin zaman zaman ihmal edildiğini belirten Çay, yanlış ve eksik bilgilerin bu nedenle hızla yayıldığını kaydetti. Dezenformatif içeriklerin gerçek haberlerden daha hızlı dolaşıma girdiğine dikkat çeken Genel Müdür Çay, İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi ile Anadolu Ajansı bünyesindeki Teyit Hattı gibi kuruluşların önemli bir görev üstlendiğini ifade etti.
Pandemi ve Gazze örnekleriyle dikkat çekti
Covid-19 döneminde sosyal medyada yayılan yanlış tedavi önerilerinin insan sağlığını ciddi biçimde tehdit ettiğini hatırlatan Abdulkadir Çay, çamaşır suyu ve benzeri kimyasalların tüketilmesine yönelik yanlış yönlendirmelerin toplum açısından büyük risk oluşturduğunu söyledi. Pandemi sürecinde hem Sağlık Bakanlığı hem de Dünya Sağlık Örgütü tarafından art arda uyarılar yapıldığını belirten Çay, bir araştırmada Amerikalıların yüzde 4’ünün virüsten korunmak amacıyla çamaşır suyu içtiğinin ortaya çıktığını ifade etti.
7 Ekim sonrası Gazze merkezli gelişmelerde de yapay zeka destekli yanlış içeriklerin yoğun şekilde dolaşıma sokulduğunu belirten Çay, buna rağmen insanların doğru ile yanlışı ayırt edebildiğini söyledi. Anadolu insanının başta Gazze halkı olmak üzere mazlumların yanında yer aldığını dile getiren Çay, tüm manipülasyonlara rağmen vicdanın galip geldiğini kaydetti.
Program sonunda öğrencilerin sorularını yanıtlayan Abdulkadir Çay, Basın İlan Kurumu’nun iletişim fakültesi öğrencilerine yönelik başlattığı staj programına yoğun ilgi gösterilmesinden memnuniyet duyduklarını ifade etti.